Kendimle çelişen şeyler yazmam; kadınlar da siyasette olabilmeli
Kendimle çelişen şeyler yazmam; kadınlar da siyasette olabilmeli
Bazı yazılarımda yorum yazmam, resim gösteririm. İsteyen istediği yorumu da çıkarabilir.

Yorumlar43

  • EYLÜL SONBAHAR 12 yıl önce Şikayet Et
    geçmiş ve gelecek. her ikisi de nötrdür benim için.önemli olan tek zaman dilimi vardır:"bu an".....ve kesinlik arz eden ,apaçık, kuşku götürmeyen kayıtsız şartsız teslimiyet gerektiren, neden-nasıl çizgisinden uzak şeyler de vardır...sırat köprüsü de bunlardan biri...ölüm de....diriliş de...kabir azabı da....ve" bu anlar , kesinlik arzeden bu şeyler için yaşanmakta". var ise sözüm, var ise zamanım özelliği sıralanmış bu anlar içindir.ne geçmiş ne de gelecek için değildir....
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Nasuh BİLEN 12 yıl önce Şikayet Et
    Sayın MAYIS İLKBAHAR konu içeriğinden değil de şu tutumdan çok kızıyorum;. Geçmiş tarihin günümüze uyarlanarak yorumlanmasını hiç sevmiyorum.Geçmişi belgesel olarak anlatmak ve orada bırakmak-günümüzü de kendince yorumlamak olmalı düşüncesindeyim.Hata ya da doğruluğun sonuçlarının kesin karşılığı sırat köprüsü değil mi
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • siyahnur 12 yıl önce Şikayet Et
    rabian. Bir gün Peygamber Efendimiz Ashâbıyla sohbet ederken, yanında bulunanlardan Hz. Hilâl (ra)'a : "Divitin yanında mı?", diye sormuşlar. Onun hayır demesi üzerine: "Yâ Hilâl, Diviti (kalemi) yanından ayırma, zîrâ kıyâmete kadar hayır divittedir ", buyurmuşlardır.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • siyahnur 12 yıl önce Şikayet Et
    salisen. Üstad Hz.leri. Mahşerde ulemâ-yı hakîkatin sarfettikleri mürekkeb, şehîdlerin kanıyla muvâzene edilir; o kıymette olur.” “Bid‘aların ve dalâletlerin istîlâsı zamanında, sünnet-i seniyeye ve hakîkat-i Kur’âniyeye temessük edip hizmet eden, yüz şehîd sevabını kazanabilir.” Bu iki hadîsin mecmûu gösterir ki: Böyle bir zamanda hakāik-i îmâniyeye ve esrâr-ı şerîata ve sünnet-i seniyeye hizmet eden mübârek hâlis kalemlerden akan siyahnûr ve âb-ı hayat hükmünde olan mürekkeblerin bir dirhemi, şühedânın yüz dirhem kanı hükmünde yevm-i mahşerde size fâide verebilir. Öyle ise, onu kazanmaya çalışınız." buyurur. Ayrıca Hz. Ali R.A. Ercüze ve Celcelütiye adlı kasidelerinde harf inkilabından haber vermiş. Ve onlara muhalefet edenleri taltif etmiştir. Zira ahirzamanda cihad kılıçla değil kalemle olacaktır.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • EYLÜL SONBAHAR 12 yıl önce Şikayet Et
    kızılmasın, konu o tarafa bu tarafa çekilmesin.. Tamam Esra Hanım Cumhurbaşkanı,Hacer Hanım Başbakan,yorumcu bayanlardan bakanlar,okurlardan da takviye şöyle Hacer Hanımı sevindirelim.kabul ettim.amenna ve saddakna. da.. bayanların çalışmasından yana olmayan zihniyetler, biz bilmiyor muyuz kadının çalışması gerektiği en güzel yerin evi olduğunu....biz bilmiyor muyuz kadının zafiyet noktalarını?biz bilmiyor muyuz, sabah evimizde olmanın huzurunu, tadını? çok mu hevesliyiz, yönetim işlerinin? başbakanlıkta , cumhurbaşkanlığı da , bakanlıklar da erkeğin olsun...insanca yaşama mekanı açıldı da hayır mı denildi? kaç erkek; eşine ben senin için , islami hayat için, rabbin emri buyruğu için çalışırım diyebiliyor? Rabbin hükümleri karşısında boynumuz kıldan ince, fakat boş keseden atanlara da kılıçtan keskin :))))))))))
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • siyahnur 12 yıl önce Şikayet Et
    usame kardeş. Seni gören de cepheden cepheye koşuyorsun sanacak. Evvelen o zaman risalelerin yazılması latin hurufuyla değil, Osmanlıca yani Kur'an hattıyla yazılıyordu. Burada ince bir hikmet var. Risale okumadın belli oluyor. Risale-i Nur zındıkaya karşı hakaik-i imaniyeyi muhafazaya çalışması gibi, bid'ata karşı da huruf ve hatt-ı Kur'an'ı (Kur’an harfleri ve yazısını) muhafaza etmek bir vazifesi derken Risale-i Nur'un asli vazifelerinden bir taneside Hatt-ı Ku'anı muhafaza etmek olduğunu beyan ediyor. Yani maksad sadece çoğaltmak değil. Bid'at olan latin hurufuna muhalefet etmek. Saniyen yazı mektubunda Üstad Hazretleri yazmanın beş nevi iabadet olduğunu söylerken onlardan birisini de "En mühim bir mücâhede olan, ehl-i dalâlete karşı ma‘nen mücâhede etmek." diye beyan eder. Yani beğenmediğin kalemle cihat etmek olduğunu söyler.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • turgut1 12 yıl önce Şikayet Et
    bu ümmet ne zaman ki süleymanlar doğurur o zaman belkısa taht imkanı kalmaz. diğer hallerde belkıslar melik olabilir..kendini adamış meryem zekariyyaların korumasında mabed yönetiminin zirvesidir...hz.aişenin sefere çıkması kadınların elinden gelen bir şeyleri varsa onu kullanmalarını tasvib eder..fakat hz.aişe eleştirisi onun peygamber hanımı olması ve evinde oturması gerektiğinin onlara emr edilmiş olmasındandır...kadınları geri plana atmak,onları okullarından,mevkilerinden etmek bu uğurda teviller gerçekleştirmek,kadınlardan dolayı erkeklere iş imkanı kalmadı gibi dar görüş sebebiyledir..birileri kendi rızkını kadınların rızıktan olmasına bağlamaktadır,yani işi tembelliğe vermiş...
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • Nasuh BİLEN 12 yıl önce Şikayet Et
    Kızılmasın konu o tarafa bu tarafa çekilmesin. Tamam Esra Hanım Cumhurbaşkanı,Hacer Hanım Başbakan,yorumcu bayanlardan bakanlar,okurlardan da takviye şöyle Hacer Hanımı sevindirin ne olur
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Sahra- 12 yıl önce Şikayet Et
    üsame-i kürdi hacer ablayı kızdıracaksın!. daha geçen hafta tesettür ayetini tartışma malzemesi yapmıştı bu hanım sen kalkmış hadisten bahsediyorsun! feminen damarlara dokunur bu satırlar, bu ağırlığı hazmedemezler biraz ağır ol! ayeti kerimeyi felsefik,sosyolojik her ne açıdan incelersen incele ama sakın ola ki İslam aleminin tümünce makbul görülmüş müfessirlerin dilinden ayet,buhari,müslim gibi muhaddislerimizin rivayetinden hadis beyanında bulunma ezberci yaftasını yersin , arabi ilimleri tahsil etme gelenekselci sığ bir ilmihal Müslümanı damgası yersin.!
    Cevapla Toplam 8 beğeni
  • Üsame-i kurdi 12 yıl önce Şikayet Et
    siyahnur, Fetva değişir din değişmaz. Mesela üstad bediüzzaman kendi zamanında talebelerine dediki hepiniz yazı yazın çünkü yazı yoktu o günün o şartlarında kur’anın levzini, manasını, fıkıhı, risalei nuru o gün bütün ümmete yazmak farzdı çünkü yasak edilmişti . Şimdi o şart yok çünkü çoğaldı. O fetva o zamana göreydi. fakat ne hikmetse maddi cihadı redederler. kalemle cihad derler başka bir şey demezler.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • melahat acar 12 yıl önce Şikayet Et
    asıl sen ezberden konuşuyorsun!. kendimle çelişmem diyorsun,hem başörtüsü takıyorsun hemde başörtüsüne allahın emri değil sadece bir sembol diyorsun(bkz,süslüman,tüslüman yazısı)kemalistlerin ve islam düşmanı batılıların bile bir kenara bıraktığı oryantalist lafları entel,dantel havalarla bu milletin önüne getirmeye çalışıyorsun.bu millet senin gibi madam,mösyö heveslilerinin heveslerini kursaklarında bırakmaya alışık o yüzden sen hiç heveslenme MATMAZEL HACER
    Cevapla Toplam 10 beğeni
  • Üsame-i kurdi 12 yıl önce Şikayet Et
    Onun içindir kardeşim kuran ortadan kaybolduğu içindirki. bu meseleler ortaya geliyor. avrupa baktıki bu müslümanlar silahla bu kurandan kopmayacak. çare aradılar müslümanları bu kurandan soğutmak için çaresinide buldular. işte böyle müslüman gözüken köşe yazarları vs..gibilerle kuranı tahrif ediyorlar.nasıl olsa bu zevatlara göre islamiyet 1400 senedir yanlış anlaşılmış. böyleleriyle anlaşılır hale getiriyorlar
    Cevapla Toplam 6 beğeni
  • Üsame-i kurdi 12 yıl önce Şikayet Et
    HANIMEFENDİ:peygamberimiz diyor ki bir kavmin reisi bir kadın olursa Allah o kavmi islah etmesin. bütün şeriatı garrayı muhammediyede yazılıdır. Bir kadın görevli olarak her hangi bir iş için erkeklerin başına getirilmez. Kadın ancak kendi çapında tesetürlü bir şekilde kadınlarla ilgili bazı şeyleri yapabilir.şeriat-ı gara meydandadır ayet hadisde meydandadır. .(erricalu….elel nisa)rical görevindedir. Erkeğin emri altında çalışacak.ayettir tevilide yoktur.idareci erkekdir. Vaiz erkekdir kadın olmaz.şimdi biz ayetemi inanalım yoksa senin gibi avrupacıyamı. işine bak hanımefendi işine bak
    Cevapla Toplam 6 beğeni
  • Aysun Nur Ay 12 yıl önce Şikayet Et
    yorumcular arasındaki yakınlaşma. çok şeker ya :)))
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • siyahnur 12 yıl önce Şikayet Et
    Eylül Hanım. Siyahnur mürekkebi temsil eder. Mürekkeb yazının esası olduğundan ve ilim de yazı ile tahsil edildiğinden ve tahkiki imanı elde etmek için ilim lazım olduğundan Bediüzzaman Hz.leri kullanmıştır bu tabiri. O devirlerde Osmanlıca yazabilenler az olduğundan ve çeşitli tazyikata maruz kaldıklarından hadiste gösterilen yüz şehit sevabına nail olabilimenin anahtarı olarak yazmak icab ettiğini talebelerinin şevklerini ziyadeleştirmek için teşvikkarane bu tabirle izah etmiştir. Ben de Üstad Hz.lerine talebe olmaya çalıştığım için kullanıyorum. Şahsım olarak Ecdad namına menfi yorum yapmaktan kaçınan biriyim. Osmanlı menfaati zararının çko fevkinde olduğundan bazı hataları olsa da bu onlar hakkında menfi yorumu gerektirmez kannatimde olduğundan ben menfi yorum yapmıyorum. Selam ile...
    Cevapla Toplam 4 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat