PKK, MİT'in eseri midir?

  • GİRİŞ18.02.2012 07:39
  • GÜNCELLEME18.02.2012 07:39

Şike iddiasıyla yargılanmakta olan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'la dayanışma için Silivri'de toplanan taraftarlarının "Cemaat Fener'le başa çıkamaz" afişini açtıklarını okuduğumda, komplo teorilerinin zihinlerimizi bu denli zehirliyor olabilmesine "pes" dedim...

Yeri gelmişken komplo teorileri ile neyi kastettiğimi hatırlatayım: Komplo teorileri, yeryüzünde olan biten her şeyin Tanrı'nın eseri olduğuna dair dinsel inanışın laik biçimidir. Bu teorileri üretenler, Tanrı'nın yerine kapitalistleri, emperyalistleri, faşistleri, komünistleri, siyonistleri, masonları, derin devleti, Ergenekon'u, "cemaat"i, vesaire koyar ve böylelikle her şeyi anında, net ve kesin bir şekilde açıklamış olmanın huzuruna kavuşurlar. Oysa gerçeklik her zaman çok karmaşık.

Komplo teorileri furyası, esas olarak, İstanbul özel yetkili savcısı Sadrettin Sarıkaya'nın eski ve yeni müsteşarlar dahil MİT'in beş üst düzey görevlisini "şüpheli" sıfatıyla sorguya çağırması, ardından mahkemeden dördü hakkında yakalama kararı çıkarması üzerine koptu. Her taşın altında "cemaat"i aramaya teşne kalemler yanında başkaları da Sarıkaya'yı derhal "Fethullahçı" ilan ettiler; daha düne kadar AKP iktidarının payandası olarak gördükleri "cemaat"in hükümete karşı sivil darbe girişiminde bulunduğuna hükmettiler.

Sarıkaya'ya sahip çıkanlar ise Emniyet'in savcıya ilettiği bilgiler doğrultusunda MİT'in PKK'yı yönlendirip yönlendirmediğinin araştırılmasını istediler. Bazıları PKK'nın MİT'in eseri olduğunu, eğer PKK isyanı bugüne kadar bastırılamamışsa bunun ancak böyle açıklanabileceği fikrini de dile getirdiler.

Ben bu yorumlara katılmıyorum. Yabancı meslektaşlar sorduklarında şunları söylüyorum: Sarıkaya'nın girişiminin silah bırakmasını sağlamak için PKK ile görüşen MİT yöneticilerini, dolayısıyla hükümeti hedef aldığı muhakkak. Sarıkaya'nın Gülen "cemaati" ile bir ilgisi olup olmadığını elbette bilmiyorum. Bildiğim, tanıdığım kadarıyla Hizmet hareketinin ne monolitik (tektip düşünen ve davranan) ne de merkezden yönetilen bir yapı olduğu; ne siyasi iktidar ne de AKP hükümetinden kurtulma amacı güttüğü. Benim gördüğüm, Sarıkaya'nın girişiminin AKP hükümetini zor durumda bırakmak isteyen muhalefet çevrelerinin çok işine geldiği.

Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kulanabilirsiniz

Şahin Alpay / Zaman

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat