Başbuğ’u kim dinledi?
- GİRİŞ22.02.2010 08:13
- GÜNCELLEME22.02.2010 08:13
Yıllar sonra gelen bu itiraf, aslında derin suikastlara ve gizli planlara verilen kimi örtülü desteğin gerisindeki ideolojik körlüğün itirafıdır.
Danıştay cinayetinden birkaç dakika sonra, daha neyin ne olduğunu anlamadan “Türkiye laiktir laik kalacak” sloganları atan Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan da bir gün böyle bir itiraf da bulunabilir.
Gecikmiş itiraflar derde deva olmasa da sadece toplumun vicdanını rahatlatır. Gerçekle yüzleşme cesareti gösterilebilse, başımıza gelen felaketlerin büyük bölümü, doğacak uygun iklimi asla bulamazdı.
Şimdi, Genelkurmay Başkanı, aynı testten, bir kez daha geçiyor. Geçmişte sınavı geçecek yeterli puanı aldığı söylenemez.
Ya gerçekle yüzleşecek ya da Bilge Hanım’ın yaptığı gibi yıllar sonra “Gerçekle yüzleşmemek işimize geldi” diyecek.
İkinci yolu tercih ederse, çözümü basittir. Faturayı cemaate keser, olur biter. Daha önce yaptığı gibi...
Brüksel’deki NATO karargahında cemaatin Başbuğ’u nasıl dinlediğini izahata gerek yok, nasıl olsa paşadır, ağzından çıkan her kelimeye Tanrı buyruğu gibi kayıtsız şartsız biat edenler var.
Zaten, dinleyen ve sızdıranların niyeti de budur.
Gerçekle yüzleşme
Çetrefilli olanı, birinci yoldur. Gerçekle yüzleşmek...
Yazının devamına bu linkten ulaşabilirsiniz
Şamil TAYYAR / Star
Yorumlar3