Cumhurbaşkanı Başdanışmanı'ndan Haber7'ye 'Yeniden Asya' açıklaması

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün "Yeniden Asya" açılımını başlatıyoruz diyerek, Türkiye'nin vizyonunu genişlettiğini aktardı. Peki "Yeniden Asya Açılımı" nedir ve neyi kapsıyor?... Haber7.com olarak, Türkiye'nin bu hamlesini Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu Asya Polis Teşkilatı kurucusu Talat Enver Çetin ve uzman isimlerle ile konuştuk.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı'ndan Haber7'ye 'Yeniden Asya' açıklaması
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı'ndan Haber7'ye 'Yeniden Asya' açıklaması
GİRİŞ 06.08.2019 14:31 GÜNCELLEME 06.08.2019 15:24
Bu Habere 13 Yorum Yapılmış

Haber7.com Özel Haber / Asya Karagül

 

 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün 11. Büyükelçiler Konferansı'nın açılış konuşmasını yaptı. Çavuşoğlu, Asya'nın farklılıklarını gözeten ancak bölgeye bütüncül bakabilen yeni politikayı oluşturma zamanı geldiğini belirterek "Yeniden Asya" adını verdiğimiz açılımı bugün ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Peki Bakan Çavuşoğlu'nun bahsettiği "Yeniden Asya" açılımı ne anlama geliyor? , Türkiye bir eksen kayması mı yaşıyor?... Türkiye'nin yeni başlattığı bu açılımı, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Rusya Devlet Başkanlığı Akademisi Resmi Temsilcisi Talat Enver Çetin, SETA Ekonomi Araştırmacısı Dr. Şerif Dilek ve emekli albay İbrahim Keleş ile konuştuk.

YALÇIN TOPÇU: SADECE TÜRKİYE DEĞİL, DÜNYA ÜLKELERİ İÇİN DE ÇOK ÖNEMLİ

Yeni Asya ilişkilerimiz üç temel esas doğrultusunda geliştirilecektir. Devlet, özel sektör ve üniversiteler... Ülkemiz ve insanımız Asyalı olduğu kadar, Avrupalı, Avrupalı olduğu kadar da Asyalıdır... Bu noktada Türkiye Merkez ülkedir. Türkiye jeopolitik konumu, tarihi ve kültürel unsurları gereği, ilkeli kazan kazan esasında, ülkede barış ,dünyada barış anlayışı ile ikili ve çok taraflı işbirliklerini sağlayacaktır. Türkiye'nin "Yeni Asya" açılımı bölge ülkeleri için olduğu kadar bütün dünya ülkeleri ve halkları içinde güvenliğe, refaha ve barışa büyük katkısı olacak. Ülkemiz Eylül ayında Asya İşbirliği Diyaloğu Dönem başkanlığını devralacaktır. Yeni Asya Açılımı paydaş ülkelere ve dünya kamuoyuna açıklanacaktır. Bu Yeni Asya açılımı ile sanıyorum ki, Türk dünyasının büyük düşünce ve fikir adamı İsmail Gaspıralı’nın dilde, fikirde, işte birlik Ülkü'sünün gerçekleşmesi içinde çok faydası olacaktır.

