Hayat normale ne zaman dönmeli?
- GİRİŞ29.07.2008 09:12
- GÜNCELLEME29.07.2008 09:12
Zira diğerlerinden farklı olarak amaç hadise yaratmak değil, mümkün olduğunca çok insan öldürmekti. Önce ses bombası patlatıp, 20 dakika sonra esas bombayı patlatmanın başka bir açıklaması olamaz.
Zira insanlar ilk patlamadan sonra, ister yardım amaçlı olsun ister merak amaçlı olsun, olay yerine toplandığı için öldü.
Yardımseverliklerinin, yakınlarının peşine düşmenin veya meraklarının kurbanı oldu.
İşte bu yüzden en alçağı idi. “İyiliği” kullandıkları için. “Yardımseverliği” suiistimal ettikleri için..
Arkadaşım sordu: “Sence Güngören’deki patlamamın izlerini silmek mi daha doğrudur yoksa bırakmak mı? İzler gidince hatırlayan olmuyor zira”
Bilemedim.
İzler kalmalı mı kalmamalı mı?
Ankara’daki çarşı, bombalanmasından sonra hatırlarsanız rekor bir sürede hiçbir şey olmamış gibi yeniden hizmete açılmıştı. Tek bir iz bırakmamacasına...
Dört yıl önce New York’a gitmiştim hatırlarsanız. Yıkılan ikiz kulelerin bulunduğu yer o vakit tümüyle temizlenmiş, açık bir alana dönüşmüştü.
Buraya bir bina veya park yapsalar kimse hatırlamaz derken karşıma o dev haç çıktı. Muhtemelen binalardan dökülmüş iki çelik putreli haç haline getirip alanın bir köşesine dikmişler. Ölenlerin hatırasına.
Tüylerim diken diken olmuştu. Daha etkileyici bir şey görmedim ben. Bir felaket daha iyi hatırlatılamazdı. Hiçbir kelime, hiçbir cümle bir bölümü erimiş iki çelik putrelden oluşan haçtan daha fazlasını anlatamazdı.
Ankara’daki Anafartalar Çarşısında bir plaketçik olsun bir anma var mıdır bilmiyorum. Veya olmalı mı onu da bilmiyorum.
İsrail mesela, terörle ilgili izleri anında yok eden bir ülke. Kudüs’te dolaşırken orada yaşayan arkadaşım gösterip duruyordu.“Bak burada 4 kişi öldü” “Bak bu kafeye iki hafta önce intihar bombacısı girip 12 kişiyi öldürdü” “Bak burada beş gün önce çatışma oldu”...
Tek bir iz bırakılmamıştı. Hayat o kadar çabuk normale dönmüştü ki bunları konuştuktan sonra gidip söz konusu intifada saldırısının olduğu kafeye oturup çay içmiştik naneli naneli.. Kimsenin umururda değildi. Kafe ağzına kadar doluydu yine. Saldırıdan önceki tek fark kapıda bir güvenlik görevlisinin üst baş aramasıydı. Ama yani gir bir kamyonetle dağıt ortalığı, güvenlik görevlisini kim tıklar!
New York’taki çelik haç hala yerinde mi bilmiyorum. Yeni binalar diktiler zira. Hayatlarında ilk defa saldırıya uğradıkları için muhtemelen koruyorlardır veya daha etkileyicisini yapacaklardır.
Bizim gibi, İsrail gibi terörle yatıp, terörle kalkan ve çok acı kayıpları olan ülkeler orada burada iz bırakmaya kalksa herhalde sokaklar yürünmez hale gelirdi. Zira acı bir hatırası olmayan neredeyse tek bir köşemiz, caddemiz, meydanımız kalmadı..
Ama şunu düşünmeden edemiyorum:
Hayatı hemen normale döndürmek teröriste verilecek en büyük ceza mıdır?
Yoksa “acımadı ki.. acımadı ki” diyen çocuk gibi olmak mıdır?
Yorumlar5