Gezi’de şahin Ferguson’da güvercin
- GİRİŞ29.11.2014 11:36
- GÜNCELLEME30.11.2014 07:32
ABD‘de polis memurları son yıllarda güvenlik gerekçesiyle defalarca yoksul ve siyah insanlara ateş edip ölümlere neden olmuşlardı. Ancak kamuoyunu bilgilendirme görevi bulunan medya organları bu gelişmelere kayıtsız kalmışlardı. Ülkeyi sarsan son gösteriler ırkçılık konusunu yeniden gündeme getirmiş oldu.
Medyanın sözüm ona özgür olduğu 400 milyon nüfuslu ABD’de, sektöre 5-6 büyük sermaye grubunun hâkim olduğu bilinen bir gerçektir. İfade özgürlüğü ayarı veren bu ülkede medya, asla çok sesli olmayıp, liberalizmin ‘tekçi düşüncesi’ni topluma empoze etmeye çalışır. Ferguson’da 18 yaşındaki bir siyahi çocuğu 12 kurşunla öldüren beyaz polis memuru, rejimin mahkemesi tarafından ‘takipsizlik’ kararıyla aklanınca, bu ırkçı kararın milyonlar tarafından protesto edileceğini iyi bilen bazı TV kanalları hemen bazı sanatçıları, sporcuları, yine kendilerinin parlattığı bazı ünlüleri stüdyolarına çağırmışlardır. Bu kişilere TV kanallarından anonslarla ‘şiddete başvurulmaması’ şeklinde çağrılar yaptırılmıştır. Aynı minvalde röportajlar, açık oturum ve analizler birbirini izlemiştir. Medyanın ön plana çıkardığı aydınlar imzalar toplamış, Afrika kökenli Amerikalıları ılımlı olmaya, direnmemeye davet etmişlerdir.
ABD medyasının Türkiye’deki aynı adlı uzantıları da doğal olarak aynı yayın çizgisini izlemişlerdir. ABD’de insanların renklerine göre ayrımcılığa tabi tutulduğu gerçeği Türkiye kamuoyundan gizlenmek istenmiştir. Rejimin ırk esasına göre istatistik düzenlemeye bile izin verdiği ABD’de Ferguson'da trafik kontrolleriyle ilgili resmi bir rapor yayımlanmıştır. Burada sürücüler beyaz, siyah, İspanyol asıllı, Asyalı, Kızılderili olarak beş ayrı gruba ayrılmaktadır. 2013 rakamlarına göre siyahlar nüfusa oranlarının 8 misli fazla olarak kontrol ediliyorlar. Siyahi bir gencin başlıklı siyah bir eşofman giymesinin yeterli bir kuşku sebebi olduğu mahkeme kararlarına yansımış ve içtihat haline gelmiştir.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol