ABD’den para alan ‘bağımsız’ gazeteciler

  • GİRİŞ17.03.2015 11:29
  • GÜNCELLEME17.03.2015 11:29

Kuzey Kore’den para alarak o ülkedeki komünist rejim eleştirilebilir mi? İsrail’den para alarak Filistin halkının meşru hakları savunulabilir mi? Amerika’dan para alarak bu süper gücün politikalarına, örneğin Türkiye’yi savaşa sürükleme çabalarına karşı durulabilir mi? 

Türkiye’de kendilerine bağımsız gazeteci diyen bazı insanlar yarı resmi bir Amerikan kuruluşu olan NED’den (National Endowment for Democracy-Demokrasi için Ulusal Vakıf) para alıyorlar. Bu ilişki gerek NED’in interet sitesinde gerekse bu Türkiyeli gazetecilerin yayınlarında açıkça belirtiliyor. 

1983 yılında kurulmuş olan NED’in bütçesinin büyük bölümünü ABD Dışişleri Bakanlığı karşılamaktadır ve bunu Kongre’nin oyuyla yapmaktadır. Bu örgütü Cumhuriyetçiler ve Demokratlar birlikte kurmuşlardır ve yönetim kurulu üyeliklerini paylaşmaktadırlar. NED’in kuruluş projesinin yapıldığı 1982 yılında,   CIA eski Başkanı William Colby Washington Post’a yazdığı bir makalede örgütü şöyle tanımlamıştır: ‘Artık gizli yöntemlere ihtiyacımız kalmadı… Daha önce el altından yürüttüğümüz çok sayıda operasyon artık günışığında yapılacak ve bu şekilde operasyonlarımız tartışmalı olmaktan çıkacak.’ 
1991 yılında ise NED’in kurucularından Allen Weinstein yine Washington Post’ta şöyle diyordu: ‘CIA’in 25 yıl önce gizli olarak yaptığı birçok şeyi bugün NED yapıyor.’ 
Ralph Morris Goldman ve William Blum gibi araştırmacılar daha da açık konuşarak NED’in CIA’in yan kuruluşu olduğunu söylemişlerdir. Örgütün 2000’li yıllardaki faaliyet raporlarının ABD’nin desteklediği ‘Turuncu devrim’ler süreciyle gösterdiği paralellik oldukça ilginçtir.  

Kendilerine bağımsız gazeteciler platformu (P24) adı verenlerin gerçekte nereden beslendikleri açıktır. 60’lı yıllarda 9 Martçı sol darbeci, 70’li yıllarda sol militan, 80’li yıllarda Özalcı, 1990’larda 28 Şubatçı, 2000’lerin başında AK Parti çevresinde dolaşan ve daha sonra paralel yapıyla birlikte hareket edenler işte sonunda deşifre olmuşlardır.60’lı yıllarda gençlerin eline bomba veren ve ölüme yollayan darbeci örgütlerde bulunmuş olanlar günümüzde de yine Türkiye’nin istikrarını bozmak amacıyla düzenlenen sokak hareketlerini teşvik ederlerse niyetleri elbette sorgulanacaktır. 

Aralarında geçen yazımızda ABD kontrgerillası eşinden söz ettiğimiz ‘Taraf’ kurucusunun da bulunduğu bu bağımlı gazeteciler Türkiye hükümetini ‘emperyalist politikalar’  izlemekle suçlarken ABD’nin süper hegemonyacılığından habersiz olabilirler mi? Öte yandan, NED’in  para verdiği gazetecilerin Türkiye’de hükümete  en ağır suçlamaları serbestçe yapabilmeleri, ABD iddialarının aksine Türkiye’de medya özgürlüğünün var olduğunun en açık kanıtıdır. Sonuçta ABD hükümeti kaldırdığı taşı kendi ayağına düşürmüştür. 

Yazının tamamı için tıklayın...

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat