Ergenekon solu nasıl etkiledi?

  • GİRİŞ21.08.2008 12:54
  • GÜNCELLEME21.08.2008 12:54

ve bu nedenle de dava sürecini desteklemesi gerektiğini söyleyenler bulunuyor. Buna karşın, AKP’nin sanıldığı gibi özgürlükçü filan olmadığı, bu partinin kendisine uyan otoriter rejimi kurmak amacı bulunduğunu ve ona yanılsamayla destek vermekte olan solcuların büyük hata yaptıklarını söyleyen solcular da var.

Anlayacağınız; bölünmelere ve fraksiyonlara gelenek olarak çok alışık olan sol içinde yeni bir ayrışma da bu kez Ergenekon nedeniyle yaşanmış durumda.

Ancak bu seferki bölünme hayli sağlıklı bir durumu işaret etmekte.

Ergenekon davası yüzeyde birtakım çeteleşmelerle mücadele amacı gütse de temelde, derinde cumhuriyet tarihimizle bir yüzleşme amacını içerdiği de görülebiliyor. Çünkü Ergenekon oluşumunu doğuran koşullar arasında cumhuriyetimizin oluşumu ve gelişiminin yattığını öne sürebiliriz.

Türkiye’nin sadece AKP’nin tekeline bırakılamayacak bir zihniyet devrimine ihtiyacı var. Buna da AKP dışında bir tek solcular katkıda bulunabilir.

Türk solu cumhuriyetimizin oluşumu ve gelişimiyle hiçbir zaman yeterli şekilde yüzleşmedi. Cumhuriyetin tarihi, modernleşme süreci olarak kabul edildi. Halbuki bu modernleşmenin içeriği ve niteliği ile yüzleşilmesi gereği var.

AKP işte bunu zorladı ve aslına bakarsanız bu sorgulamayı başlatarak ülkeye çok da hayırlı bir iş yaptı.

İhtiyaç duyulan şey bu sorgulamanın başlatılmasıydı. AKP’nin işe başlaması bazı aydınları bir ara bu işin dışına itti gibi.

Böyle bir soyutlanma büyük bir hataydı. Çünkü bu, tek bir partinin eline bırakılamayacak kadar kapsamlı ve ciddi bir işti. O süreçte cumhuriyetin aslında toplumda travmaya neden olduğu yolunda görüşler de ortaya atıldı ve bunlar tabii ki bazı tepkilere neden oldu. Ama tepkilere uyup tartışmayı yörüngesinden saptırmamak lazım. Cumhuriyete sadece bir modernleştirme projesi olduğu için sahip çıkmak, solu cumhuriyetin niteliğini sorgulamak zorunluluğundan uzaklaştırır. Nitekim de aynen böyle olmuştur.

Ergenekon davasının en güzel yanı, solu kendisiyle yüzleşmeye zorlamasıdır.

Çünkü modernleştirme projesinin ne pahasına olursa olsun korunması fikri, bizi bugünlere getirmiştir. Çeteleşmiş olanlar da bu fikirle avunup, kendilerine varlık nedenleri filan tanımladılar. Aslında sol ile alakası olmayan ama solcu geçinen bir grup, modernleştirme amacının ne pahasına olursa olsun korunması gerektiğini düşündüklerinden Ergenekon sürecine en azından sempati ile yaklaşabilmişlerdir.

Fikir olarak İlhan Selçuk ve Deniz Baykal bu ekoldendir. Ancak cumhuriyetimizin niteliğinin sorgulanmasını ve modernleşme sürecimizi yeniden tanımlamak isteyen sol gelenek de vardır. Bunlar Ergenekon sürecine belki de AKP’den daha fazla karşıdır.

AKP kendisine göre yeni bir modernleşme sürecini tanımlarken, ‘Özgürlükçü sol’ da cumhuriyetin niteliğini ve modernleşmemizin içeriğini yeniden tanımlayacak, Türkiye’yi gerçekten modern ve çağdaş yapacak düşünce zihniyeti de buradan doğacaktır.

Ergenekon davasının yol açtığı kırılma noktası budur ve ülke için hayırlıdır.

Bu süreçte düşünce üretme dinamiğine katkıda bulunmak üzere biz ilk önce Cemil Meriç’in fikirlerinin ortaya konulduğu diziyi yaptık. Şimdi de sol jargonda ‘Doktorcular’ olarak bilinen hareketin teorisyeni Doktor Hikmet Kıvılcımlı’nın fikirlerini tartışmaya açacağız.

Ben Türkiye’nin sağlıklı bir yola girmek üzere olduğuna gönülden inanıyorum. İnşallah kimse bunu bozucu adım atmaya kalkışmaz da fikir düzeyinde tartışa tartışa doğru yolu buluruz.

AKP’liler ile solcuların ortak bir konferans veya sempozyum düzenlemesi zamanı çoktan geldi de geçiyor.

SERDAR TURGUT - AKŞAM

serdar.turgut@aksam.com.tr

Yorumlar2

  • ALİ ÜNLÜER 17 yıl önce Şikayet Et
    TAMAMEN KATILIYORUM. Artık ülkemizin düzlüğe ve refaha çıkma zamanı gelmiştir.Bu refah sadece sağ kesimden değil her kesimden gelmesi gerekir ve taşın altına herkesin elini koyması gerekir.Ülkeyi saate içindeki çarklarıda etnik ve ideolojik guruplara benzetirsek,çarkların birinin dahi çalışmaması saatin durmasına hatta bozulmasına sebebiyet vereceğini unutmamalıyız.Ama dönmeyen çarkların faaliyete geçirilmesi gerekmektedir.Burdanda herkez kendine pay ve rol biçmeli,Rolünü iyi oynamalıdır.Yoksa atı alan(dış güç)üsküdarı geçiyor
    Cevapla
  • Özgürlük savaşçısı 17 yıl önce Şikayet Et
    sanki bir itiraf. doğruları yazdığın içi teşekkür ederiz ama sanki korka korka yazmışsın sanki olduğun camia bana ne der gibi yazmışsın
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat