Paris şovmenleri

  • GİRİŞ16.01.2015 09:44
  • GÜNCELLEME16.01.2015 09:45

Her insanın canı, malı, ırzı, ailesi, namusu, dini değerleri ve vatanı kutsaldır. Kimse kimsenin kutsalına da hakaret etme hak ve salahiyetine sahip değildir.

Paris’te yapılan Charlie Hebdo baskınının ve orada katledilen suçlu suçsuz insanların öldürülmesinin elbette tasvip edilecek bir yanı yok. Bu katliama dünyanın sessiz kalmaması ve teröre karşı dayanışmalarının da anormal bir yönü yok.

Ancak, anormal olan birçok terörist devlet ve liderlerinin Paris’te bir araya gelerek utanmadan, sıkılmadan teröre karşı kol kola girip yürüme yüzsüzlüğüdür.

Paris’teki saldırı olduğu gün Irakta, Afganistanda, Yemende, Suriyede öldürülenlerin sayısı 200’ün üstünde idi.. Bunlara karşı Paris sokaklarında kolkola giren Şovmenlerden bir tane kınaması yoktu. Çünkü, ölenler Fransız ve batılı değil Müslümandı.

Fransanın Afrikada, Cezairde katlettiği milyonlarca insanın, Amarikanın Ebu Garip ve Guantamonada, Irak ve Afganistanda işlediği zulüm, işgence ve katliamların 9 şiddetinde deprem gibi insanları sarstığını, çılgına çevirip birer canlı bomba haline getirdiğini neden hatırlamıyoruz?

 Atmış yıldır Filistin halkına karşı terör uygulayan, onları yerlerinden, yurtların kovan, suçsuz insanları hava, deniz ve kara saldırılarıyla çoluk çocuk demeden katleden Siyonist devleti temsilen, İsrail Başbakanı ve onların katliam ve saldırılarını koşulsuz destekleyen Amerikan ve batılı yandaşları da orada da teröre karşı yürüdüler. Utanmadan sıkılmadan güya terörizme karşı dayanışma için olduklarını göstermeye çalışıyorlar.

Bu manzara katilin kendini gizlemek için öldürdüğü insanın cenaze törenine katılması gibi yüzsüzlük ve ikiyüzlülükten başka hiçbir anlam ifade etmiyor.

Birinci ve 2. Dünya savaşında tüm dünyada, Ortadoğu, Vietnam, Kamboçya, Afganistan ve Irak, Somali ve Pakistanda, Libya ve Mali de emperyalist emelleri için dünyayı kan gölüne çeviren Amerika, Fransa, Almanya, İtalya, Ispanya ve onların suç ortağı müttefikler de Paris’te kol kola girmişler adeta dünyayı kana bulamalarının, dünyanın her yerinde kan dökmelerinin ve terör estirmelerinin zaferini kutluyorlardı.

Paris’te öldürülen 14 kişi insan da dünyanın her yerinde katledilen milyonlarca insan insan değil mi?

Türkiye’de 30 yıl süren savaşının ardında Amerika, İsrail, Fransız, Alman istihbaratının parmak izi olduğunu adımız gibi biliyoruz. Planladıkları, yaktıkları ve körükledikleri bu kör savaşta her iki taraftan öldürülen 60 bin Türkiyeli can insan değil miydi?

Mısırda özgürlük isteyen 5000 kişiyi meydanlarda ve sokaklarda öldüren Sisi’nin, Suriye’de 200 bin kişiyi katleden Esed’in terörizmine karşı bu ikiyüzlü Paris şovmenleri ne yaptı?  Bunlara karşı hangi reaksiyonu gösterdiler.

Batılı devletlere sırtını yaslayarak seri ve kitlesel katliamlar yapan Esed ve Sisi’nin en yakın dostları Paris’te yürüyen bu ikiyüzlü TERÖRİST şovmenler değil mi?

Batı her zaman olduğu gibi keseri kendine doğru yontmaya, kendi dışındakileri insan yerine koymamaya, İslam ve mazlum ülkelerdeki işgal ve sömürülerini sürdürmeye, her türlü şiddet ve baskıyı uygulamaya devam ettikçe terör belası bitmez.

Bir sürü katil ve teröristi Paris’te toplayıp teröre ve terörizme karşı olmak ve kışkırtıcı, pravakotör Charlie Hebdo’yu desteklemek için kol kola girmekle, Avrupa’daki müslümanları fişleyip kara listeye almakla da terör engellenemez.

Terör batının İslam ülkelerine bakışından, bu ülkelerde sürdürdüğü askeri, siyasi, ekonomik işgal, baskı, sömürü ve saldırılardan kaynaklanmakta ve beslenmektedir.

Bunları anlamadıktan sonra terör ve terörizmin nereden kaynaklandığını ve destek gördiğini de anlamak mümkün değil.

Arif Altınbaş, Haber7. Com
Facebook; arifaltunbas@
hotmail.com
Twitter @arfaltunbas

Yorumlar1

  • Metince 11 yıl önce Şikayet Et
    Her canı aziz bilen inancımız terörü hiç bir zaman meşru görmez. Her türlü terörü lanetliyoruz ama insanlığın mazlumların canını alan katliamları da görmesini beklemek hakkımızdır diye düşünüyorum. Her şeyin farkında olan dünya güçlerinde samimiyet ve adalet duygusu gelişmedikçe huzur bulmak zor görünüyor. Hissiyatımızı etkili bir şekilde dile getiren Sn. A. Altunbaş'a teşekkür ve saygılar.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat