Bu insanlar neden susuyorlar?
- GİRİŞ23.08.2013 09:34
- GÜNCELLEME23.08.2013 09:34
İslam ve Müslümanlık adına sırası gelince mangalda kül bırakmayan, her konuda vaziyetten durum çıkaran devletler, Müslüman cemaat liderleri, Tarikatlar şeyhleri, cemiyet başkanları, Sivil Toplum ve insan hakları örgütleri, Sendika başkanları neredeler?
Hak, hukuk, adalet, özgürlük, bağımsızlık mücadelesi söz konusu olduğunda herkesten önce meydanlara atılan liberaller, sosyalistler, solcular, Komünistler, devrimciler hangi tarafta ve hangi köşedeler?
İslam Konferansı, Arap Ligi, BM, NATO, AB, ABD, Çin, Rusya ve Dünya Mustazafların lideriyiz diye kendilerini lanse eden İran nerede?
İnsanlığa Hz. İsanın barış ve sevgi dolu yüreğini taşıdığını söyleyen Papa, Kiliseler, binlerce Misyoner örgütleri insan onurunun katledildiği bu zulümler ve haksızlıklar karşısında neden bir kelime etmezler?
Haftalardır milyonlarca insan Mısır şehirlerinde, meydanlarında, sokaklarında özgürlük ve barış, kardeşlik ve adalet, insanca yaşamak için gece gündüz ayakta dünyaya seslerini duyurmaya çalışırken, Suriyede sivil insanlar katledilirken başta BM neden bu çığlıklara kulaklarını tıkıyorlar?
Bütün bu olup bitenlere gözleri kör, kulakları sağır, kalpleri duyarsız, vicdanları kurumuş gibi davranan batının demokrasi ve insan hakları bezirgânlar neredeler?
Nerede Kutup ayılarına, sokak köpeklerine, sahipsiz kedilere şefkat besleyip de insanların kanlarının akıtılması, Firavunca baskı ve katliamlara maruz bırakılması karşısında suspus olan o şeffaf, o duyarlı, o hassas, o nazik (!) kalpleri taşıyan Nişantaşı, bebek ve Ortaköy'ün sanatçıları, artistleri neredeler?
Uyuz sokak köpekleri ve kedilerine merhamet gösteren( ki tebrik edilesi bir davranıştır) bu insanlar neden Adeviye ve Ramses meydanlarında Snayperlarla, Kalaşinkoflarla, makineli tüfekler ile vurulan, kundaktaki bebeklerin, çocukların, gencecik insanların, hamile kadınların gas bombalarıyla Suriyede katledilmesi karşısında sessiz kalabiliyorlar? Acaba dünyanın gözü önünde işlenen bunca vahşetten hiç mi hiç içleri acımıyor, ruhları incimiyor bu insanların?
Rahatsız olmaları ve tepki göstermeleri için illa da o kurşunların kendilerine değmesini mi bekliyorlar bu duyarsız insanlar? Bu suskunluğa bürünen insanlar, devletler, kurum ve kuruluşlar ‘'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın'' diyerek mi huzur buluyor ve tatmin oluyorlar acaba?
Mısırda ve Surriyede tüm insanlığın onuru için orada darbeye ve darbecilere karşı direnen ve şehit veren Müslümanlar aslında insanlığın onuru ve geleceği için savaşıyorlar. Yani onlar insana karşı insanı, insanlara karşı insanlığı savunuyorlar.
Özgürlük, demokrasi, insan Hakları, adalet, bağımsızlık gibi insanlığın ortak değerleri insanlığın gözü önünde, insanlığın sessiz ve ilgisiz bakışları altında alenen katlediliyor.
Bizim Allaha ve Resulüne bağlı cemaat liderlerimiz, Sivil Toplum örgütlerimiz, Gençlik Teşkilatlarımız, Ramazanda TV 'lerde reyting yarışına giren konuşkan hocalarımız, âlimlerimiz, ilahiyat Profesörlerimiz, aydınımız neden bu zulümler karşısında yeri göğü inletmiyor ve her şeyi Başbakandan, AK Partiden bekliyor?
Bu haksızlıklar karşısında İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Adana gibi Anadolunun birçok vilayetinde onurlu bir duruş sergileyen Sivil Toplum Örgütlerimizi de burada tebrik etmek gerekiyor. Onlar bu ülkeninin onurunu kurtarıyor, onurunu savunuyorlar.
Fildişi kulelerinde, rahat ve lüks içinde dünyanın zevkine dalıp susanlar, zulümleri görüp de ona karşı haykırmayanlar bu işlenen cinayetlere karşı susarak ortak oluyorlar.
Arif Altunbaş - Haber 7
Yorumlar5