Oligarşinin 1 Mayıs'ı kutlu olsun

  • GİRİŞ29.04.2014 09:25
  • GÜNCELLEME29.04.2014 09:25

Bir ülke düşünün, en büyük holdinglerin patronları tarihsel sol ve cumhuriyetçi gazeteyi finanse etmek için vakıf kurmuş ve kesenin ağzını açmışlar.
Bir ülke düşünün, oligarşinin işadamları derneği solcular tarafından çok seviliyor ve hükümeti eleştirmeleri "sol" mücadeleye  katkı olarak değerlendiriliyor.
Bir ülke düşünün, oligarşinin işadamları derneği 21'inci yüzyılda her seçimde sosyal demokrat partiye oy verilmesi için çalışmış.
Bir ülke düşünün, oligarşi  paralel devletle birlikte kurduğu Made in USA kumpaslarda en büyük desteği sosyal demokratlardan alıyor.
Bir ülke düşünün, oligarşi ülkeye kimi zaman Dünya Bankası'ndan USA patentli solcu lider, kimi zaman da yine USA patentli ananasçı  lider empoze ediyor.
Bir ülke düşünün, sosyal demokrat partiye liderlik de, ülkenin en büyük kentinin sosyal demokrat belediye başkan adayı olmak da oligarşinin icazetine ve desteğine bağlı.
Bir ülke düşünün, oligarşinin bir fabrikasında sosyal demokrat sendika tarihte bir kez grev yapmışsa onu da patron namına stokları eritmek için yapmış (bakınız  Aziz Nesin'in 'Büyük Grev' kitabı).
Bir ülke düşünün, oligarşi 'katil oligarşi' diyerek ortalığı yakıp yıkanları otellerde ağırlıyor, onlara yemek kumanyaları dağıtıyor.
Bir ülke düşünün, oligarşi 'katil oligarşi' diyenlerin gazetelerini yayımlıyor, liderlerini televizyonlarda parlatıyor.
Bir ülke düşünün, oligarşi, 'katil oligarşi' diyen eylemcilerin rahat etmesi için mağazalarını gece gündüz açık tutup, internet olanaklarını onların hizmetine sunuyor.
Bir ülke düşünün, 'katil oligarşi' diyenlerin lider kadrosu 'hain tuzaklarda, kan uykularda' katlediliyor ama geride kalanların çoğu  hem onları hem de öz sloganını unutup oligarşiye sığınabiliyor.
Bir ülke düşünün, faili meçhuller milyonların yüreğini kanatırken 'Cumartesi Anneleri' Taksim'de 20-30 kişiyle yalnız bırakılıyor ama barış süreci başlayınca oligarşi destekli solcu çocuklar binlerle gelip Taksim'i yakıp yıkıyor.
Bir ülke düşünün, oligarşinin kutuplara kadar gidip doğadaki ayıları katletmekle övünen lideri  Taksim meydanında  başında 'ben de çapulcuyum' diyerek çevreci edasıyla poz veriyor.
Bir ülke düşünün, oligarşinin  'cici'  solcuları  ABD'li neo-conlarla ve  Netanyahu ırkçılarıyla aynı dilden konuşup kendi hükümetini mücahitlere yardım suçlamasıyla "emperyalizm"e şikayet ediyor.
Bir ülke düşünün, her askeri darbeden önce bazen ajitasyonla, bazen provokasyonla askere 'gel, gel' diyerek davetiye çıkaranlar kendini oligarşi medyasında demokrat olarak satabiliyor.
Bir ülke düşünün, hayatta tek bir gün bile çalışmamış '50 yıl öncesinin' öğrenci liderleri çalışanların  temsilcisi olarak oligarşi medyasında boy gösterebiliyor.
Bir ülke düşünün, üniversiteli solcu gençler küçük burjuva ana babalarıyla aynı çizgide olmaktan onur duymaktalar ve bu davranışları oligarşi tarafından çok zekice ve çok orijinal bulunmakta.
Bir ülke düşünün, solcular hem  paralı eğitimden yakınırlar ve hem de 'eğitimli insanlar sola, eğitimsizler gericilere oy verir' diyerek paralı insanların ağzıyla kendi halkına hakaret ederler, solculuk ezilenlerden değil egemenlerden yana olmak anlamına gelir.
Bir ülke düşünün, işçi sınıfı ve emekçilerin oturduğu bölgelerde sosyal demokrat parti baraj altında sürünmekte, solcu fraksiyonlar sıfır çekmekte ve gelir düzeyinin milyonları bulduğu yerde solun oyları tavan yapmakta.

Yazının tamamı için tıklayınız

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat