Sessiz devrim
- GİRİŞ21.05.2013 08:17
- GÜNCELLEME21.05.2013 08:17
Ama bu ülkede güzel şeyler oluyor. Birçok taşlar yerinden oynuyor. Birçok güzel işler yapılmaya çalışılıyor.
Birçok tabular yıkılıyor.
Birçok ezberler bozuluyor.
Birçok yasaklar kaldırılıyor.
Birçok tehdit denilen şeylerin yapay tehditler olduğu anlaşılıyor. Gerçek tehdit ve tehlikeli olan şeyler ortaya çıkıyor/çıkarılıyor.
Birçok putlar kırılıyor.
Birçok ehramlar çöküyor.
Birçok sahte ilahların, liderlerin, dinlerin, kültürlerin gerçek yüzleri ortaya çıkıyor.
Birçok dost bilinen düşmanların, müttefik bilinen fitnecilerin kimler olduğu anlaşılıyor.
Türkiye'nin her alanda çehresi, rengi, durumu değişiyor. Ve ülkesi ve milletiyle Türkiye ayağa kalkıyor.
Gerek içte, gerekse dışta ülkemizin itibarı, konumu, duruşu ve yeri değişiyor. Uluslararası arenada itibarı yükseliyor.
Türkiye dostlarına güven, düşmanlarına endişe veren bir ülke haline geliyor.
Bütün bunları görmüyor/göremiyorsan bunu bilemem. Vefalı olan milletimiz bunu görüyor, biliyor ve takdir ediyor. Bütün bunlardan öte her şeyi gören, bilen duyan Cenabı Allah her şeyi biliyor.
Adalet, özgürlük, hak, hukuk, eşitlik gibi evrensel kavramların yüzlerindeki sahte perdeler yırtılıyor. Halk adına, halkın gözü önünde halka karşı oynan tüm tiyatrolar son perdeyi oynuyorlar.
Dün sokakta onbaşının önünde hazır ol vaziyetine geçme mecburiyetinde olan halkın seçtiği bir iktidar tarihimizde eşi benzeri görülmeyen bir cesaretle suç işleyen ağalarını, paşalarını, Mafia'nın, uyuşturucu baronlarının gözünün yaşına bakmadan hepsini yakalayıp adaletin önüne getiriyor, yargılıyor.
Ben devletim diye kendisini dev aynasında gören darbeci generalleri, devlet içinde yuvalanan derin devletin kanunsuz komplocularını ve faili meçhullerin faillerini hesaba çekiyor, yargılıyor, suçlu bulunanları cezalandırıyor.
Sağlık alanında yapılan reform ve yapılan değişiklikleri ancak nankör olanlar, vicdanları kuruyanlar, insaftan haberi olmayanlar inkâr edebilir. Şimdiye kadar yapılan yenilikleri, gelişmeleri, düzenlemeleri gözleri olan görüyor, vicdanı olan hak veriyor.
Yapılan, yapılmakta olan yollar, köprüler, tüneller, demiryolları, Hava yolu şirketlerimiz ulaşım ve iletişim alanındaki gelişme ve başarıları görmemek/ görmek istememek gerçekleri değiştirmez, gerçeği tersyüz edemez. Hakikat her zaman bir güneş gibi parlar, bir güneş gibi söndüremez.
Kendi uydumuzu, kendi ihtiyacımız olan silahları yapar hale geldik, kendi Atom santrallerimizi kuruyoruz. Kendi yağımız ve tuzumuzla kavrulur hale geldik. Herkes elini vicdanına koysun. On yıl gibi kısa bir zamanda iç ve dış engellemelere rağmen az şeyler mi yapıldı?
Bu ülkede iyiye, güzele ve mükemmele doğru gerçekleşen sessiz bir devrim gerçekleşiyor. Yeter mi? Elbette yetmez. Daha işin başlangıcındayız. Bazılarının gözünü kamaştırdığı, bazılarının hasetliği, bazılarının inançsızlığı, bazılarının ayakları altındaki zeminin kaydığı, bazılarının yok olup gideceği korkusu gerçekleri kabul etmesine mani oluyor.
Özellikle ulusalcı ve solcuların Hükümetin bu icraatlarına karşı kopardığı gürültüler boş teneke tıngırtısından daha boş, kulak tırmalayıcı, huzur ve moral bozucu.
Ülkemizde her alanda sessiz sedasız gerçekleşen bu devrim için sevinmek her vatandaşın hakkı. Bunu açıkça söylemek, yazmak, konuşmak hepimizin görevi. Bundan dolayı gocunanlar varsa gocunmakta onların bileceği iş.
Bu millet taş taş üstünde bırakmayan ne devrimler, ne yıkımlar gördü. Bu sessiz devrim deviren bir devrim değil, ülkemizde yakılan yıkılanları onarmaya, yeniden inşa etmeye, yerli yerine koymaya çalışan bir devrim. Milletin özgürlük ve bağımsızlığının, eşitlik ve adaletinin önünde engel teşkil eden zincirleri sessizce kıran bir devrim.
Bu sessiz devrim halka karşı, halka rağmen yapılan tüm baskı ve dayatmaları teker teker, sessizce ortadan kaldırıyor.
Yorumlar1