Kendi kaderimi kendim tayin ederimcilerin iflas ettiği anlar
- GİRİŞ26.02.2009 09:34
- GÜNCELLEME26.02.2009 09:34
Dün muhteşem bir kadınla tanıştım...
Sabaha kadar içtik.
Sabaha kadar hayatlarımızı konuştuk.
Sabaha kadar kader denilen şeyin ne tuhaf bir şey olduğunu düşündük.
Ahh kader!
İnanmak veya inanmamak nasıl de kendi “başarımıza” bağlı...
Başarmışsak, nasıl da küçümseriz..
Nasıl da “yok öyle bir şey” diye gürleriz.
Nasıl da “ben kendim yaptım her şeyi” diye havalar atarız.
Çok çalıştımlar...
Hiç hata yapmadıklar... Çok zekiyimler.. Hep doğru karar verdimler..
Kader de neymiş... Başarısızların “tesellisi” sadece.
Öyle mi?
16 yaşında, annen baban gözünün önünde trafik kazasında ölmüş, paramparça olmuş, iki küçük kız kardeşinle, kimsesiz, yapayalnız, beş parasız ortada kaldığında, üstelik bu kardeşlerin her ikisi de bir yıl sonra en ağırından şizofren olduğunda ne diyeceğiz peki?
Kuru bir “talihsizlik” mi? Hay Allah şanssızlık mı? Buzzzz gibi KADER işte!
Kendi kaderimi kendim tayin ederim kardeşim lobisinin iflas ettiği an budur işte.
Ne yaparsın ki? Ne yapabilirsin ki 16, 17 yaşında?
Aynı yaştaki kendi prenseslerinizi, prenslerinizi düşünün..
Bırak yemek yapmayı, daha bir tencere yemeği buzdolabından çıkartıp ısıtmayı beceremeyen...
Servis gecikince ödünüzün koptuğu, iki sokak ötesini bilmeyen...
Hayatında tek başına şehirler arası yolculuk yapmamış...
İki çorabını bir araya getiremeyen...
Bırak akıl hastası, sapa sağlam kardeşine bile göz kulak olamayan..
O hem kazık kadar hem de bebek gibi 16’lıklarınızı düşünün...
Getirin gözünüzün önüne...
Ne yaparlardı?
Ne yapabilirlerdi?
***
Kader.
Böyle kapak gibi çıkıverir işte ortaya..
Mitolojide tanrıça Fortuna vardır. Kader tanrıçasıdır. Bütün tanrıların üstündedir.
Jüpiter (Zeus) bile ağzının içine bakar. Dünyanın imparatoriçesi de derler.
Fortuna hem gelecek, hem servet manasına gelir. Elinde bir dümenle, kör ve bazen de peçeli olarak tasvir edilir.
Çünkü ne zaman ne yapacağı ve dümeni ne tarafa kırıvereceği hiç bilinmez, hesaplanamaz.
Üstelik kör de olduğu için insan ayrımı yapmaz, yapamaz... Biz de zaten “kör talih” demez miyiz?
Çark-ı felek dediğimiz de tam da budur. (Yarışma programı olmasından öte...)
Bu arada felek de çark demek aslında. Yani çarkın çarkı demiş oluyoruz çark-ı felek dediğimizde.
Feleğin çemberinden geçen de yine çemberin çemberinden geçmiş oluyor. Niçin bu kadar tekrar etmişiz çarkı, çemberi, dümeni bilinmez. Feleğin sillesini yiyen çarkın tokadını yemiş oluyor. “Felaket” kelimesi de felekten geliyor desem..
Devam edeceğim “kader” konusuna...
Mutlu Tönbekici - Vatan
mutlu.tonbekici@gmail.com
Yorumlar7
-
MUHAMMET BALCI
16 yıl önce
Şikayet Et
kader. insan ne dünyaya gelirken ,ne giderken nede yaşarken kendisine tanışılmıyor.fikri sorulmuyor.
sadece verilen roller karşısında tepkisi ölçülüyor.rolerindeki başarı ve samimiyeti kaydediliyor.başarı ve samimiyetine göre roller değiştiriliyor.başarısının mukafatını ve başarısızlığının,lakaitsizliğinin cezasına almak uzere sahne arkasına alınıyor.sahnedeki enerjisi ona lazerle merkezden veriliyor.bazan azaldılıyor bazan artırılıyor...işte kader
Beğen
Cevapla
-
metin yilmaz
16 yıl önce
Şikayet Et
Hayat burdan ibaret olsa haklısın Ali Erdoğan. Tum düşüncelerin bu dunyanın ebedi olması veyahut burdan ibaret olması durumunda haklı olabilir.temel inanc noktasıyla birlikte bilgi akskliğin var,dunyanın en guzel insanları yuzlerce yıl kaderin çizdiği yola razı gelmiş,hatta butun sıkıntıların tesellesini de Kaderde bulmuşlardır.garip şekli bakışla kaderi nahoş görürken derinliğe vakıf olanlar için en guzel ilaç Kader.
Beğen
Cevapla
-
selim yavuz
16 yıl önce
Şikayet Et
Ali Erdoğana. evet ali erdoğan Kadiri-i Mutlak Yaratıcının huzuruna çıkınca sorarsın bu sorularını alırsın cevabını ne diyelim
tüm cahiller cesur olur hadis-i şerifi de ne güzel denk düşüyor.
ama öğrenmek istersen yardımcı oluruz anlaman için kaderi kazayı irade-i cüziye irade-i külliye nedir anlatırız..
selametle...
Beğen
Cevapla
-
BOYBGM ...
16 yıl önce
Şikayet Et
ali erdoğan. biz bu dünyaya hiç bir şey yapmadan geldik yani hayat zaten bize bir hediye dolayısıyla hediye sahibine hesap sorma gibi bir hakkımız yok. kader konusuna gelince bu çok narin bir konudur zira konunun anlaşılması biraz uzun sürebilir. insanlar kaderde olduğundan bazı fiilleri işlemezler ya da yaşadıkları kaderde olduğu için başına gelmez. bizi Yaradan önceden bizim ne yapacağımızı bilmektedir ve kader de tam olarak budur. insanın hayatının sonuna kadar yapacaklarının ve yaşayacaklarının hepsidir yani.
Beğen
Cevapla
-
Ramazan Erkut
16 yıl önce
Şikayet Et
Devamını anlatmam için okumaya ihtiyacım var.. 1-Genç kız yolda yürürken kafasına
bir saksı düşer, bayılır, yere yıkılır.
2-Çevreden bir hayırsever onu
arabasına alır, hastaneye yetiştirir.
3- Genç kız kendine geldiğinde
hafızasını yitirmiştir. 4-Genç kızın
ailesine haber verirler. 5-Ailesi
hastaneye yetişmek için yola
koyulur, trafik kazasında ölürler...
Görünüşe göre 1. ve 5. maddeler
'Kaza' olarak adlandırılıyor.
Halbuki 1.-2.-3.-4.-5. maddelerin
tamamı kazadır. Allah'ın tüm
bunların yaşanacağını önceden
bilmesine de 'Kader' denir.
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle