Okumadan okumaya…
- GİRİŞ25.11.2010 08:30
- GÜNCELLEME25.11.2010 08:30
Nasıl bir ruh halinde okuyoruz. Okumayı sevmediğimizi yüzümüze itiraf ettiklerinde de hiç kabullenme içine girmiyoruz. Ne iş, okumadan nasıl bilgi sahibi olacağız peki, bilmediklerimizi en doğru nereden araştıracağız? Birbirimizin yüzünü nasıl okuyoruz? Yıllar öncesinden hatırladığımız okuma günleri, kitap okuma alışkanlıklarımız nerede? Hayıflanmadan önce iğneyi kendimize batırmaktan yanayım bugünlerde. Bugün okuduğumuz bir şey yarınlarımızda uyguladıklarımız olmuyor mu?
Her yıl yapılan kitap fuarlarında neden sadece binlerce insan var. Ve yüz binler ve milyonlarca olmuyor hiç? Hatta bir insan ömrü bir dolu kütüphane içinde en az ya da en çok ne kadar kitap okuyabiliyor c cevabı var mı merak ediyorum. Çok samimiyim bu satırları yazarken. Sadece gündem takip etmekle okuma alışkanlığı kazansaydık belki de bu kadar başarılı bilginlerimiz olmayacaktı aramızda? Yarışma programları bizim daha çok okumamızı tetikliyor ya bu bile kıvılcım size.
Okumanın öneminden herkes bahsediyor, artık bahsetmeyen mi kaldı. Yapılmayı beklenen projeler. “Ağzı olan konuşuyor” tabirini sık sık kullanan bizler acaba kelime hazinemizde okuma alışkanlığımızdan kalma ya da kulaktan duyma anlamını bilmediğimiz kaç kelime ile yola çıkar, yazar, anlatır olduk. Eyvah eyvah.
Şimdi kendini yurtdışındaki örneklerini kendi ülkesine uyarlamaktan çekinmeyen, okumayı ve okutmayı seven “Düşün Taşın Derneği ” adlı bir dernekten ve yaptıklarından bahsedeceğim. Nerelerde kimler neler neler yapıyor derken haksız sayılmam bunca gözlem sonunda zaman zaman kaçırdıklarımızı ömrümüz yettiğince ele almaya gayret edeceğim diye sözüm var değerli okurlarımıza.
Bir grup gencin ciddi ciddi ele aldığı, artık birilerinin kendilerinin hayallerini dinlemeye kalktığı ve gerçekleşmesi için destek olduğu sıradan bir dernek değil “Düşün Taşın”.
Rekor denemesi yaparak dikkatleri üzerine çeken(Ali Samiyen Stadında okuma rekoru), sadece haber olmak için haber olmayan, araçta, müsait yerlerde, durakta ve kitap okunabilecek her yerde okuyorlar. Kendilerine acısız eleştirilerde bulunan, bu uzun yolculuğa büyük sabırla çıkan bu derneğin kurucusu olan Selim Çavuş akıllı aydın Türk genci. Büyük cesaret örneği gösterdiği ve tek tek ikna ettiği dostları ile iyi iletişim kurarak zor olanı başarıyorlar belli ki.
Hatta yine bir ilk Asya koşusu esnasında ellerinde ayrılmadıkları kitaplarıyla köprü üzerinden boğazı seyretmek onlar için eminim ki ap ayrı bir heyecandı. Sadece okumuyorlar, okuduklarını değiş – tokuş ederek birbirlerine özet geçiyorlar. İşte okumak olsun diye değil. Bence şimdilerde kitapların elden değil dijital platformlarda okunması için dikkat çeken projeler gerçekleştirilse bile bu dernek açık ara farkla okuma kültürümüze önümüzdeki günlerde Anadolu’ya açılarak da büyük katkı sağlayacak.
”Okumayan Kalmasın” ismiyle gerçekleştirdikleri ve 2014 yılına kadar devam edecek olan projelerinin akademik altyapısının oluşturulmasında kendilerine yardımcı olacak, bireysel desteklerini esirgemeyecekleri isimlerse gerçekten önemli. Prof. Dr. Şahin KARASAR-Maltepe Üniversitesi- Rektör Yardımcısı, Prof. Dr. Alparslan AÇIKGENÇ –Fatih Üniversitesi -İİBF Dekanı, Prof. Dr. Sami ŞENER-Sakarya Üniversitesi -Sosyoloji Bölüm Başkanı, Prof. Dr. Şule Işınsu ÖZMEN- Bilgi Üniversitesi-İİBF Fakültesi, Prof. Dr. Murat ÖZGEN-İstanbul Üniversitesi –İletişim Fakültesi Bölüm Başkan Yard, Prof.Dr. Mehmet DUMAN –Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü, Prof. Dr. Osman KARAMUSTAFA-Rize Üniversitesi İİBF Dekanı. İşte bu güzel listede bulunan çok kıymetli akademisyenlerimizi bizlerde tek tek kutluyoruz.
Şimdi tırlarla yolculuk yapıp, yeni hiç okunmamış sıfır kitaplarla Anadolu yollarında İstanbul’da yaptıkları okuma günleri farklı etkinliklerini yapacaklar. Desteklemek, bende gerçekten okuyamıyorum ama toplulukta etkileşim halinde okuyabilirim, okumam için disipline olmam lazım diyenler gerekli araştırmayı yapabilirler. Gün geçtikçe çığ gibi büyüyorlar ve okumadan okumaya değişiklik kazanıyorlar. İşte ülkem güzelliklerine türlü türlü örnek.
Etkinlikleri cazip hale getirmez ve inanmazsanız bir kişiyi bile yanınızda göremezsiniz. Lakin bu dostlar inanan ve yola devam edenlerden.
Artık boy boy ansiklopediler yok, bizler daha çok okur – yazar görüp, karşılıklı okumak istiyoruz. “Oku” emri. Bizim için hayattaki kazanımları elde ederken en önemli detayın atlanmaması yararımıza olur diye düşünüyorum.
En son ne zaman kitap okudunuz? Hayatınız boyunca anlattıklarınızda bir kitaptan alıntı var mıydı? Hayal dünyanızda canlandırdığınız kitaplar nelerdi? gibi başta sıkıcı gelen soruların yaşamımızda bizim için ne kadar önemli olduğunu anlayanlardan olmalıyız galiba. Biraz tevazu ne diyelim. Şunu eklemek lazım, artık neredeyse boyama kitabı dışında okuma kitabı veren gazete kampanyaları kalmadı. Sesimiz duyulsun sadece yüz temel eserleri geçelim de bilindik yazarlarımızı, yazar adaylarını cesaretlendirecek şekilde kitap kampanyaları yapsın gazetelerimiz. Okur oranına farklı bir katkı olur nasılsa.
Aynur Ayaz - Haber 7
ayazaynur1@gmail.com
Yorumlar1