2009 ve iyileşme takvimi

  • GİRİŞ16.11.2008 09:31
  • GÜNCELLEME16.11.2008 09:31

En tartıştığımız dönemde (‘Televoleci ekonomistler’ diye yazdığım günleri hatırlayın...) bile çok iyi bir bilim adamı olduğunu teslim etmiş olduğum Deniz Gökçe, bugün Türkiye’de global krizi en yakından, en bilimsel şekilde izleyen insan olmalı.

Onun nasıl çalıştığını gözlemleyince, insan ‘keşke karar alıcıların yanında da ona benzer insanlar olabilseydi’ diye düşünüyor.

Başbakan’ın çevresindeki ekonomi ile ilgili kişiler, korkularından mıdır yoksa bilgi eksikliğinden midir nedir bilinmez, ‘kriz bize fazla uğramaz, teğet geçer gider’ diyerek Başbakan’ı yanıltıyorlar.

Bilimin gereğini yapan Deniz Gökçe ise krizin Türkiye’yi nasıl vurduğunu ve vuracağını gösterip, krizin takvimini çıkarıyor.

Pazar ekimizde okuyacağınız, onunla yapmış olduğum mülakatta Deniz Gökçe sadece krizin evrelerinin değil, iyileşmeye başlamanın da takvimini çıkardı. Hepimizin içgüdümüzle hissettiklerini o da doğruluyor. 2009 yılı hayli zorlu geçecek. Onun cümleleriyle; ‘Türkiye 2001 krizi gibi bir kriz yaşamayacak ama bayağı ciddi durgunluk ve işsizlik yaşayacak’.

Yani anlayacağınız, hepimiz için 2009 yılı kemer sıkma yılı olacak.

Zaten ben 5. sayfa yazılarımda bir süredir kemer sıkma ortamında düzgün yaşamaya çalışmanın sosyolojik altyapısı üzerine yazmaya çalışıyordum.

Sadece bu konuya konsantre olmuş bir dergiyi de ilave olarak verme çalışmamız son hızıyla sürüyor.

Deniz Gökçe sadece krize değil ötesine de baktı ve iyileşmenin takvimini de çıkardı bizler için.

Bugünkü verilerle Amerika ve Almanya’nın iyileşme sürecinde önceliği alacaklarını söyledi.

Türkiye Almanya’ya endeksli olduğundan bu tespit, ülke olarak bizi de çok yakından ilgilendiriyor.

Yani anlayacağınız bizde bir iyileşmeden ancak 12-14 ay sonra bahsedebileceğiz.

Tespitlerimizi yapalım ama kötümser de olmayalım... Ne yapalım; bunlar hayatın gerçekleri. Bilimsel olursak doğru kararları doğru zamanlarda verebiliriz gibi geliyor bana.

Yeri geldiğinden bir önerimi tekrar edeyim; hükümet bir an önce krizle mücadele komitesi gibi bir birim oluştursun. Buna sadece kendisine yakın uzman ve siyasileri değil, her görüşten bilim insanlarını ve uzmanları da davetle çağırsın.

Ülke olarak bir dalgalanma içine gidiyoruz ama bununla mücadeleyi daha kolay hale getirecek bilimsel metotlar da var. Önemli olan bunları duymak isteyen bir karar vericinin olması ve kararlı adımları bir an önce atmaya başlaması.

Bizce Başbakan’ın bir an önce alması gereken en hayati karar bu.

Serdar TURGUT / Akşam

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat