AB’nin taşı toprağı fon

  • GİRİŞ28.03.2010 08:38
  • GÜNCELLEME28.03.2010 08:38

AB Konseyi’nden aksi yönde bir direktif gelmedikçe AB Komisyonu, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini idame ettirmekle yükümlü.
Çünkü Komisyon, Türkiye’yle ilgili bir hükümetten ötekine değişebilen ulusal tercihlerin, ülke büyüklükleri oranında yansıdığı bir “politika borsası” değil.
Merkel ve Sarkozy geçici... Yeter ki AB’yi bize, bizi AB’ye bağlayan vizyonlar biz menzile varana kadar baki kalsın...
“Genişleme”, AB’yi bize bağlayan vizyondur. Bizi de AB’ye öncelikle “demokratikleşme, modernleşme ve gelişme” vizyonumuz bağlıyor.
AB, 12 ülkeyi kapsayan büyük bir genişlemenin ardından şimdi derinleşmeye öncelik verirken, genişlemenin sürdürülmesini asla ihmal etmiyor. Biliyor ki kıtanın refah ve istikrarı, AB’nin genişlemesine bağlıdır.
Bir süredir genişleme vizyonundaki en büyük, ama en karmaşık ve en zor hedef Türkiye.
Genişleme, müzakere ile oluyor, müzakereler de dinamizmle yürüyor. Dinamizmi muhafaza etmenin vazgeçilmezi ise kamuoyu desteğini canlı tutmak...
Şimdi bu kadar uzun bir girişe neden ihtiyaç duyduğumu merak ediyorsunuzdur.
Merakınızı gidereyim...

Yazının devamına bu linten ulaşabilirsiniz

Kadri GÜRSEL / Milliyet

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat