Çocuklarıma Kürt meselesinde ne bırakacağım?
- GİRİŞ12.08.2009 08:10
- GÜNCELLEME12.08.2009 08:10
Mina’yla Poyraz beni gördüler mi gülüyorlar artık...
Üç aylık oldular, üç buçuk aya doğru gidiyorlar...
Yaşamı kavramaya çalışıyorlar...
Ufacık elleriyle beni göğsümden tutmaya uğraşıyorlar...
Etraflarında bir şeylerin döndüğünün farkındalar...
Onlar da yapmak istiyorlar, yapmaya çalışıyorlar, tökezliyorlar, yeniden deniyorlar...
İki gün önce yaşamlarında ilk kez denize girdiler...
Poyraz’ın tam denize girdiği sırada hafif suyla haşır neşir olurken bir dalga geldi ve onu ürküttü...
Çıplak bedenine soğuk dalga vurunca ürktü ağlamaya başladı...
Mina ise ilk deniz tecrübesinde mükemmeldi...
Sonraki gün ikisi birden suya alıştılar...
Şimdi kafalarını da suya sokuyorum...
Bir şey demiyorlar...
Şıpır şıpır yıkanıyorlar...
Tuzlu deniz suyuna alıştılar, dadikalarca kalıyorlar, artık ses çıkartmıyorlar...
3-3.5 aylık iki minnacık bebeğe, yaşadıklarımızdan ne miras bırakabileceğim acaba?..
Dün baktım nahif ve tatlı tatlı gülümsüyorlardı...
Etraflarında dönen yaşamı anlamaya çalışıyorlardı...
Onlara bugünü nasıl anlatabileceğim acaba?..
O nahif bakışlarla bana bakan ve hayatı benim gözlerimden okumak isteyen iki çift minik göze nasıl bir “Kürt meselesi” bırakacağım acaba?..
Mesela Poyraz’a şöyle mi diyeceğim:
“Oğlum Bitlis’in Güroymak ilçesine Norşin diyenler var... Sen sakın deme!.. Bunlar Kürtçe adları... Oralarda da Kürt kökenli vatandaşlarımız yaşıyor... Ama sen Kürt kökenli vatandaşlarımıza aldırma... Kürtçe ismine de aldıma... Güroymak de... Karşı çıkan olursa sen Türkiye’yi bölmek mi istiyorsun de...”
Böyle mi demeliyim acaba Poyraz’a...
Heyhat...
Ben bunu söyleyemem Poyraz Deniz’e...
Ben çocuğuma bu kötülüğü yapamam...
Ben çocuğumu bu kadar ırkçı yetiştiremem...
Ne olmuş Güroymak ilçesine Norşin denmişse...
Desteklesene Norşin’i...
Alıp bağrına bassana Norşin’i...
Bitlis’le bütünleşmek için, Güroymak demek mi gerekiyor illa?..
Kürt kökenli değil mi oradakiler...
Kürtçe adı değil mi oranın Norşin?..
Ne diyecek bana Poyraz Deniz sonra?..
Demeyecek mi “Sen aklını peynir ekmekle mi yedin baba?..”
Dün bana cam gibi gözleriyle bakıyordu Mina Deniz... Denizden çıkmış havluya sarınmıştı...
Hayatta daha hiçbir suçu yoktu minnacık kızımın...
Günahın ne olduğunu da, suçun ne olduğunu da bilmiyordu...
Ona “kapımıza kadar gelmiş bir barışı sağlayamadan mı veda edecektim hayatından baba olarak?..”
Ona “Herkes barış istiyordu... Bölünme ihtimalini ortadan kaldırmıştık... Tek bir ülkede beraber mutluca yaşayacaktık... Ama geçmişi hatırladık... Olmaz bu savaş devam edecek dedik...” böyle mi diyecektim?..
O suçu bilmeyen, o hayatında günahın ne olduğunu anlamayan, bu topraklarda yürümesini, bu denizlerde yüzmesini öğrenecek olan tertemiz çocuğa bunları nasıl söyleyecektim ki?..
Tarihin dönemeç noktalarında günlük siyasi çıkarlara bakmam ben...
Kim kazanır bu işten ya da kim söylüyor bu replikleri onlara kafa takmam ben...
Tarihin bir gelişim çizgisi vardır beynimde...
Benim müktesebatımda, tarihin yargısı, tarih mahkemesinin kararı önemlidir...
Günlük siyaset değil, insanlık tarihi makbuldür...
Bugünün doğrusunu yanlışını, insanlık tarihinin mahkemesinde yargılarım ben... Çocuklarım yokken bile tarihin perspektifini unutmamaya çalıştım ben...
Şimdi çocuklarım var, kuşaklardan kuşaklara neyi miras bıraktığımızı somut görüyor gözlerim...
Muhtemeldir ki romantiğim...
Muhtemeldir ki, insani zaaflarım var...
Muhtemeldir ki biraz iyimser bir hayalperestim...
Ne ki bunların ötesinde...
Bir babayım ben...
Bir baba çocuklarına savaş miras bırakmak istemez...
Varsa tabii barışın bir yolu...
Mümkünse elbette bölünmeden demokratik bir ülkede yaşayabilmenin fırsatı...
Varsa o fırsat ve değerlendiremiyorsak, esas o zaman gaflet ve delalet ve hatta hıyanet içinde olacağımızı biliyorum ben...
Poyraz Deniz’le Mina Deniz öyle bakıyorlar gözümün içine...
***
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Reha Muhtar - Vatan
rmuhtar@gazetevatan.com
Yorumlar30
-
deniz kara
16 yıl önce
Şikayet Et
reha muhtar. reha muhtar gibi bir adam bile bunlari soyluyorsa ,yaziklar olsun cozumsuzluk yaratanlara.
Beğen
Cevapla
-
Cengiz Demir
16 yıl önce
Şikayet Et
Olacak gibi degil.... Reha Muhtar kapasitesi oraninda bir seyler anlatmaya calismiz, gerci ne anlatmak istedigini kendisi de bilmiyor ya, önemli degil. Madem kürtlerin yasadigi yerlere kürt isimleri verilecek, o zaman en büyük kürt sehiri olan Istanbul´un adini da degistirin. Eger daga cikmakla hak aliniyorsa, her cani isteyen daga ciksin. Meclis tavanlari hala cigköftelerle dolu, biz neyin acilimini yapiyoruz anlamiyorum.
Beğen
Cevapla
-
hakan er
16 yıl önce
Şikayet Et
sayın reha. Reha muhtar'da kürt sorununu anladıysa bu ülkede artık herkez anlar kürt sorunun varlığını bir isme bile katlanamayan bir toplumda bunça zamandır yaşayan kürtlerin çektiklerini düşündünüz'mü ben düşünmek bile istemiyorum türkiyecmhuriyeti çok güzel ve güçlü bir ülkedir ama talan edilmiş yontulmuş içi boşatılmış ve bizler ayakta uyuyoruz uyanalım et tırmaktan ayrılmaz biz kürt ve tük kardeşiz bizi bir birimize düşürenleri naletliyelim
Beğen
Cevapla
-
e.yörükoğlu
16 yıl önce
Şikayet Et
"Kürt kökenli vatandaşlar". Güce tapanlar; sırf , kendilerine kazanımlar getirsin diye bunu yaparlar. Samimiyetsizliğinin ucu dışarda kalmış reha, onu gizle:" kürt kökenli vatandaşlar" değil, "KÜRT KARDEŞLERİM" diyeceksin. hadi biraz daha zorlan, çıkacak doğru, yanlıştan. Birazcık "acı"tsa da reha...
Beğen
Cevapla
-
mehmet tokat
16 yıl önce
Şikayet Et
çocuklarına dini anlat, ahireti anlat. ahiretteki büyük azaptan korumak için
onlara ne söyledin reha muhtar? Allahı
anlattın mı onlara? seni ve onları
yaratan Allah.
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle