Erdoğan’ın kızının resmini görünce utandım

  • GİRİŞ22.12.2008 08:58
  • GÜNCELLEME22.12.2008 08:58

Geçen cumartesi günü Hürriyet gazetesinin sürmanşetinde harika bir fotoğraf vardı. Başbakan Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan mezun olduğu London School of Economics (LSE)’ den diplomasını almak üzere kürsüye doğru yürümekteydi. Fotoğrafı görür görmez önce babalık duygularım coştu ‘İnşallah bana da oğlumun böylesine kaliteli bir okuldan mezun olduğunu görmek nasip olur’ dedim kendi kendime.

Sonra da o fotoğraftan çok utanç duydum. Cüppeleriyle oturmakta olan profesörlerin yeni mezun olan kıza nasıl gururla baktıklarını ve onu ne güzel alkışladıklarını görünce bizdeki üniversitelerin kapılarına türban nöbetçileri koyduran, üniversite kapılarına itiraf odaları filan kurduran heybetli üniversite hocaları aklıma geldi. Onların yaptıkları adına utandım. Yıllardır kızlara üniversitede okumayı bir eziyet haline dönüştürdükleri için öfkelendim, hiçbirisinin lakaplarına layık insanlar olamadığını düşündüm, Türkiye’nin anlamsız mücadelelerle bu kadar vakit, enerji kaybetmesine lanet ettim ve ülkem adına utandım. O fotoğrafı asıl o faşistler bulup incelemeliler.

Ve sonra düşündüm ki bizim ülkede inanç meselesi üzerine kapsamlı ve derin düşünme âdeti nedense hiç yok. Bu olmadığı için birçok insan sembollerle mücadele ediyor ama mücadelesini ne uğruna yaptığını da bilmiyor. ‘İnanç’, ‘İnanmak’ kavramlarını kapsamlı olarak ele almak ve korkmadan, açık fikirle tartışmak gerekiyor. Bu yapılabilirse hem toplumda güzel bir diyalog ortamı oluşur hem de üniversite kapılarına kılık kıyafet nöbetçileri dikmek gibi ayıplardan da vazgeçilir belki. İnanç konusunda derin düşünmeyi ilk önce bilim insanları yapmalı. Bu iş biraz sonra açıklayacağım nedenlerden dolayı dünyada da böyle. Türkiye’de de bir an önce yapılmalı.

Geçen hafta TRT’den naklen yayınlanan Şeb-i Arus törenlerini izlerken keşke bu töreni Einstein da izleyebilseydi, eminim benim kadar belki de daha fazla duygulanırdı diye düşündüm. Kendisini kâinatın sırlarını, yaradılışın gizemini çözmeye adamış bilim adamının o semazenlerin sema ayinini kâinatın hareketine benzetmemesi mümkün değildi bence. ‘Dini duygular olmadan yapılan bilim bir ayağı eksik ve yetersiz olur, bilim olmadan taşınan dini duyguların ise gözü kör sayılabilir’ demiş olan Einstein kendi tanımıyla derin olarak dindardı (Subtle is the Lord, Science and the Life of Albert Einstein, yazar Abraham Pais sayfa 319). Kendi ifadesiyle ‘bu kâinatı Allah’ın nasıl yarattığını keşfetmeye’ çıkmış olan Einstein, kâinat hakkında yeni bilgiler öğrendikçe daha fazla inançlı olmuştur. Bugün bilim dünyası aslında Allah’ın nasıl düşündüğünü çözmeye çalışıyor. Allah’ın nasıl düşündüğünü çözmek için, aklının nasıl çalıştığını anlayabilmek için bilime gerek olmadığını, buna inanmanın yeteceğini düşünen bir dindar açısından bu laflar belki sevimsiz gelecektir ama bir de şöyle soralım; teorik fizik dünyasında bu yeni yönelimin kime ne zararı var. Kâinatı daha fazla anlamak bazı insanları daha çok inançlı yapıyorsa (örneğin beni yaptı) bunun nasıl bir zararı olabilir.

