Yeni Osmanlıcılık dedikleri
- GİRİŞ02.04.2013 09:13
- GÜNCELLEME02.04.2013 09:29
Ama Sovyetler zamanındaki güçlerine tekrar erişmek, o misyonu yeniden yüklenebilmek için eski Sovyet ülkeleri ile birlikte bir blok oluşturma amacıyla Rusya Federasyonu ve NATO'ya karşı da Şangay Birliği kurdular.
Avrupalılar Avrupa Birliği'ni kurar iken, "Büyük Roma İmparatorluğu", "Bizans ve Germen İmparatorluğu" ismine takılıp kalmadılar. Ama Modern bir Roma İmparatorluğu ideali çizgisinde bir araya geldiler.
Amerika Birleşik Devletleri'nin kuruluşu çok sancılı geçti. Ama "Büyük Britanya'', "Büyük Fransa'', "Büyük Avrupa'' ismini kullanma yerine kendilerini ifade eden bir isim altında birleştiler. Avrupa kültür ve medeniyetinin bir parçası olarak Amerika'da ortak bir ideal çatısı altında bir araya geldiler.
Çin de ise, yüzlerce ayrı dil var. Ama hepsi (isteyerek veya istemeyerek) bir bayrak, bir devlet, bir millet anlayışı etrafında dünyanın en kalabalık nüfusu olan bir devini, dünyanın en hareketli, en fazla büyüyen ekonomisini meydana getirdiler.
Ayrıca, "Fransız Milletler Topluluğu'', "İngiliz Milletler Topluluğu'' şemsiyesi altında sömürgeci emperyalist ülkeler modern sömürülerini çeşitli birliktelikler altında halen sürdürüyor.
Eski İmparatorluklar yeni, modern oluşumlar çatısı altında bir şekilde devam ettiriliyor.
Artık ulusçuluk, ulusalcılık sömürge altında olan ülkelerde bile bir kurtuluş ışığı olarak görülmüyor. Ulusçuluk sadece bazı düşünce özürlü, ufuksuz, gerici ideolojilerin etrafında dönüp dolaştığı fasit bir daireden, çıkmaz karanlık bir sokaktan ibaret. Seksen yıldır Türkiye bu fasit dairenin içinde döne döne birçok kıymetli değerlerimizi yalama yaptı, itibarsızlaştırdı, ufkumuzu daraltıp geleceğimizi kararttı.
On yıldır Türkiye bazı milliyetçilerin ve ulusçuların şiddetli karşı koymasına rağmen ulus ve ulusçuluğun dar kalıplarını ve çerçevesini kırmaya başladı.
Yumurtanın içindeki civciv kabuğunu kırmadan önce dünyayı o yumurtadan ibaret sanırmış. Yumurta kırılıp dış dünyayı tanıdıktan sonra o civcivin ufku dünya kadar genişler, düşüncesi de o kadar değişir.
Türkiye kabuğunu kıran bir civciv gibi. Genlerinde taşıdığı özellikler onu eninde sonunda halkımızı ve Ortadoğu'yu derin uykulardan uyandıracak, güçlü, uzun soluklu bir Denizli horozu haline getirecektir.
Yıllardır uyutulan, uyuşturulan ve düşmanlarımızca önü kesilen milletimiz uyanınca; Allah'ın izniyle tarih uyanacak, zaman ve mekân uyanacak, tüm Ortadoğu halkları bu diriliş surunu duyup kendine gelecek, kendi kimlik ve özüne dönecek, ayağa kalkıp insanlığın huzurunda yeniden dimdik duracaktır.
Başkaları bu diriliş hareketine Osmanlıcılık, Arapçılık veya başka bir isim yakıştırabilirler. Bu o kadar da önemli değil. Önemli olan uyanan, kendine gelen ve yeniden ayağa kalkan Müslüman halklarının ne dediği ve ne diyeceğidir.
Siz isterseniz buna "Büyük Doğu'', "Büyük Türkiye'', "Büyük Ortadoğu'' ‘'Fırat, Dicle, Nil Ekonomik Birliği'', "Diriliş Devleti'' vs... ne derseniz deyin. Siyonistlerin, Amerika'nın, Avrupa Birliği'nin ve diğer İslam düşmanlarının gözünde siz, ya "El Kaide'', "Ya Taliban'' veya "Aşırı Dinci'' terörist bir kuruluş olarak adlandırılacak, damgalandırılacaksınız.
Daha sonra hedef tahtasına oturtulup itin uğursuzun, dinsiz ve imansızın, emperyalist ve sömürgecinin bir numaralı düşmanı ve hedef tahtası haline getirtileceksiniz. Siz ne yapsanız, ne deseniz terörist bir faaliyet olarak anlaşılacak, algılanacak ve kabul edilecektir.
İşte bugün Türkiye'nin büyümesi, gelişmesi ve ilerlemesinden gocunan iç ve dış düşman güçler, "AK Parti Osmanlıyı tekrar geri getirmek istiyor.'' diyen can, kan ve İslam düşmanları şimdiden yolumuzu kesmek istiyor.
Osmanlının yıkılışında en büyük rol oynayan milliyetçi, ulusalcı, batıcı ufuksuzlar da, ‘'Türkiye Bölünecek'', ''Parçalanacak'', "Birilerine peşken çekilecek'' diye hop oturup hop kalkıyor. Niyet okuyuculukla, yalan ve iftiralarla Türkiye'yi topuğundan vuruyor, düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürüyor.
Bütün dünyada birçok birliktelikler kurulurken (AB, RF, ABD, FMT, İMT gibi), bizim de Ortadoğu'da kendi dost ve kardeşlerimizle bir araya gelmemiz neden bazılarının gözüne batıyor? Neden hemen Osmanlıcılık oluveriyor ve göze batıyor?
Aslını inkâr eden haramzadedir. Biz, Osmanlı'nın çocuklarıyız zaten aslımıza dönmek, yeniden yüzyıllarca bir ve beraber olduğumuz milletlerle kucaklaşmak, bir ve beraber olmak suç mu? Bundan gocunanlar bizim dostumuz olabilir mi?
Birleşmek, bir araya gelip güç birliği oluşturmak bizim en tabi hakkımızdır. Bu birliğin adının Osmanlı olması şart değil, birlikteliğimizi kuşatan, kardeşliğimizi kucaklayan medeniyetimizin ruhuna uyan her isim olabilir.
İslam Medeniyeti, tarihi ve kültürünün akıncıları olarak biz, "Biz savaş bittikten sonra bile koşan atlarız.'' Şiirimizin son beytinde adımızın geçmesinden bile hayâ eder, utanırız.
Biz işte böyle bir milletin, işte böyle bir ümmetin çocuklarıyız.
arfltnbs@hotmail.com
Yorumlar3