Üç yuva yıkıcı: İçki, kumar ve iç mimar!

Mobilya mağazasında kocası ile kavga eden çarşaflı kadını düşündükten sonra bu yazıyı yazma ihtiyacını hissettim. Sade yaşamanın güzelliğini kaybeden bir kültür bizim kültürümüz olmazdı.

  • GİRİŞ30.07.2012 09:57
  • GÜNCELLEME30.07.2012 10:52

İç mimari mesleği ile uğraşanlar yanlış anlamasınlar ancak mesleklerinin bazı risklerini onlara anlatmak istiyorum.

Özellikle iç mimari ve tasarım üretiminde önde olan İtalya, İspanya’nın süratle krize yönelmesi bazı sosyal hastalıkları bize hatırlattı.

Bu üç sosyal hastalık aile de ve ülke de ekonominin çöküşünün görünmeyen psikososyal nedenidir.

Batının  Hedonizm, Egoizm ve Komfortizmhastalıkları çöküşün işaretleri olarak düşünülmelidir. Bu sosyal hastalık belirtileri bizde de çokça rastlanır oldu.

Zevkçiliği, bencilliği ve kişisel rahatını yücelten bireylerin çoğunlukta olduğu hiçbir aile mutlu olamaz, hiçbir kurum devam edemez ve hiçbir toplum ayakta kalamaz.

Bu üç hastalığın sonucu

İnsanların tembelleşmesi, lüks ve eğlencenin yüceltilmesi, görev ve sorumluluk duygusunda azalma olması, israfın, aç gözlülük ve doyumsuzluğun yaygınlaşması, sosyal ilişkilerde saygının ve empatinin değerini yitirmesi, bencilliğin teşvik edilmesi sonucu toplum da bazı değerler geriler.

Sevgi, saygı, güven, merhamet ve sorumluluk değerleri zarar görür.

Halkın düzene sevgi ve güveninin zayıflaması ile birlikte toplumda adalet ve dürüstlük duygusunun gerilemesi sonucu gelir dağılımının bozulması ortaya çıkar.

Ahlaksız ticaret,

İlkesiz politika,

Faydasız ilim,

Emeksiz zenginlik,

Vicdansız haz ve

Çilesiz dindarlık varsa  “hedonizm, egoizm ve komfortizm” sosyal hastalıkları bu değerleri bozmuş demektir.

Kredi kartı tuzağı

Kredi kartını hazır nakit gibi algılaması ve kredi kartına taksit adı altında tuzak uygulamalar alışveriş çılgınlığını teşvik ediyor. Karşılıksız sermaye olan kredi kartlarının bankaların gelirlerinin dörtte birini karşılaması tesadüf değildir.

Tüketici davranışını etkileyen sosyal hastalıklar insanda temel özdenetim mekanizması olan “İstek ve ihtiyaç” dengesini bozulmasına sebep oluyor. Hoşuna giden bir kıyafet, ev eşyası, kişiye özel tuzakları ihtiyacı olmayan şeyi almamız sonucunu doğuruyor.

Yetinme duygusu yani kanaat hissini zedeleyen modern yaşam tasarruflu yaşamayı eski kafalı olmak olarak sundu.

“X” kuşağı gençlik

Yemeyeceksen, harcamayacaksan, neden kazanıyorsun? diyen eşler şirketleri batırmaya devam edecekler.

Hatta bir genç çalışanımız iyi maaş aldığı halde işten ayrılmıştı. Kalite standartları gereği neden ayrıldığını öğrenmek istedik ve sorduk aldığımız cevap ağzımızı açık bıraktı. 25 yaşındaki genç “Burda iyi kazanıyorum ama harcamaya zamanım olmuyor neden çalışayım ki?” demişti.

Amacı yemek içmek ve eğlenmek olan “X” kuşağı gençlere insani değerleri öğretmek ve yüksek idealler vermekten başka çözüm gözükmüyor.

Nevzat Tarhan - Haber 7

ntarhan@gmail.com

Yorumlar20

  • Fatma Zehra 3 yıl önce Şikayet Et
    İç Mimarlık okumuş bir insan olarak sizi temin ederim, bahsettiğiniz sadeliği en bilinçli şekilde mekana yansıtabilecek kişi iç mimardır. İç mimarlık sadece lüks ve eşya üzerine değildir; bu ayrım "iç mimarlık" ile ilgili değildir. İşin özü şu ki bu mesele, insanların islamiyeti ne kadar özümsemiş ve Kur'an-ı Kerim'i hayatlarına ne kadar yansıtmış olduklarıyla alakalıdır. Üzgünüm fakat önemli bir noktaya değinecekken, çok eksik ve yanlış yönlendirici bir yazı olmuş.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Özgür Erdoğan 4 yıl önce Şikayet Et
    Vatandaşı bahsedilen o hasta psikososyal hallere koyan iç mimarlık mesleği değil, her televizyon kanalında günde üç öğün lüks pompalayan dizilerdir. Hiç bir dizi yok içinde köşkü, yalısı, konağı, şirketi, holdingi, bmw'si, mercedes'i olmayan. Böyle bir karalayıcı genelleme yapman önce keşke bu profesör iç mimarlık mesleği nedir, iç mimar ne yapar keşke biraz öğrenmeye çalışsaydı. İçinde estetik de var diye iç mimarlık mesleğini bir lüks tüketim hizmeti olarak algılamak hatadır. Bu hatayı topluma açık mecralarda dillendirmek ise profesör bile olsan bilgisizliğin dışa vurumudur.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Muhammed Ali 6 yıl önce Şikayet Et
    Birde buna basını eklemek gerekir.. özellikle aile hayatını bozucu yayınlar yapılıyor. Allah (c.c.) sonumuzu hayr etsin. Birde insan kimyasını bozan kimyasalların gıdalarda kullanılması var.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Cüneyt Uysal 7 yıl önce Şikayet Et
    içki,kumar,basın. siz bir alışveriş mağazasında kavga eden eşleri görüp kadının tüketim isteğini içmimarın tetiklediğini düşünmüşsünüz.bravo.bu bir kafiye arayışı gibi geldi bana.hani ;içki,kumar,iç mimar.üç harf olunca tam uyak oluyordu galiba ... bravo ne kadar afilli bir yazı olmuş.tamda yazarlık ve şairliğinizi sergileyebileceğiniz türden.ama ya içmimarlar ? bu meslek ve mesleğin icracıları ?sizin yazı yazarken şıklık yapma hevesinize kurban olmuş gibi durmuyormu? oysa sizin içinde bulunduğunuz yazılı ve görsel medya tüketim çılgınlığının en önemli kışkırtıcısıdır.bu konuda kimsenin bir itirazı olabileceğini sanmam.siz ise burada hedef şaşırtıp,para uğruna kalem oynattığınız basın enstrumanlarında yapılan tüketim çılgınlığı provakasyonlarını içmimarlara yönlendiriyorsunuz.tebrikler tam bir şark kurnazlığı...
    Cevapla Toplam 7 beğeni
  • hacı mustafa ersözlü 7 yıl önce Şikayet Et
    günümüzün putları. allah rasulu kabe'deki putları kırdı. günümüzün putları ise farklı. kur'an'da "...onlar nefislerine tapanlardır.." ifadesine uyanların putları mesela konfor, allah dünya için "ayet" diyor. yani nasıl yaratıldığını düşün ve allah'ı bul . nefislerine tapanlar ise onu putlaştırıyorlar. peki bu putları nasıl kıracağız ?
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat