Geziciler Mısır’daki idamlara sevinmesin

  • GİRİŞ10.03.2015 10:26
  • GÜNCELLEME10.03.2015 10:26

Türkiye’deki en sıradan hakaret davaları için demokrasi feryatları atan AB ve ABD’nin sahte demokratları sus pus. Onların Türkiye’deki sözcüleri ise Mısır’ı eleştirmek ne kelime, bu idamları destekliyor, sevinçlerini gizlemeye gerek bile duymuyorlar. Aralarından bazıları asla seçim kazanamayacaklarını bilerek siyasal rakiplerini idamla tehdit ediyorlar. TV kanallarında parmak sallayıp ‘yargılanacaksınız’ diyorlar.  Neye güvendikleri belli, bunu bazen ima da ediyorlar, tek ümitleri ABD ve AB’nin silahı, parası, baskısı. 

Son dönemde, 3 bin kilometrelik bir kuzey-güney hattı içinde üç önemli ülkede ‘Turuncu devrimler’ yapıldı. Bunlardan ikisi başarılı, biri başarısız oldu. Ukrayna Turuncu Devrimi Kiev’deki Maydan’da başladı ve bugün binlerce ölüyle, bölünmüş, yanmış, yıkılmış bir ülke manzarasıyla devam ediyor. Mısır Turuncu Devrimi Kahire’de Tahrir Meydanı’nda başladı, Sisi’yi başa getirdi, görülmemiş faşist uygulamalar, terör ve vahşet devam ediyor. İstanbul’da Taksim Meydanı’nda başlayan Gezi Turuncu Devrimi ise Türkiye halkının eşsiz sağduyusu sonucu başarısızlıkla sonuçlandı. ABD ve AB’deki belli çevreler ve medyanın hevesi kursağında kaldı. 

Gezi başarılı olsaydı Mısır’daki idamlar bugün Türkiye’de yaşanıyor olacaktı. Bu niyetlerini fütursuzca ve hayasızca ortaya koymaktaydılar. Bugün de ülkemizdeki ifade özgürlüğünden yararlanarak rahatça konuşuyor, hakaret ediyor, iftira atıyor, bazen de zorda kalınca aşağıdan alıyor ‘bizi anlayın’ diyorlar.  Birazcık aklı olan ve Ukrayna ile Mısır’da olup biteni takip eden iyi niyetli herkesin Gezi’den anladığı tek şey ülkemizin ve demokrasimizin ölümcül bir tehlikeyi atlatmış olduğudur. 

Gezicilerin bozuk morali son günlerde yeniden yükselme evresinde. Batı’nın desteğiyle iktidara getirilen Sisi’nin barbarlığı ve zulmü onların iştahını kabartıyor. ABD’nin yanına İran’ı da alarak Esat’ın yardımına koşması, Suriye’de sivil halkın başına yağan bombalar bu geçici mutluluğun sebeplerinden biri. Zaten çok sayıda gezici sol militan şu günlerde ‘İskenderun’u Türkiye’den Kurtarma Halk Cephesi’ saflarında Suriye’de Türkmen katliamına katılmaktalar. 

Sisi ve Esad destekçilerine bugünkü sevinçlerinde fazla aceleci olmamalarını önermeliyiz. Hayır, bu zulmün bir rövanşı olacağından değil. Şu sebeple ki, ABD senaryolarının bugünkü gidişine sevinenler filmin tamamını henüz bilmiyorlar. Arkada başka planlar mevcut bulunduğunun farkına varabilmek, Ortadoğu’yu anlamanın da anahtarıdır. 

Türkiye’de birçok analizci ve yorumcu, Ortadoğu’daki ve İslam dünyasındaki durumu değerlendirirken Batı’nın şu veya bu güce, şu veya bu amaçla destek verdiğini sanıyor. Küresel güçlerin egemenliklerini garantiye almak için şu veya bu tür iktidarı tercih ettiğini düşünüyor. Hepsi yanlıştır. Batı,  İslam dünyasının tüm unsurlarına karşı düşmanca bir politika izliyor ve ülkeleri tek tek tahrip ediyor. ABD, bugün Sünnilere düşmanlık güder, yarın sıra Şiilere gelir. Bugün sivil yönetim ister, yarın askerleri sivillere karşı kışkırtır. Bugün Müslümanları öldürtür, yarın Batı ideolojilerinin hayranı gençleri astırır. 

Daha dün tüm bölge ülkelerine İran’la hiçbir ilişki kurmamaları yönünde yoğun bir baskı uygulayan ABD’nin bugün mollalarla nasıl can ciğer kuzu sarması olduğunu görmek bazıları için şaşırtıcı olabilir. Ama Batı’nın 70 yıldır bölgede izlediği ve gittikçe hızlanan böl-parçala-tahrip et-yok et politikasını kavrayanlar için bu kolaylıkla anlaşılır bir durumdur. 

yazının devamı için tıklayınız

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat