Fikir mi önemli, kimin söylediği mi?
- GİRİŞ15.08.2009 10:35
- GÜNCELLEME15.08.2009 10:35
Bu ülke hakkında hiçbir şey bilmeyen ve kendini aniden İstanbul’da bulan bir yabancının sorularını cevapladığınızı düşünün.
Ve bu meraklı yabancıyla aranızda şöyle bir konuşma geçtiğini hayal edin.
Yabancı: Türkiye’de siyasal hayat nasıl?
Siz: Demokratik rejimle yönetiliyoruz. Meclis’te partilerimiz var.
Yabancı: Bu partilerin eğilimleri ne?
Siz: Sağcı parti de var, solcu parti de. Avrupa’da olduğu gibi.
Yabancı: Peki insan hakları, kültürel haklar, Avrupa Birliği gibi konularda sağcı partiler ne düşünüyor?
Siz: Sağcı parti Kürt sorununa evrensel insan hakları düzleminde bir çözüm geliştirmeye çalışıyor. Kan dursun diyor.
Yabancı: Ya solcu parti?
Siz: O daha milliyetçi bir söylemi benimsiyor ve bu açılımın Türkiye’yi böleceğinden korkuyor.
Yabancı: Peki milliyetçi parti?
Siz: O da aynı şeyi söylüyor.
Yabancı: Avrupa Birliği konusunda durum ne?
Siz: Orada da durum üç aşağı beş yukarı aynı. Sağcı ve din ağırlıklı parti AB üyeliğini savunuyor, sol ve milliyetçi partiler buna kuşkuyla bakıyor.
Yabancı: Ya azınlıklar meselesi.
Siz: Sağcı Başbakan “Azınlıkları Türkiye’den kovmanın faşizm olduğunu” söylüyor. Ruhban okulunun ve Ermenistan sınır kapısının açılmasını istiyor. Sol ve milliyetçi partiler bu girişimleri ağır bir dille mahkûm ediyor.
Ayrıca iktidar Türkiye’deki yer isimleri konusunda ırkçılığa gerek olmadığını söylüyor, muhalefete “Siz Ermenice, Rumca, Latince şehir isimlerini koruyan Alpaslan’dan, Orhan Gazi’den, Mustafa Kemal’den daha mı milliyetçisiniz?” diye soruyor.
***
Bu konuşma sonunda o yabancının tepkisi ne olurdu acaba?
“Kusura bakmayın ama siz sağınızla solunuzu karıştırmışsınız. Çağdaşlık, demokrasi, AB, insan hakları, azınlıklar, kültürel haklar gibi solun savunduğu değerleri öne çıkaranı sağcı; milliyetçi refleksleri öne çıkaranları solcu ilan ediyorsunuz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir gariplik yok. Önce terminolojinizi düzeltseniz” demez miydi?
Ve bu meraklı yabancıyla aranızda şöyle bir konuşma geçtiğini hayal edin.
Yabancı: Türkiye’de siyasal hayat nasıl?
Siz: Demokratik rejimle yönetiliyoruz. Meclis’te partilerimiz var.
Yabancı: Bu partilerin eğilimleri ne?
Siz: Sağcı parti de var, solcu parti de. Avrupa’da olduğu gibi.
Yabancı: Peki insan hakları, kültürel haklar, Avrupa Birliği gibi konularda sağcı partiler ne düşünüyor?
Siz: Sağcı parti Kürt sorununa evrensel insan hakları düzleminde bir çözüm geliştirmeye çalışıyor. Kan dursun diyor.
Yabancı: Ya solcu parti?
Siz: O daha milliyetçi bir söylemi benimsiyor ve bu açılımın Türkiye’yi böleceğinden korkuyor.
Yabancı: Peki milliyetçi parti?
Siz: O da aynı şeyi söylüyor.
Yabancı: Avrupa Birliği konusunda durum ne?
Siz: Orada da durum üç aşağı beş yukarı aynı. Sağcı ve din ağırlıklı parti AB üyeliğini savunuyor, sol ve milliyetçi partiler buna kuşkuyla bakıyor.
Yabancı: Ya azınlıklar meselesi.
Siz: Sağcı Başbakan “Azınlıkları Türkiye’den kovmanın faşizm olduğunu” söylüyor. Ruhban okulunun ve Ermenistan sınır kapısının açılmasını istiyor. Sol ve milliyetçi partiler bu girişimleri ağır bir dille mahkûm ediyor.
Ayrıca iktidar Türkiye’deki yer isimleri konusunda ırkçılığa gerek olmadığını söylüyor, muhalefete “Siz Ermenice, Rumca, Latince şehir isimlerini koruyan Alpaslan’dan, Orhan Gazi’den, Mustafa Kemal’den daha mı milliyetçisiniz?” diye soruyor.
Bu konuşma sonunda o yabancının tepkisi ne olurdu acaba?
“Kusura bakmayın ama siz sağınızla solunuzu karıştırmışsınız. Çağdaşlık, demokrasi, AB, insan hakları, azınlıklar, kültürel haklar gibi solun savunduğu değerleri öne çıkaranı sağcı; milliyetçi refleksleri öne çıkaranları solcu ilan ediyorsunuz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir gariplik yok. Önce terminolojinizi düzeltseniz” demez miydi?
Köşe yazısının devamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Yorumlar11
-
Eyüp Selahattin DOĞAN
16 yıl önce
Şikayet Et
Baykal ve Bahçeli. Kusura bakmayın ama siz sağınızla solunuzu karıştırmışsınız. Çağdaşlık, demokrasi, AB, insan hakları, azınlıklar, kültürel haklar gibi solun savunduğu değerleri öne çıkaranı sağcı; milliyetçi refleksleri öne çıkaranları solcu ilan ediyorsunuz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir gariplik yok. Önce terminolojinizi düzeltseniz" demez miydi?
Bahçeli baykal bağırın duymayan kalmasın
Beğen
Cevapla
-
salih güngör
16 yıl önce
Şikayet Et
Ayni sorun. Hele hele yurt disinda kendi ülkenizde ki siyasi partileri anlatmaya kalktiginizda yasadiklarinizi bir düsünün."dinci parti" Iran a ziyaret yapmak yerine 30 küsür kez Ab ye ziyaret gerceklestirmis."solcu" parti hadi bana darbe yapsana :) mitinglerinde orduyu göreve cagirmis vs vs.Terminoloji kismina katilmakla beraber, birinin kalkip "Bizde böyle ulan" deme olasiligini düsününce vaz geciyorum.
Beğen
Cevapla
-
rümeysa hacer
16 yıl önce
Şikayet Et
bizdeki muhaefet maksat muhalefet olsun kabilinden. bakarsınki 10 yıl önceki savundukları ahvali sırf muhalefet olsun diye yerle yeksan ederler...siyasetin objektifliği dediğimiz şey böyle durumlarda imtihan eder adamı..
Beğen
Cevapla
-
MUZAFFER
16 yıl önce
Şikayet Et
BU BİR GÖRÜŞŞMÜ YÖNLRNDİRMEMİ.?. Aslında sol için saydığı şeyler muhafazakar ve demokratik düşünceye ait. solculuğun içini dolduracak olursanız tabanı kominizmin temellerinde yatan temellerle aynıdır. Yapılan güzel şeyleri sahiplenmek aslında sol öyle olurdu demek yanlışın ta kendisi.
Beğen
Cevapla
-
Yusuf Çınar
16 yıl önce
Şikayet Et
Çok doğru tesbit. Bu tespit sanırım yıllar önce İdris Küçükömer'in tesbitiydi. Çok yerinde bir tesbit sol partilerimiz Mhp ile faşistlik yarışında.
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle