Kriz dönem şanstır
- GİRİŞ17.09.2008 09:27
- GÜNCELLEME17.09.2008 09:27
Sermayenin yeniden üretimi denilen süreçte sermaye içi çelişkiler düzeltilir, sistemin zayıf noktaları tasfiye edilir ve sistem bu sefer daha da güçlenmiş bir şekilde işlemeyi sürdürür
İshak Alaton bir süre önce Türkiye’yi ziyarete gelmiş olan Jack Welch’in yaptığı konuşmada bir soru sorarak yaşanan son krizi kastederek ‘Çözüm için insanlığın Karl Marx’ı yeniden keşfetmesi mi gerekiyor’ diye sormuştu ve salondaki diğer dinleyiciler de bu sözleri alkışlamışlardı. Bunun üzerine İshak Alaton kadar zeki ve bilgili olmadığından olsa gerek Jack Welch ‘Sanırım salonda bulunanlar sorunun içeriğine değil akıllıca ve komik olmasına alkış tutmuşlar’ diye hiç zekâ parıltısı bulunmayan bir cevap vermişti.
Halbuki sorunun zeki olması ikinci derecede önemli bir konuydu. Asıl önemli olan sorunun içeriğiydi. Daha sonra ofisine yaptığım ziyarette kütüphanesinde dizili olan Kapital kitabından da anladığım kadarıyla İshak Alaton ciddi bir burjuva kültürüne sahip olduğundan, Karl Marx’ın kitabını ciddi biçimde okuyup anlamını da net kavramıştı.
Dünyanın en ileri kapitalist ülkesinde yaşasalar bile burjuva olmayı bir türlü başaramayan insanlar, Karl Marx’ın sadece proleter devrimi ile bağlantısını biliyor zannederler kendilerini. Oysa Karl Marx, Adam Smith, Ricardo gibi klasik iktisatçıların kalibresinde belki de onlardan kat kat üstün bir iktisat teorisyeniydi. Diğer klasik iktisatçılar gibi kendini gelişmekte olan kapitalizmin kurallarını ve işleyiş biçimini anlamaya adamıştı. Üç ciltlik Kapital adlı eserini ve onun devamı niteliğindeki Grundrisse’yi okuyanlar Marx’ın kapitalizmin işleyiş kurallarına çok orijinal bir yorum getirdiğini bilirler. Marx sadece normal zamanlarda kapitalist ekonominin nasıl işlediğini yazmakla kalmamış, bu ekonominin nasıl büyüdüğünü ve dinamilk yapısını ve gelecekte gideceği noktayı (emperyalizm veya global ekonomi) da görmüştür. Marksist iktisat kapitalizmin dinamik yapısını kaybetmemesi ve ömrünün uzun olması için arada bir dönemsel krizler olmasının gerektiğini yazmıştır. Kriz dönemleri, ekonomik yapının kendisini yeniden kurgulaması için bir şanstır. Sermayenin yeniden üretimi denilen süreçte sermaye içi çelişkiler düzeltilir, sistemin zayıf noktaları tasfiye edilir ve sistem bu sefer daha da güçlenmiş bir şekilde işlemeyi sürdürür.
Anlayacağınız İshak Alaton’un o sorusu, bugünleri daha iyi kavramamız için gereken yolu açacak kadar anlamlıydı. Bugün aynen Kapital eserinin üçüncü cildinde ve Grundrissse’de yazılanlar gerçekleşiyor, kapitalist sistemin çürümüş yanlarını tasfiye ediyor. Sermaye içinden tasfiyeler, Marx’ın da dediği gibi bu tür kriz dönemleri hemen her defa mali sermaye düzeyinde yaşanır üretici sermaye (sanayi) daha sonra etkilenir. Bu kural bu sefer de bozulmadı. Mortgage sisteminde başlayan kriz dünyayı sardı ama bu süreç bir süre sonra duracak. Çünkü sistemin mantığı böyle işliyor. Bu tasfiyelerin olması gerekirdi. Zayıflar ölürken, güçlüler daha da güçlenecek. Örneğin Lehman Brothers şirketi iflas ederken, bir taraftan da Merrill Lynch’i Bank of America 50 milyar dolara alabiliyor. Yani sistem içinde kurtarmalarda kullanılabilecek para fazlasıyla var ama sistem bunu nasıl harcayacağına seçici davranarak karar veriyor.
Sonuç itibarıyla Marx’ın klasik ekonomi doktrinini bilmeden bugünleri tam anlayabilmek de mümkün değil. Bir zamanlar bazı Marksist teorisyenler, bu krizlerden bir tanesinin kapitalizmin tamamen çökeceğini de umarak söylemişlerdi. Şimdilik bunun olması zor gözüküyor ama sistemin bu krizden daha da güçlenerek çıkması ihtimali de büyük.
SERDAR TURGUT - AKŞAM
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol