Türkiye'nin AB'de geleceği var mı?
- GİRİŞ13.10.2011 05:53
- GÜNCELLEME13.10.2011 05:53
Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'nin AB Üyeliğine İlerleme 2011 raporu yayımlandı. 1998'den beri yayımlanmakta olan bu raporların demokratikleşmeye yol haritası sağlama ve AB normlarını yakalamaya ne kadar yakın-uzak olduğumuzu gösterme açılarından son derece yararlı olduğu muhakkak. Belki AB'nin Türkiye'ye yaptığı en büyük iyilik de bu. Ne var ki raporlar Türkiye-AB ilişkisinin geleceği hakkında bir şey söylemiyor.
Türkiye ezeli aday olarak mı kalacak yoksa AB'ye üye olacak mı? Bu soruya cevap verebilmek için iki tarafın içinde bulunduğu durumun gerçekçi bir analizi gerekiyor. Bu analizi doyurucu şekliyle Cem Kozlu'nun "Avrupa'ya Hayır Diyebilen Türkiye" başlıklı kitabında (Remzi Kitabevi, Mayıs 2011) bulmak mümkün. Benim gördüğüm kadarıyla gelinen nokta esas olarak şu: AB, bilim ve teknoloji düzeyi ve üretim kapasitesi ile (göreli bir gerileme içinde olsa da) dünyanın en güçlü ülkeler topluluğu olma vasfını koruyor. Bunlara bağlılığında artan soru işaretleri de olsa, AB barış ve demokrasi değerlerinin kalesi olmayı sürdürüyor. Ne var ki 27 üyeli birlik bütünlük arz etmekten giderek uzaklaşmakta.
Ekonomik açıdan bakınca, bir yanda (başta Almanya olmak üzere) dünya krizine rağmen makro-ekonomik istikrarını koruyup büyümesini az çok sürdüren bir Kuzey Avrupa var; öte yanda (iflasın eşiğine gelen Yunanistan başta olmak üzere) ekonomik krizle boğuşan bir Güney Avrupa. Genel eğilim ilerleyen entegrasyondan ziyade ayrışma yönünde. Üyeler sorunlarına, AB bütünleşmesi içinde değil, kendi ulus-devletleri çerçevesinde çözüm arıyor. Birliğin güçlü bir liderlikten yoksun olduğu görülüyor. Hemen bütün üye ülkeler bir yanda "çeşitlilik içinde birlik" ilkesine bağlı, çok-kültürcü Avrupalılar ile öte yanda tek-kültürcülüğe sıkı sıkıya sarılan, farklılığa savaş açanlar arasında bölünmüş durumda. ABD'nin 2003'te Irak'a saldırma kararını almasından bu yana dış politikada da üyeler arasında uyum değil bölünme hâkim eğilim.
(Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz)
Şahin Alpay / Zaman
Yorumlar1