Bu gizemi çözme yolunda yürümeye hayatını adamış olan Carl Sagan, anlamanın insanları çok daha inançlı yapacağını söylüyordu. İskoçya’da vermiş olduğu meşhur Gifford konferansının başlığını da çarpıcı olsun diye ‘Tanrı’yı aramak’ diye koydu. Sagan’ın uzayın derinliklerine gönderilen Voyager roketiyle ilgili bir projesi vardı. Buna NASA’yı da ısrarları sonucunda ikna etti. O Voyager’in derinliklere ulaştığında bir an geriye döndürülüp kâinatın o perspektiften bir fotoğrafının çekmesini istedi ve o fotoğraf da elimizde bugün. Bizim kafası düşünmeye kapalı bilim insanlarımız o fotoğrafta milyonlarca parlamakta olan yıldız içinde neredeyse kaybolmuş gibi duran dünyamızı görselerdi beni çok utandıran üniversite kapılarına nöbetçiler koymak gibi davranışların nasıl abes ve kâinatın büyüklüğü, muhteşemliği yanında ne kadar da küçük bir hareket olduğunu düşünürlerdi belki. Bilim yoluyla anlamaya çalışarak inançlı olmayı başaran insanlar, türban gibi konularda kavgaya giren tüm tarafların kendilerini sorgulamasına yol açar ve bu da Türkiye gibi açık diyaloğa muhtaç olan ülkeye çok gerekiyor. İşin özeti olarak Sümeyye Hanım’ın o fotoğrafı bende bu yazıyı yazma arzusunu uyandırdı. Uzunca bir süredir üstünde düşündüğüm konuyu açmak vesilesi oldu. Ve bu bağlamda CHP’nin yeni açılımları ile ne kadar önemli bir iş yapmakta olduğunu tekrar hissettim.


Serdar TURGUT - Akşam
serdar.turgut@aksam.com.tr

Yorumlar22

  • Fehmi DOĞAN 17 yıl önce Şikayet Et
    Sayın TURGUT. Keşke senin gerici meslekteaşların ile gazetenizin patronu da ibret alsalardı ve doğruları yazsalardı. Eminim bu zülum derhal kalkacaktı.
    Cevapla
  • rüstem manas 17 yıl önce Şikayet Et
    YAZI ÇOK GÜZEL AMA...!. Simgeler ve bilhassa dini simgeleler siyasi/ikdisadi..vs amaçlı kullanıldıgında,o simgeye yüklenen kutsallık tartışılır hale gelmektedir.Temel açmazda burasıdır.Dini simge "velevki siyasi simge olarak kullanıldıgında"o na dinin yüklediği anlam ortadan kalkar ve çatışma,gerilim alanına dönüşür.Netice de simgeleri günahkar yapan onu kullananın kötü niyeti ve kullanma biçimidir.Velevki de olsa siyasi simge olarak kullamayalım...
    Cevapla
  • Şerafettin Gürer 17 yıl önce Şikayet Et
    Baykal ın çarşaf açılmı. Değerli kardeşler Baykal ın çarşaf açılımı sizi heyecanlandırmasın.Bu tipik bir Baykal hinliği.Baykal önce anayasa mahkemesine dava açarak kamusal alan denilen yerde her türlü tesettürü yasaklattırdı. Şimdi ise tesettür şovları yapıyor.Bu durumda hep birlikte Ondan yaptıklarından dolayı özür dilemesini ve yasağın kalkması içen samimi çaba göstermesini isteyelim.Bunu her fırsatta soralım.Eğer samimiyse başım gözüm üstüne.
    Cevapla
  • Hayati Kahveci 17 yıl önce Şikayet Et
    AHHH KEŞKE!. Keşke bizde de bilim yuvalarına ilim öğretip o malüm baskılar ikna odaları yaşanmasaydı...ne kadar da güzel olurdu...güzel yazmış serdar turgut teşekkürler ....kalemine sağlık düşüncelerine katılmamak imkansız...dileriz yeni dönem rektörler geçmişten ders alır yanlış yapmaz paralardan içerde kalır....
    Cevapla
  • isa ertuğrul 17 yıl önce Şikayet Et
    Sayın yazar bu yazıyı CeHaPe,ye ithaf etmelisin.. Çünki bu ülkede inançlı insanların okuyup tahsil yapmasının önündeki en büyük engel chp,zihniyetidir yani bu zihniyet sadece o partide değil diğer sol görüşlü partilerdede mevcuttur avrupa insan hakları ev,beyannamesine göre hiçkimse kılık kıyafetinden dolayı tahsil yapması elinden alınamaz bunu yapan Anayasal suç işler der,buna rağmen en çok muhalefet bu partidendir şimdi ise takiyye yoluna gidiyorlar insanlar bu kadar safmı bunlara aldanacak.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat