Yasakçı mı ihraç ettik?
- GİRİŞ28.04.2010 07:43
- GÜNCELLEME28.04.2010 07:43
Almanya’da Aşağı Saksonya Eyaletinde Sosyal İşler, Kadın, Aile ve Sağlık Bakanlığı görevine getirilen Türk asıllı Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Aygül Özkan’ın okullardan haç gibi dinî sembollerin kaldırılması gerektiğini söylemesi, Alman siyasetinde depreme sebep oldu.
“Çiçeği burnunda” CDU’lu bakan Focus dergisine verdiği röportajda şöyle demiş: “Hıristiyan sembolleri devlet okullarına ait değil. Okullar tarafsız yerler olmalı. Sınıflarda başörtüsü de kullanılmamalı.” (Radikal, 27 Nisan 2010)
Bu söz Türkiye’de söylenmiş olsa—ki yıllardan beri zaten söyleniyor—’normal’ karşılayanlar olur, ama hür ve demokrat bir Avrupa ülkesinde söylenince haklı olarak kıyamet kopuyor. Başbakan Angela Merkel dahil Hıristiyan Demokrat siyasiler bu söze tepki gösterirken Özkan’ın azlini isteyenler de çıkmış.
Bu tartışma bir iki noktadan Türkiye’yi de ilgilendiriyor. Birincisi, bakan olması Türkiye’de de ‘manşet’lerle karşılanan Aygül Özkan, 1960’larda Almanya’ya giden gurbetçi bir ailenin kızı. İkinci olarak da Alman okullarında yasaklanması istenenler listesinde ‘başörtüsü’nün de olması.
Tabiî ki Türkiye’de yasak olan başörtüsünün Almanya’da serbest olması çelişkidir, ama bu çelişkinin çözümü başörtüsünü Almanya’da da yasaklamak değildir! Aksine çözüm, Türkiye’deki kanunsuz yasağa son vermek ve başörtülülerin de başörtüleriyle istedikleri kademedeki okullarda okumalarıdır. Sular tersine akamayacağına göre İnşaallah önümüzdeki yıllarda bu olacak. Dolayısı ile “Kemalist anlayış”la Alman okullarında başörtüsüne yasak getirmek isteyen yeni bakan baltayı taşa değil, aynı zamanda ayağına da vurmuş oldu.
Yazının devamına bu linkten ulaşabilirsiniz
Faruk ÇAKIR / Yeni Asya
Yorumlar3