"Çocuklar ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu ve Öğrenme Güçlükleri" konferansı

AKÜ Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Alpaslan: "Gerek ülkemizde gerekse dünyada yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda her 10 çocuktan birinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tıbbi olarak görülmüştür"

"Çocuklar ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu ve Öğrenme Güçlükleri" konferansı
"Çocuklar ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu ve Öğrenme Güçlükleri" konferansı
GİRİŞ 24.02.2015 17:46 GÜNCELLEME 24.02.2015 17:46
Bu Habere 1 Yorum Yapılmış

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Hamdi Alpaslan, gerek Türkiye'de gerekse dünyada yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda her 10 çocuktan birinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tıbbi olarak görüldüğünü bildirdi.

AKÜ Yaşamboyu Eğitim ve Uygulama Merkezi’nde Alpaslan, tarafından "Çocuklar ve Ergenlerde Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu ve Öğrenme Güçlükleri" konulu bir konferans düzenlendi.

Konferanta konuşan Alpaslan, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun bir hastalık olmadığını kaydetti.

Bize gelen gençlerden birinde dikkat ve konsantrasyon problemi varsa biz onu asla hasta olarak nitelendirmediklerini belirten Alpaslan, şöyle devam etti:

"Dikkatini toplama kusuru veya dikkatini sürdürme kusuru olarak nitelendiriyoruz. Bu çok önemli bir husustur” dedi. Çocukların okul hayatlarında dikkat ve konsantrasyon çok önemli. Dünyada bir grup çocuk var ki bunların zekaları normal, algıları ve idrak etmelerinde ise kusur olmamasına rağmen özellikle akademik yaşamlarında ders çalışırken, ders dinlerken dikkatleri dağılmaktadır. Okula başlandıktan sonra dikkat ve konsantrasyon öğrenme süreci için çok gereklidir. Olmadığı zaman öğrencinin eğitim hayatı aksamaktadır. Eğitim hayatında akranlarına göre dikkat, öğrenme, algılama zekaya bağlı olmayan nedenlerden ötürü akademik olarak zorluk yaşayan bir grup çocuk var. İşte bunlar yaklaşık asırdan daha uzun bir süredir bunlar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar olarak tanımlanmaktadır.

Bir çocukta dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olduğunu söyleyebilmek için 3 alanda bozulma olması gerekir. Bunlar dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüselliktir. Dürtüsellik çocukların kendi davranışlarını kontrol etmelerinde güçlük yaşamalarıdır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda çocuklarda düşünmeden konuşma, sabırsızlık, kendi davranışlarını kontrol etmelerinde güçlük yaşama gibi durumların tıbbi olarak 12 yaşından önce başlamış olması veya en az iki ortamda olması gerekiyor. Gerek ülkemizde gerekse dünyada yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda her 10 çocuktan birinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tıbbi olarak görülmüştür."

KAYNAK: AA
YORUMLAR 1
  • Yetişkin hiperaktivitesi 4 yıl önce Şikayet Et
    Yetişkin hiperaktivitesi de artık öğrenilmeli. Çocukların onda biri dikkati eksik hiperakitfse, yetişkinlerin de 20'de biri öyledir. Ben küçükken hiperaktiftim, teşhis edilmedi, hala hiperaktifim. Teşhis edilseydi de muhtemelen hâlâ hiperaktif olacaktım, ama hayatımı kolaylaştıracak bazı tedbirler belki daha o zamandan alınacaktı. Hâlâ hayatta büyük zorluk çekiyorum. Dikkati yarım dakikada dağılan biri olarak masa başı iş yapmaya çalışıyorum, ama ilmi sevdiğim için başka çarem de yok. Sadece normal davranabilmek için çektiğim çile çok büyük. Benim gibi nice insanlar var ki tembel ve sorumsuz zannedilip kınanmak ve depresyona düşmekle ömür tüketiyoruz. :'(
    Cevapla
DİĞER HABERLER
MEB'den son dakika açıklaması: Okul müdürleri görevden uzaklaştırıldı
Son dakika: Türkiye'den çirkin provokasyona çok sert tepki!