Bunca hizmetlerden sonra ...
- GİRİŞ30.10.2015 07:44
- GÜNCELLEME31.10.2015 09:26
Memur, asker ve polisinin maaşı verilemez hale gelmişti. Polisimiz hırsızları kovalamak için arabasına koyacak benzin bulamıyordu. Onlarca bankayı batırmış, devleti soyup soğana çevirmiştik. İnsanımız bunalım ve mutsuzluk içinde ülkeyi terk etmek için fırsatlar arıyorduk.
Hastanelere sağlıklı gidenler hasta olup dönüyordu. İlaç, muayene, doktor, hemşire, ambulans yoktu. Vatandaş evinde vadesi gelmeden rahatça ölüyordu. Bu dünyanın kahrından, militarist rejimin baskı ve teröründen kurtulmak için kısa yoldan öbür dünyayı boyluyordu.
Parasızlıktan, pulsuzluktan Hastahanelerde ölülerimiz ve hastalarımız ele güne karşı rehin tutuluyordu. 200 kişi 1 doktora muayene olmak için geceden sıraya giriyor, karda kışta, sabahın ayazında kuyruklarda saatlerce bekliyor, orada yeni arkadaşlar ve dostluklar ediniyorduk.
Yiğit bir pula muhtaç iken, devlet iflas etmek üzere iken, dünya karşımıza geçmiş perişan halimize güler iken, Başbakan Ecevit Hollandadan bir milyar borç istemiş ve alamayınca hüngür hüngür ağlar iken… AK Parti geldi keyfimizi bozdu.
Ne güzel kahvelerde hokey, tavla, pişti oynayıp eğlenirken aç susuz, ilaçsız ölüp giderken, fakirin fukaranın, garibin gurabanın, yetimin öksüzün evinde ekmek var mı, ısınacak kömürü var mı hiç kimsenin umurunda değil iken AK Parti iktidar oldu ve bizi asırlık uykulardan uyandırıp keyfimizi kaçırdı.
‘’ONE MİNUT’’, ‘’İsrail’e siz sadece öldürmeyi bilirsiniz’’, ‘’Dünya beşten büyüktür’’, ‘’Bu topraklarda kimseye bizden izinsiz operasyon yaptırmayız, Türkiye Kürdü ve Türkü ile, Devletiyle milletiyle bölünmez bir bütündür…’’ diyerek AK Parti Kırk Haramileri ürküttü.
‘’Yeniden büyük Türkiye dediler’’, ‘’Bağdat, Şam, İslamabat, Kahire, Tahran, Üsküp, Saraybosna… ne ise; İstanbul odur.’’ deyip Arap nasyonalistlerini, sömürgeci, emperyalist Avrupalıları, Amerikalıları ve tüm şer güçlerini rahatsız etti.
Onlar da başımıza PKK, YPG, İŞİD, EL KAİDE ve TİKKO-MİKKO gibi bir sürü uzaktan kumandalı Marksist- sol örgütleri bize karşı kışkırttılar, saldırttılar.
Kanal, Hava alanları, Tüneller, Viyadükler, Köprüler, Otobanlar, Barajlar yaparak dağı taşı delik deşik ettiler. Memleketin manzarası değişti. Çalı ve çırpıları keserek keçilerimizin yaşam alanlarını daralttılar. Ne güzel yolların bozukluğu ve çukurlarından dolayı ‘’çağdaş kadınlar’’ kürtaj yapacakları zaman bu yollarda kısa yoldan ücretsiz çocuk düşürüyorlardı. Şimdi nerede her yer asfalt, her yer yol…
Yerli Tank, Uçak, Zırhlı araçlar, Füzeler, Savaş Gemileri, Denizaltılar ve diğer Modern silahlar yaparak dünya barışını bozuyorlar. Neyimize yetmiyor ABD’nin, İngiltere ve Almanya’nın 2. Dünya savaşı sonrası ıskartaya çıkardığı ve bize milyarlarca dolar karşılığı sattığı hurda uçaklar, tanklar, çakaralmaz silahlar?
Dünya otomobil devi Almanya, Japonya, Fransa, Kore varken yerli malı elektrikle çalışan araba yapmak size mi düştü kardeşim? Bu gidişle bu memlekette sizin yüzünüzden eşeğin, atın, katır nesli tükenecek. Bir gün torunlarımız bu hayvanları ancak hayvanat bahçelerinde görecekler.
TOKİ MOKİ, Kentsel dönüşüm de nedir böyle? Biz viranelerimizde, gecekondularımızda depreme karşı her an tetikte mutluca yaşayıp gidiyorduk.
Doğum izni, süt izni, çocuk yardımı da neymiş? Nereden çıktı şimdi bu adetler? ‘’Aaa kadınları şımartıyorsunuz, artık parayı bulunca valla söz falan dinlemiyorlar.’’ Her şeye karşıyız, hiçbir şey istemiyoruz!!!
Okula giden çocuklarımıza bedeva Tablet, Kitap, Süt, Kuru üzüm vererek zekalarını azdırdınız. Hepsi bilgisayarkolik olmak üzereler. Eskiden çocuk parkı, internet oyunları mı vardı. Biz alışmıştık pislik, mikroplar ve yıkıntılar arasında toz toprak içinde oynamaya.
Geri getirin şu çok sıfırlı TL ‘mizi. Bu gidişle Matematik zekamız köreliyor, hesap ve kitap yapmayı unutuyoruz. Bakın demedi demeyin. Böyle giderse geri zekalı milletler sıralamasında ilk on’a girebiliriz.
Memurun, askerlerin, polisin, emeklinin, dul ve yetimin, şehit ailelerinin Banka Hesaplarına gönderdiğiniz maaşları kesin! Saatlerce kuyrukta beklemedikleri için hepsi obez olma tehlikesi ile karşı karşıyalar.
‘’Ey AK Parti hükümetleri ‘’Bize geri verin eski Türkiye’mizi, biz kalkınma malkınma, medeniyet, ilerleme falan bir şey istemiyoruz. Ne olur yerimizde saymaktan mahrum etmeyin bizi’’
Bazıları hala, ’’AK Parti bu memlekete ne yaptı ki’’ diyor. Daha ne yapsın. Sizi zalim rejimin ve batılı emperyalist güçlerin baskı ve boyunduruğundan kurtardı. Sadece bu yeterli değil mi? ’’ Elinizi vicdanınıza koyun ve Pazar günü öyle sandığa gidin! Mesele; Türkiye ve Türkiye’nin geleceğidir. Gerisi teferruat.
Arif Altunbaş /Haber7
Facebook; arifaltunbas@hotmail.com
Twitter @arfaltunbas
Yorumlar2