TALAT ENVER'DEN ÖNERİ: TÜRKİYE İVEDİLİKLE ASYA-DOĞU BAKANLIĞI KURMALI

Daha önceki televizyon programlarımızda da demiştik, Türkiye'nin ivedilikle Doğu Bakanlığı'nı, Asya Bakanlığı'nı kurması lazımdır. Hem ferdi olarak benim tecrübelerimle hem de Türk milletinin kaderinin sadece Avrupa'nın kapısında beklemek değil aynı zamanda Asya'nın bir parçası olduğunu unutmaması lazım. Asya Bakanlığı kurulması sözü iki üç yıl önce şahsım tarafından söylenmişti. Şimdide sayın bakanın bu açıklamaları oldukça sevindirici. Devlet politikası biliyorsunuz, zamanı gelince açıklama yapıyor. Türkiye artık hiçbir şekilde sırada bekletilecek ayar verilecek tehdit edilecek bir ülke değildir. Bu bizim tarafımızdan, Türkler tarafından 7 bin yıldır biliniyordu ama Avrupa ve ABD tarafından yeni anlaşıldı. Türkiye’nin kararlı adımlarla yürümesi, asla taviz vermemesi Suriye politikasında geri adım atmaması, diğer taraftan Rusya ile ilişkilerindeki tehditlere rağmen Türkiye S-400 meselesinde geri adım atmadı. Şöyle diyebiliriz, S-400 aslında bir mihenk taşı, kilometre taşı. Çünkü S-400 ile birlikte Türkiye’nin hava sahası güvenlik altına alınmıştır. Zaten Türkiye’yi havadan başka işgal etme şansları yok. Tarih bunu gösterdi, Türkiye’yi karadan işgal edemezsiniz. Dolayısıyla Türkiye bir yandan S-400 ile, bir yandan Suriye ile son zamanlarda Doğu Akdeniz’de dede mirası kaynaklara doğru ısrarla, kararlılıkla yürümesinden görülüyor ki artık Avrupa’nın kontrol edebileceği, ABD’nin sözüyle hareket edecek bir ülke değildir. Bu anlaşılmıştır. Bu yüzden Asya birliğini yeniden ilan ediyoruz sözünün anlamı budur. Asyalı olduğumuzu yeniden anladık anlamına gelmiyor. Şu anlama geliyor; artık biz jeopolitik konumumuzdan dolayı ABD ile iyi ilişkiler kuruyorduk, göç sayısı fazla diye, Avrupa’da yaşayan Türkler çok diye tüm ilişkilerin olumlu yönde ilerlemesi için adımlar atıyorduk. Ancak Avrupa ve ABD bunun kıymetini bilmedi. Türklere gereken önemi vermedi. 50-55 yıl kapıda bekletti. Avrupa Birliği vaadiyle, ABD stratejik ortağız diyerek Türkiye’nin başına gelmeyen kalmadı. Bu durumda artık Türkiye hiç kimseye bağımlı olmadığını, Asya ile Avrupa arasında köprü kuran Asyalı bir ülke olduğunu açıkça göstermektedir. Türkiye Asya’da itibarlıdır.  Türkiye’nin Asya’da eski dostları vardır. O yüzden Türkiye Asya’da adam muamelesi görür çünkü adamdır, ortak muamelesi görür çünkü ortaktır. Avrupa’da Türkiye ortak değildi, Türkiye sadece kullanılan bir malzemeydi. Ama Asya’daki ülkelerde -Rusya, Çin, İran, Uzak Doğunun tamamı- Türkiye’ye büyük bir saygı, sadece ekonomik değil tarih itibariyle de büyük bir sempati duymaktadır. Yeniden Asya açılımı diye ilan edilmesi bunun önemli bir parçalarındandır. Bu sözün kesinlikle Türkiye’nin atılımda bir katalizör olarak süreci hızlandıracağı kanaatindeyim. Ben bir Doğu Bakanlığı kurulması yönünde her türlü bilgi birikimimi paylaşmaya hazırım, ben bir Doğu uzmanıyım. Doğu Akdeniz’deki bilinen, açıklanan 3,5 trilyon dolarlık servetin Türkiye’ye ait olduğunu, Türkiye’nin burada büyük payı olduğunu açıklanmasında da Asyalı olmasının, Doğulu olmasının ve Doğu ülkelerinin desteğinin faydalı olduğunu görüyoruz. Akdeniz’den büyük güç olan Türkiye bir yandan stratejik ortağı olan Rusya’yı ve tarihi itibariyle ittifak yaptığı Çin ve Hindistan ‘ı da alarak Batılılar tarafından Doğu’nun sömürülmesinin önüne geçecektir.  Bu bir Doğu-Batı mücadelesidir. Bu mücadelede Batı hep gelip Doğu’nun kaynaklarını çalıp götürmüştür. Doğu, buna Türkiye eliyle bir mesaj vermektedir. Bu coğrafyada en güçlü askerler Türkler olduğu için, olayda bizzat burada cereyan ettiği için Batı’dan Doğu’ya gelen saldırılar önce Türklere yapılıyor. Türkler artık Doğu’nun savunucusu olarak Rusya ile birlikte Doğu’nun ahlakına, varlığına, ekonomisine sahip çıkmaktadır. Doğu’nun varlığı Türklerin savunması altındadır.

ŞERİF DİLEK: ABD'NİN İZLEDİĞİ ŞIMARIK TAVIRLAR TÜRKİYE GİBİ ÇOĞU ÜLKEYİ BAŞKA İTTİFAKLARA YÖNLENDİRİYOR

Bugün küresel ekonominin büyük ağırlığı Asya merkezli olarak yeniden şekillenirken, dünyanın siyasi ve ekonomik ekseni de hızla Asya Pasifik bölgesine kayıyor. ABD’nin tek kutuplu dünya düzeni karşısında Asya merkezli BRICS, Avrasya Ekonomi Birliği, ASEAN, APEC, Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) ve Şangay İşbirliği Örgütü gibi oluşumların güçlendiği günümüz siyasi ve ekonomik düzeninde Türkiye’nin yüzünü yalnızca Batı’ya dönmesi beklemek gerçekçi değildir. Hele ki 2008 Küresel Finans Krizi sonrası sanayileşmiş Batılı ülkelerindeki düşük verimlilik, büyüme oranlarındaki düşüşler, işsizlik ve eşitsizliğin yükselişi ile artan popülist hareketler sonucu iç ekonomik ve sosyal çalkantılar bu ülkeleri ciddi çıkmazlara sokmuş ve halen bu sorunların üstesinden gelinememiştir. Üstüne Trump’ın seçilmesi sonrası ABD ve Çin arasında dozajı artan ticaret savaşının bugünlerde yeniden alevlenmesi küresel ekonomideki riskleri tetikliyor ve belirsizlikleri besliyor.

Dolayısıyla bugün ABD’nin izlediği siyasi ve ekonomik politikaları ile birlikte benimsediği tek taraflı, şımarık ve dayatmacı tavır Türkiye gibi başta Çin, Hindistan, Rusya ve Japonya olmak üzere Asya ülkelerini de yeni ittifak sistemlerinin içine doğru kaçınılmaz bir şekilde yönlendirmektedir. Batı menşeli küresel liberal sistemin tıkandığı bu ortamda Türkiye de alternatif ittifakları değerlendirmek istiyor. Bu bağlamda Türkiye’nin başlattığı “Yeniden Asya” açılımı sahip çıkılması gereken çok değerli bir girişimdir. Başlatılan bu girişimin başarılı olmasında bütüncül bir Asya politikasının yanı sıra, buradaki ülkelerle derinleşen ikili ilişkilerin geliştirmesi, altyapı ve diyalog eksikliğinin giderilmesi öncelik kılınmalıdır. Özellikle Türkiye’nin Asya Pasifik Bölgesi’ni daha yakından tanıması, buralarda ihracatçıların piyasalara girmesi/paylarını artırması yolunda orta ve uzun vadeli stratejiler oluşturması önem arz etmektedir.

İBRAHİM KELEŞ: TÜRKİYE ÇOK TARAFLI BİR POLİTİKA İZLİYOR

Çavuşoğlu'nun açıkladığı "Yeniden Asya Açılımı" hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye eksen mi değiştiriyor?

Buna yeni bir açılım dersek biraz yanlış söylemiş oluruz. Geçmişte 'Adriyatik'ten Çin Denizi'ne' diye bir politikamız vardı. Şimdi onun yeniden güncellenmesi ve daha da öteye Çin'e kadar gitmesi düşünülen bir proje bu. Türkiye'nin coğrafi konumu itibariyle bir ayağı Asya'da bir ayağı Avrupa'da. Zaten Türkiye'nin tek kutuplu bir dış politika izlemesi coğrafi konumuna aykırı olurdu. Hele ki günümüzde ABD'nin tek patronajlığı bitti. Çok taraflı ve birçok yerde söz sahibi olacak ülkeler var. Özellikle Asya şu anda dünya nüfusunun %50-60'ına tekabül ediyor. Çin, Hindistan, Rusya ve diğer devletleri sayarsak nüfus çok kalabalık. O sebeple Türkiye'nin bu bölgeye ilgisiz kalması düşünülmezdi. Zaten bizim milletimizin geldiği yer orası, bizim kökenimiz orada. Biz oralarda karşılık buluruz zaten. Zaten Şanghay 5'lisi toplantılarına da artık Türkiye gözlemci statüsüyle katılıyor. Belki ileride tamamen katılacak. O nedenle de Türkiye çok yerinde ve tek kutuplu dünya yerine çok taraflı bir politika istiyor.

Bu açılımın Türkiye'ye ne gibi getirileri olacağını düşünüyorsunuz?

Bir kere Pekin'den başlayıp Londra'ya kadar ulaşan bir İpek Demiryolu projesi var. Bunun en önemli ayağı Türkiye. Çin'de üretilen bir ürün önceden 3 ayda Avrupa'ya ulaşırken şimdi 2 haftada ulaşacak. Türkiye burada 10-12 devlet arasında en çok toprağa sahip ülke, özellikle de Boğazlar bölgesinde. Bunun birçok devlet için kritik bir değeri, ekonomik getirisi var. İngiltere bunu arka plandan destekliyor. Şanghay 5'lisi dediğimiz ekonomik olmanın yanı sıra askeri bir iş birliği teşkilatıdır. Türkiye S-400'leri almakla birlikte Rusya ile bir askeri iş birliği yürütmeye başladı. Hatırlarsanız 2013 yılında biz hava savunma sistemi olarak Çin'den FD-2000 hava savunma sistemini alacaktık. Ama o zamanki baskılar sonucunda bundan vazgeçtik. Fakat dünyadaki nüfus ve ekonomi dengesi Asya'dan yana değişiyor. Avrupa ve ABD firmalarının esas üretim yerleri Çin. Apple'ın üretim yeri de Almanların araç üretim fabrikaları da Çin'de. Dolayısıyla Avrupa bu konuda Çin'e yatırım yapıp fabrika kurarken eksenleri kaymıyor da Türkiye böyle bir vizyon geliştirince neden ekseni kaysın ki? Geçmişte vardı böyle, Türkiye'nin ekseni kayıyor söylemi. İran ile yakınlaşınca İran mı olacağız, Malezya ile yakınlaşınca Malezya mı olacağız? Bu söylemler arka planda art niyetli söylemler. Avrupa'nın Türkiye ile ilgili kaybediş düşüncelerinin dışa vurumudur. Eksen kayması dedikleri Türkiye'nin Avrupa'dan uzaklaşmasıdır. Hayır aslında Türkiye her devlet gibi önce kendi menfaatlerini düşünerek çok yönlü bir dış politika izliyor. Bu sebeple bunlar ayakları yere basmayan söylemler.

KAYNAK: HABER7
YORUMLAR 13
  • M.T 4 ay önce Şikayet Et
    Bunların yanında barış koridoru oluşturmak için geç kalınırsa çekilen acı ve ödenecek bedel daha büyük olabilir. Mutlaka bir bedel olacak ancak 2020 SONUNA KADAR sabredilirse sonrası selamet olacak. Zorluklara dayanma kapasitesi artırılmalı; her şehrin yöneticileri gelmekte olan zorluklar konusunda telkin edilmeli, hazırlıklı olmalılar. Tehditlere karşılık yurtiçi ve yurtdışı misilleme kabiliyetleri EN ÜST seviyeye çıkarılmalı.
    Cevapla
  • M.T 4 ay önce Şikayet Et
    Doğru politikalar, umarım kısa zamanda meyveleri alınır ancak daha pro-aktif olunması gerekli. Şimdiden ilan edilmese de Türkiye-Pakistan-Malezya-Çin ipekyolu güvenlik teşkilatı için adımar atılırsa yakın zaman tehditleri için önleme imkanları artar.
    Cevapla
  • Adsız Atlı 4 ay önce Şikayet Et
    Çooooook geç kalınmış bir hamle. Zira Batı'nın ve ABD'nin kırdığı yumurta kırkı aştı. Bunlarla Türkiye'nin vakit kaybedecek bir günü dâhi olmamalı. AB kriterlerini çoktan çöpe atmalıydık.
    Cevapla
  • Abdullah 4 ay önce Şikayet Et
    "yeni asya" değil "YENİDEN ASYA".. Mağlum yeni asya adı altında nurculuktan sapmış fetönün hizmet ettiği merkezlere hizmet eden bir örgüt var. Bir ihanet güruhu, bir ehl-i dalalet ve bid'a var. O isimle karıştırma olmasın. Açılımın adı YENIDEN ASYA
    Cevapla
  • Hıdır BUDUR 4 ay önce Şikayet Et
    CRİSTOF COLOM'DAN .... YENİ TÜRKİYE'YE ; ......... 1492'de "hep BATI İSTİKAMETİNDE " giden Kristof COLOMB Amerika kıtasını keşfettikten sonra DOĞUYA gelmiştir. Bu olaydan 525 sene sonra "Hep BATI İSTİKAMETİNDE" yol alan Türkiye " Batıdaki ülkelerin bir yandan "DOSTUZ" derken; diğer yandan "saman altından su yürütmelerini ve Türkiye'nin altını oyan tutumlarını" hissetmekten bıktığı için !!!" siyasi olarak yine DOĞU'ya gelmiştir .
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Son Dakika: ABD'den Türkiye'ye tehdit: Parti bitti, artık yolun sonu
'G.Saraylı olacaktım' diyen çocuğa Ali Koç'tan cevap