Sizin kendiniz gibi arkanız da bozuk!

  • GİRİŞ06.11.2015 07:45
  • GÜNCELLEME07.11.2015 09:34

Paralel şakirtlerin ve yandaş medyaların, sosyalist ve Koministlerin, ataist ve batılı Haçlı Şövalyelerinin yardım ve desteklerini aldılar. 80 milletvekili çıkarınca şımardılar, utanmazca havalara girdiler.

"Biz sırtımızı Rojava'ya, Kobani'ye, IŞİD vahşetine karşı direnen halklara, insanlık mücadelesi yürüten YPG-YPJ' ye dayıyoruz. Bunu söylemekte hiçbir sakınca görmüyoruz. Bakın sırtımızı kime dayadığımızı çok net söylüyoruz ve bundan sonrada sırtımızı buraya dayamaya devam edeceğiz"  dediler,‘’ PKK sizi tükrüğünde boğar’’  tehdidinde bulundular. Öz yönetim, ayrılacağız şarkılarıyla horon teptiler.

 ‘’Barış’’ dedik; anlamadılar, ‘’kardeşlik’’; dedik tınlamadılar. ‘’Yapmayın etmeyin. Bakın!  Biz birbirimizle kız alıp kız vermişiz. Biz, bir milletiz. Yabancılar ve düşmanlarımız bizi birbirimize düşürmek, bölmek, parçalamak ve yutmak istiyorlar’’ dedik. Bize güldüler, bizimle alay ettiler. Yetmedi. Bir de savaş ilan ettiler.

Çocuklarına ekmek parası kazanma derdinde olan polislerimizi uyurken enselerinden vurdular. Çarşıda hanımı ve çocuklarının yanında askerimizi şehit ettiler. Hastaları taşıyan Ambulans şoförünü, hastalara bakan Doktorları,  çocukları okutan öğretmenleri vurdular. Okulları, camileri, kursları, caddeleri sokakları, dükkanları, devlet dairelerini, parti binalarını yaktılar. Bölgeyi imar etmeye çalışan inşaat mühendislerini ve işçilerini öldürdüler. Milletin araç ve gereçlerini, köprülerini yaktılar, yıktılar tahrip ettiler.

Şehirleri işgal etmeye kalktılar. Hendekler, barikatlar kazıldı. Kürt halkının malına, canına, namus ve şerefine, kültür ve değerlerine sayısız zarar verdiler. Ve dahası…

Askerimizi işgalci, polisimizi gaspçı, Cumhurbaşkanımızı diktatör ilan ettiler. Milletin seçtiği Hükümeti kabul etmeyerek bölgesel ayrı bir yönetim kurmaya kalktılar.

Bütün bunlara bu millet diktatör dediğiniz Cumhurbaşkanına güvendiği, onu sevdiği ve saydığı, onu kırmamak için sabretti ve katlandılar.  Çünkü; o Barış demişti. Ama onlar, bunu da anlamadılar. Bunu da, umursamadılar. Bin yıl birlikte yaşadığınız kardeşlerinizi değil, Amerika’yı, Avrupa’yı, İsrail’i, Rusya’yı dinlediler ve onlarla birlikte bu millete karşı yıllarca savaştılar ve hala savaşıyorlar.

Bütün bu olan bitenlere rağmen biz onları yine de bağrımıza basıp ‘’Barışa’’ davet ettik, ediyor ve etmeye de devam edeceğiz.

Şimdi de hiçbir şey yapmamışlar, hiçbir şey olmamış gibi utanmadan sıkılmadan barıştan ve kardeşlikten dem vurmaya başladılar. Eyvallah…Bu sefer şart’sız, ama’ sız, lakin’ siz, bidakka’ sız kesinlikle ya silahlarınızı bırakacak veya Türkiye’yi terk edecek, hangi cehenneme gidecekseniz gideceksiniz.

Bundan böyle; sırtınızı ne ABD’ye, ne AB’'ye, ne İsrail’e, ne Rusya’ya, ne İran'a, ne Paralel çeteye, ne de YPG‘ye değil kendi ülkenize ve devletinize, yani; Türkiye’ye dayayacaksınız. Başka şansınız yok.

Hala; sırtınızı KCK’ya, PKK’ya, YPG’ye dayıyoruz veya dayayacağız demeye devam edecekseniz dünya alem bilmektedir ki;  BDP‘nin arkasında KCK, onun arkasında PKK, Onun arkasında PYD, onun arkasında AB ve ABD, onların arkasında İsrail var. Kim kimin arkasında, kim kimin kucağında, kim kimin kollarında olduğunu herkes gibi biz de biliyoruz. Hiçbirinizin sırtı ve arkası sağlam değil. Sizin kendiniz gibi arkanız da çürük.

Sırtınızı kime dönerseniz dönün, kime çevirirseniz çevirin, kime yaslarsanız yaslayın, kime dayarsanız dayayın! Bundan böyle her halükarda oyuna gelip üzülen de, büzülen de, d.zlen de PKK ile onun paydaşları ve yandaşları olacaktır. Çünkü; PKK’ nın ne geçmişi ne de bu günü temiz. Tepeden tırnağa kanlı, kirli ve çürük.

Türkiye’ye güvenmemeye devam eder de sırtınızı eşkıya’ya, arkanızı düşmanların piyonlarına dayarsanız olacak olan malum. Kimse gözünüzün yaşına bakmaz.

‘’Dinsizin hakkından imansız gelir.’’ demişler.

Arif Altunbaş - Haber7
Facebook; arifaltunbas@hotmail.com
Twitter @arfaltunbas

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat