Hürriyet gazetesinde 'Polis müdahalesi'

  • GİRİŞ03.06.2014 09:25
  • GÜNCELLEME03.06.2014 10:05

‘Eski güzel günlerinde’ manşetleriyle hükümet kurup, düşüren oligarşinin amiral gemisi son bir yıldır yeni bir saptırıcı başlık buldu: ‘Polis müdahalesi’. 

Nerede birileri sokak eylemi yapsa,  polise molotof atsa, esnafın ekmek teknesi zarar görse, nerede belediye otobüsleri  bazen içinde yolcularıyla yakılsa ‘Hürriyet’ gazetesi haberi hemen şu başlıkla veriyor: ‘Polis müdahalesi’. ‘Okmeydanı’nda polis müdahalesi’...’Taksim’de polis müdahalesi’...’Kızılay’da polis müdahalesi’... 

Hürriyet gazetesi sanki halkın terörize edilmesi, kamu görevlileri ve malının zarar görmesi haber değilmiş de, ‘normal’ olaylarmış da, polis müdahalesi ‘anormal’miş gibi başlıklar atıyor. Gazetecilikte bir kural vardır: ‘köpeğin insanı ısırması haber değildir, insanın köpeği ısırması haberdir’ şeklinde. Çünkü birinci durum olağan, ikinci durum olağanüstü sayılır ki, bu da mantıklıdır. Hürriyet için haber değeri taşıyan olay polisin müdahalesi olmalı ki başlıkları bu şekilde atıyor. Sanki eylemin kendisinin haber değeri yokmuş gibi. 

Dünyanın her yerinde, asgari bir medya ahlakı olan her yayın kurumu bu tür olayları en fazlasından ‘filanca yerde falanca eylem’ şeklinde verir. ‘Polis müdahalesi’ ifadesi ancak  terör örgütlerinin ve eylemleri destekleyen tertipçilerin kullanabileceği bir ifadedir. 
Türkiye’de 50 bin kişinin öldüğü, faili meçhul cinayetlerin zirve yaptığı yıllarda aynı Hürriyet gazetesi polisi, askeri göklere çıkarır ve gösteri yapan eylemcilere yönelik ‘kansızlar’, ‘hainler’, ‘falanca dölleri’ gibi utanç verici başlıklar atardı. Ne zaman ki oligarşi hükümetle takışmaya başladı, Hürriyet için asker-polis tu kaka oldu, eylemciler ise cici çocuklar.  

Şimdi Hürriyet, ‘polis müdahalesi’ şeklinde başlıklar atıyor ki, ‘polis devleti’ imajı verilsin, Türkiye Batı’ya kötü gösterilsin. En önemlisi de, eylem yapmak isteyenlere destek anlamında ‘gaz verilsin’, ‘medya arkanızda, imajınız ekranlarda’ denilsin. Biber gazına karşı ‘Hürriyet gazı’ bu. Hürriyet’in psikolojik savaş uzmanları bu  buluşlarını o kadar ustaca medyada yaydılar ki, bugün bu ifadeyi maalesef  her görüşten gazete ve TV kanalları kullanıyor. Hatta dünya medyasından bile Türkiye’deki olayları verirken bu icattan  etkilenenler oldu. Bunun nedeni gazetecilerin psikolojik savaş yöntemleri hakkında bilgili olmamasıdır. 

Yine de, Türkiye halkı uzun yılların birikimi sonucu  oluşan tecrübesiyle bu saçmalıktan etkilenmiyor. ‘Hürriyet’ zaten kötü niyetli olan küresel finans medyasına malzeme taşırken  aklı beş karış havada birkaç zengin çocuğunu da hayal dünyasında yaşatır ama Türkiye halkı da kimin, nerede ne yaptığını iyi bilir.  

Bu nedenle Hürriyet, son on iki yılda defalarca yaptığı gibi yine kaldırdığı taşı ayağına düşürüyor. Hükümete karşı yaptığı sokak terörü kışkırtması aslında seçmenleri hükümet etrafında kilitliyor. Dahası, Hürriyet ‘Pandora’nın kutusu’nu açarak  aslında kendi kuyusunu kazıyor. Gezi olayında, ilk iki günde küresel sermaye merkezlerine sanki Eurovision’a katılırmış gibi gururla gösterebilecekleri mini etekli kızlar ve at kuyruklu gitar çalan  oğlanlardan iyi bir ekip oluşturmuşlardı. Ama gaz fazla kaçınca varoşlardan başkaları da geldi ve işin rengi değişti. 

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat