Ekonomide sıkıntılı dönem geride mi kalıyor?

Kanal7 Ankara Temsilcisi ve Haber7 Yazarı Mehmet Acet, bugünkü köşesinde dünya ekonomilerinin içinden geçtiği zorlu ve karmaşık döneme işaret ederek; Türkiye'nin uygulamaya koyduğu yeni ekonomik modelin dış sarsıntılara karşı ektili bir performans gösterdiğine dikkat çekti.

  • GİRİŞ03.10.2022 09:31
  • GÜNCELLEME03.10.2022 10:10

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Cuma günü İstanbul Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde düzenlenen ve katılımcılarının önemli bölümü yabancı ekonomistlerden oluşan Ekonomik Dönüşüm ve Yeni Paradigmalar Zirvesinde önemli bir konuşma yaptı.

Bu konuşmanın önemi şuradan kaynaklanıyor:

Erdoğan, yaklaşık bir yıl önce kendi ağzından duyurduğu Türkiye Ekonomi Modeli’nin hedefleri, arka planı ve bir yılın sonunda ürettiği pozitif sonuçlarına dair anlaşılır ve açıklayıcı bir dille izahatlar getirdi.

İlk açıklandığında “Nasıl olur, böyle şey mi olur” diye tepki gösterenlere mesajlar da vardı bu konuşmada.

Erdoğan’ın yaptığı bu konuşmadan şöyle bir alıntı yapayım: 

“Açıkça itiraf etmek isterim ki ülkemize karşı haksız, hukuksuz, adaletsiz bir şekilde uygulanan siyasi ve ekonomik yaptırımlar bizi bu yolu aramaya mecbur bırakmıştır. Uzunca bir süre küresel ekonomik sistemin kuralları çerçevesinde yürüttüğümüz ekonomi politikamızı bu tuzaklardan kendimizi kurtarabilmek için ayrıştırdık. Bunu yaparken de asla küresel ve mahalli gerçeklerden, iktisat teorilerinin önümüze serdiği muhteşem birikimden, asırlık zengin tecrübelerden kopmadık. Tam tersine hepsinden de en üst düzeyde istifade ederek kendi özgün ekonomi modelimizi oluşturduk."

Biraz uzun bir alıntı oldu ancak, Türkiye’nin uygulamakta olduğu ekonomi modelinin gerekçelerini çok iyi bir dille izah ettiği için bu sözler gerçekten önem taşıyor.

Benim bu sözlerden yaptığım çıkarım şu şekilde:

Erdoğan özetle diyor ki;

“Ekonomimize dönük bel altı vuruşlar nedeniyle yeni arayışlar içine girdik. Ama bunu yaparken de ayağımız hiçbir zaman yerden kesilmedi. Uçuk kaçık modellere prim vermedik. Yine, ekonomi literatürünün birikimini dikkate alarak hareket ettik.”

Cumhurbaşkanı aynı konuşmasında, bir önceki dönem ABD Başkanı olan Donald Trump’ın 2018 yazında “Ekonominizi mahvederim” sözleriyle yaptığı tehdide de atıfta bulundu.

Hatırlarsak, o sözlerin üzerine piyasada sert rüzgarlar esmiş, dolar yukarı yönlü sert ataklar yapmıştı.

YENİ MODEL DIŞ SARSINTILARA VE ETKİLERE KARŞI GÜÇLÜ BİR PERFORMANS ORTAYA KOYUYOR

Yine Erdoğan’ın ifadesiyle yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyümeyi hedefleyen yeni ekonomi modelinin gelinen nokta itibarıyla en önemli pozitif sonucu, dış sarsıntılara ve etkilere karşı güçlü bir refleks göstermesi oldu.

Erdoğan Cuma günkü konuşmasında, bu bağlamda şöyle bir değerlendirme yapmıştı:

"Özellikle iktisat politikaları konusunda ilk dile getirdiğimizde ve uyguladığımızda pek çok çevrenin akıntıya karşı kürek çekme derecesinde garipsediği yaklaşımlarımız vardı. Buna karşılık yaşanan her küresel kriz bizim yaklaşımımızın ne kadar doğru, geliştirdiğimiz yöntemlerin ne kadar gerçekçi, uygulamalarımızın ne kadar sağlıklı olduğunu teyit etmiştir."

FAİZ İNDİRİMİNE RAĞMEN KUR ATAĞI YAŞAMIYORUZ

Son iki aydır dünyadaki gidişatın aksine Türkiye’de Merkez Bankası, faiz indirme yönünde kararlar aldı.

Ağustos ve Eylül aylarında arka arkaya yüzer puanlık indirimler yapıldı.

Erdoğan’ın TRT yayınında söylediklerinden, bu indirimin devam edeceği, 2023’e belki de tek hane faiz oranlarıyla gireceğimiz anlaşılıyor.

Hatırlatmak isterim.

Eski modelde dünyada, özellikle de gelişmiş ülkelerde faiz artırımları söz konusu bile olmazken, Türkiye kur ataklarını sakinleştirmek için sürekli faiz artırma yoluna giderdi.

Ama şimdi deyim yerindeyse dünya tersine dönmüş görünüyor.

Gelişmiş ülkeler dahil herkes faiz artırımına giderken, Türkiye faiz indirerek büyüme odaklı motivasyonunun korumaya çalışıyor.

Bundan başarı elde edilebiliyor mu?

Evet, ediliyor.

Bu, şuradan anlaşılabilir:

Son iki ay içerisinde dolar endeksi rekorlar kırarken, Amerikan parası bütün dünya paralarına karşı güçlü ataklar yaparken, bizde yukarı yönlü hareketleri ölçülü seviyelerde oldu.

Kur Korumalı Mevduatın başarısı, turizm gelirlerindeki artış ve ihracat performansının, faiz indirimine ve rekor seviyedeki enerji maliyetine  rağmen dolar arz/dengesini pozitif yönde etkilediği görülüyor.

Ayrıca büyüme odaklı ekonomi modeli sayesinde Türkiye güçlü bir istihdam performansı ortaya koydu.

İşsizlik ciddi oranda geriledi.

Bu durumda, şu soruyu da sormak ihtiyaç haline gelmiş durumda:

Ekonomide geleneksel yöntemlerle ilerlenmiş olsaydı durumumuz ne olurdu diye?

Öyle bir durumda yüksek faiz artırımları nedeniyle sert bir durgunluğa gireceğimiz, işsizlikte patlama yaşayacağımız kesin gibi bir şey olurdu.

Peki, buna karşılık dolar, gerçekten bugünkü seviyesinin altında olur muydu?

Geçen yıl, FED’in faiz oranının 0,25 olduğu dönemde Türk Lirası üzerinde oluşan baskıyı hatırlarsak, aynı FED faizinin 13 kat artarak bugünkü 3,25 seviyelerine yaptığı yolculuk boyunca milli paramız bundan nasıl etkilenirdi acaba?

 

Yorumlar41

  • Yusuf 2 ay önce Şikayet Et
    Kademeli şekilde, 2. evi olandan iki kat, 3. evi olandan üç kat, dördüncü evi olandan dört kat fazla, böyle böyle katlamalı şekilde emlak vergisi alınırsa, insanların temel ihtiyacı olan konutlar yatırım aracı olmaktan çıkar ve piyasa durulur, ev fiyatları alınabilir seviyelere geriler. Ekilmeyen tarım arazileri için de benzer şeyler yapılabilir. İnsanlardaki kazancı gerçek, yani ülkeye faydalı alanlara yönlendirmek, diğer alanları ise cazip olmaktan çıkarmak gerekiyor. Yoksa "rant ekonomisi" köpürtülmeye devam eder, böyle gelmiş böyle giderse halimiz harap...
    Cevapla
  • Hakkı An 2 ay önce Şikayet Et
    Bunlar öncü sarsıntı... asıl "meteor" ileride..ve hızla yaklaşıyor, Temel in dediği gibi "biz de ona yaklaşıyoruz".
    Cevapla
  • Hakan 2 ay önce Şikayet Et
    Ah Mehmet abi ah şu pahalılık bir hallolsa sorun kalmayacak özetle hükümet seçime kadar acil çzüm bulması gerekiyor
    Cevapla Toplam 10 beğeni
  • İlker 2 ay önce Şikayet Et
    Bulamasa da oyumuz reise, varsa da reis yoksa da reis, gerisi eski turkiye, reisin istikamet doğru bu belli oldu,teslim olmak yok, artık gerisi sabır işi mücadeleye devam.
    Toplam 8 beğeni
  • cevdet 2 ay önce Şikayet Et
    bankalar merkezden 12 ile aldıkları parayı 30 -40 faizle satıyor buna bir düzenleme şart, Hal yasası biran önce çıkmalı, benzindeki ötv sıfırlanmalı,vergilik dilimler yeniden düzenlenmeli 150.bin tl gelirden vergi alınmamalı torba yasaya doldurun bunları
    Cevapla Toplam 6 beğeni
  • Mehmet 2 ay önce Şikayet Et
    Benzin OTV sifirlanirsa devlet gelirini nerden elde edecek? Ikincisi, ortaya cikacak tuketim artisi disari para cikisina yol acacak ve cari acik artacak. Bunlari hesaba katıyor musunuz. Herseyi bir dengede tutmak lazim.
    Toplam 2 beğeni
  • Kamu çalışanı 2 ay önce Şikayet Et
    Yazınızı ilgiyle okudum fakat derin soru şu: Neden bankaların karlılık düzeyi yükseliyor? Neden ürettiğim peynir domates canımı yakıyor? Neden kaymak tabaka zenginlerin zenginliği artıyor ve neden biz memur ve ücretliler eziliyoruz. Buna cevap bulamıyorum. Benim teklifim çok net. Bu ortamda servetine servet katanlardan varlık vergisi alınsın. Cesaretle
    Cevapla Toplam 29 beğeni
  • Argalı 2 ay önce Şikayet Et
    2. evi olana fahiş vergi uygulayın.. Evi yatırım aracı olmaktan çıkarın.. Ekip biçilmeyen tarlaları 2 yıl içinde hazineye katın araziler yatırım aracı olmasın..
    Toplam 6 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat