Türkiye'nin en siyasal kimliği başörtülü kadınlardır
Türkiye'nin en siyasal kimliği başörtülü kadınlardır
Herhalde başörtülü eğitimli kadınlar bu ülkenin en siyasal kimliklerinden birisi olarak tarihe geçecektir.

Yorumlar12

  • anarşist 12 yıl önce Şikayet Et
    sayın seyre. üstad,aklı amuda kaldırarak hayatı inşa ederseniz göze ve nefse hoş gelen bir şekil vücuda getirebilirsiniz ve lakin bu hakikat olmaz..tek dünyalı bir bakış açısıdır bu..çok kesif bir tarihselci bakış açısına sahipsiniz,din yukarıdan aşağı değil aşağıdan yukarıdır diyen bu felfesik,teolojik görüş ALLAH ı yarattığının hakimi değil mahkumu yapar.din beşeri,sosyolojik,evrimsel/gelişimsel ihtiyaclardan doğan ve insan eliyle bir yerde de sosyal darvinizm tarzı bir zorundalıkla oluşan,oluşturulan bir değerler/kültürel manzumedir bu mantık ehlilin indinde.bilmiyorum siz de aristo gibi ALLAH varlığı yarattı ve sonra beğenmedi,ilgilnemedi,kendi haline bıraktı gibi düşünenlerden misiniz? görüşleriniz hüman eksenli gibi duruyor ve bir oranda inancından utanan bir müslümanın görüşlerini batı felsefesine uygulaması/uyarlaması gibi bir işgüzarlık....
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Nasuh BİLEN 12 yıl önce Şikayet Et
    sayın hasan seyre'nin yine batı klasik felsefe senfonileri başladı. "daha sonralarının"başlangıcından yazmış olsaydı herhalde evrimistliğin insanların tüylü tüylü elbiseye gereksizliğini yazacaktı.
    Cevapla
  • Hasan Seyre 12 yıl önce Şikayet Et
    tesettür..kadınların ürettikleri aractır.. yaşadıkları toplum ve doğayla iç içe yaşarken, çevrenin kendilerine olan etkilerini tolere etmek için bu tarzı kabul ettikleri bellidir. onları tesettürlü olmaya iten sebepleri tam bilmedimiz gibi..kadınlara niye ürettiklerini cevabını vermek zorundada değillerdir. ancak sonradan tek tanrılı dinler kadının ve ürettiği tesettürün yanında yer aldıklarını göstermek için bu elbiseye sahip çıkarak. onu kutsallaştırmışlardır. problemde burada başlıyor zaten. kutsallaştırma doğrumuydu. yoksa yanlışmıydı. tesettürlüler dini temsil ediyor. o yüzden çalışmasınlar. dini kimliği çalıştıran bu elbisenin temsil ettiği mana insanların zihninde harcanması diye baskılara maruz kalıyorlar. bence kadınlar tesettürü kendi giyimlerinin bir parçası görüp.çevrenin ahlak eklentisinin.kadınların kabiliyetlerinin gelişmesini engellediği varsayımıyla.kamudada, özeldede tesettürüyle çalışmalıdır.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • turgut1 12 yıl önce Şikayet Et
    illizyon etkisi veya geçici zihinsel bulanma. patriyal (babaerkil) veya matriyal (anaerkil) yani gücün anada veya babada olmasına bağlı ailevi yapıdır..hatırladığım kadarıyla bu ikilem aile yapısında gücün kimde olduğuna bağlı bir yapılanmaydı evlikte ise poligami ve monogami ayrımı ile tek eşlilik ve çok eşlilik kavramları vardı.hindistanda ki ilkel bir kabilede kadınlar çok eşliydi yani bir kadın ve onunla evli 3-4 adam..o kabilenin kadın nüfusu erkek nüfusundan az olduğu için orda öyleydi..ben okuduğumda "esah mı laaa" demiştim..hacer hanım gerçekleştirebilise matriyal yapıyı, namı diğer matriarkili bir düstur olarak benimsesin bizce sakıncası yok..fakat kadınlarada poligami derse işte o zaman esahtan dananın kuyruğu kopar..
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Nasuh BİLEN 12 yıl önce Şikayet Et
    "meyveli ağaç taşlanır"diyerek halk ne güzel de nezaketle hakkı zikretmiş. başörtülü,namazlı,oruçlu ve kısaca islam ahlakıyla yaşayanlara savaşı siyasal çerçeveye almak baştan yanlış.bir düşmana ne yazık ki binlerce müslüman etkisiz.ye iç bireysel ibadetle ALLAH rızası kazanma hayali.
    Cevapla
  • mermus 12 yıl önce Şikayet Et
    iki: kendi dini patriarkal cemaatine karşı haklarını alma; eşitliğini ilan etme mücadelesidir.. bütün tek tanrılı dinler patriarkaldır. bu bağlamda batı kadını da din alanında aynı sıkıntı içindedir.belkide daha fazla. ha şu da var türk toplum yapısında dini cemaatler her ne kadar patriarkal yapılanma gösterse de türk toplum yapısı genelde özü itibarı ile matriarkaldır.türk erkeğinin en büyük sorunu da bu matriarkal yapılanmadan kendisini kurtarıp ana rahminden kopup ayrılamamasıdır.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • benjamin 12 yıl önce Şikayet Et
    siyasal mücadele. yazıya hak veriyorum. tesettür bir siyasi simge değil fakat siyasallaştırıldı. hak kazanma mücadelesi gösterilen her durumun siyasallaştığı gibi. ülkemizde kadının özgürlüğü maalesef giyimiyle ölçülüyor. oysa kadının özgürlüğü insan olmasından gelir. esas özgürlüğü iki şey sağlar. erkeklerle eşit eğitim hakkı (karma eğitim kastım değil) ve çalışabilme, piyasaya girebilme kısacası mesleğini yapabilme. fakat bizim ülkemizde erkek kadın arasında değil kadınlar arasında bu ayrımcılık yıllardır yapılıyor. bu iki haktan da çoğunluğu oluşturan kesim mahrum. biraz düşününce ülkemizin inanılmaz bir potansiyeli değerlendiremediği ortada.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • anarşist 12 yıl önce Şikayet Et
    turgut1. üstad,aydınlatmanız için minnettarım lakin patriarkalı da gerek hindistanda gerekse sairdeki kast sistemlerini de bu meyanda teolojik kastlaşmaları,ruhbaniyetleşmeleri de az çok biliriz:) benim dediğim sadece yazarın vurgulamak isteği şey ile bu kelime örtüşmedi,farklı bir açılımda kullansa idi kelimeye karşı çıkmazdım zira kelime düşmanı değilim:) bu arada ibni haldun r.a sosyolojinin nesi olur bilemem ama bana göre sebebi nuzul bahsi ve sebebi vürud bahsi sosyolojinin epey bir ebeveynidir..bu anlamda delalet bahsi meraklılarına önerilir..
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • ali eren 12 yıl önce Şikayet Et
    başörtüsü özgürlüğü her şey mi?. başörtüsünün din, iman boyutunun yok edilip sadece bir aksesuar haline getirilmesi,başörtülü bayanların önemli bir kısmının modern,hazçı yaşam tarzının yeni kuklaları olması,sizin gibi medyada başörtülü olarak gösterilen bayanlar sayesinde feminizme tutsak edilmeye çalışılması,feminizm sayesinde aile içinden kopartılıp piyasa metası haline getirilmesi,yine başörtülü bayanların ahir zamanda kadınların erkekleşeceği hadisinde belirtildiği gibi feminizm sayesinde erkekleştirilmeleri,darwinist teori ile aile ve toplum içinde tamamlayıcı ve bütünleştirici kimliğinden sıyrılıp rekabetçi,savaşcı,bencil bir kimliğe sahip olmaları,islami değerler ışığında ahiret için çalışacakları yerde libido ve egolarının peşinde koşmaları kamuda başörtü yasağından binlerce kez daha vahimdir.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • turgut1 12 yıl önce Şikayet Et
    niyekine? patriarkal sosyolojik bir sınıflandırmadır. ve hindistandadır..din adamlarından oluşan sınıf her zaman ve her yerde vardır..proleterya piramidinde de yerini alır,patriarkalsız olmaz illa bu kelimeyi kullanmak gerekirdi..bilinen anlamda ve ülkemize hitapla,imamlar deseydi,yada ilahiyatçılar deseydi tepki alırdı fakat patriarkal denilince sosyolojiye vakıflar anlar diğerleri anlamaz diye seçmiş kullanmış...aynı zamanda;deve denirse kuşum,uç denilince deveyim diyebilmek içindirde..bu mantık ise psikolojinin içeriğidir..hacer hanım felsefe,sosyoloji ve psikoloji üzerinden hareketle diyeceklerini diyor..bu arada ibni haldun sosyolojinin babası ünvanına sahiptir.sosyolojiyi hacer hanımdan ziyade ibni haldundan öğrenmek elzemdir.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • anarşist 12 yıl önce Şikayet Et
    kavramları yerinde kullanmak hikmettir,aksi...!. tesettür siyasal bir simge değildir,evvela bunun adını koyalım.tesettür bir inanç simgesidir!simge aksesuar değildir efendim,bu simgenin içerisini dolduramayanların kamusal alana girme bahanesiyle nasıl da renkten şekle girdiğini,nasıl da tak çıkart oynadıklarını ibretle seyrediyoruz.ALLAH cc müslümanca düşünmeyi,mümince yaşamayı önermiştir,kamusal alan ya da başka bir saikle kavramlarınızı,kelimelerinizi,zihinlerinizi alt üst etmenizi,dini oyuncak etmenizi değil..kariyer planlaması yaparken ALLAH a sormak lazım ilkin, mevcut ve meşru dairede yapmak lazım,nefsini,dünyevileşen zihnini tatmin etmeye matuf ama ''kamusal alanda yer edinmeye çalışıyoruz'' maskesi altına saklanarak yapılan kariyer kötü bir planlamadır..şu patriarkal da hiç oturmadı,sırf farklı olsun için abukluklara yer vermeyiniz..
    Cevapla Toplam 7 beğeni
  • turgut1 12 yıl önce Şikayet Et
    benim gibi olmak için bunca sene niye okudun ki????. zamanın birinde bir arkadaş halıcılık meslek yüksek okulunu kazanmıştı..onunla diyaloğu iyi olan biri de yanımızda sordu:nereyi kazandın? halıcılık bölümünü...sınava girmeye de niyeti olmayan evlenmiş barklanmış arkadaş şöyle dedi: halıcılık için birde sınava mı girdin,valla önceleri söyleseydin ebemin (nene) yanında seni sınavsız olarak halıcılığa başlatırdım ve gülüşmeler...ebesinin sınava girmeden yaptığı bir işi,birileri de meslek yüksek okulu kıvamında kazanmıştı...anlattığımız konu ile karikatürize edilen konu arasında "alaya alınma" noktasında bir benzerlik var..fakat ebesinin yapacağı iş ile diğer arkadaşın yapacağı işler arasında mutlaka var..gelelim karikatüre:benim gibi olmak için... ne gerek vardı?? bilenle bilmeyen bir olur mu? anadolu insanı okumak istedikçe,okutmak istedikçe,üstüne dershanelere paraları dökercesine okutmak istedikçe birileri onlara köstek oluyordu.
    Cevapla Toplam 7 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat