Atatürk, 30 Ağustos'u anlatıyor

''Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz''...

Atatürk, 30 Ağustos'u anlatıyor
Atatürk, 30 Ağustos'u anlatıyor
GİRİŞ 29.08.2008 15:15 GÜNCELLEME 29.08.2008 15:15

Burcu Bilgin'in haberi

Ulusal Kurtuluş Savaşı, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın, 26 Ağustos 1922'de sabaha karşı verdiği emirle başlattığı Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta ''Başkomutanlık Meydan Muharebesi''nin kazanılmasıyla sonuçlandı.

Ulusun topraklarını savunma mücadelesi, 10 Ocak 1920'de İnönü mevzilerinde Yunanlılarla şiddetli çarpışmaların ardından 1. İnönü Zaferi'nin kazanılmasıyla başarıya ulaşmaya başlamıştı.

20 Ocak 1920'de ilk Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edilirken 5 Şubatta TBMM'nin gizli oturumunda Londra Konferansı'na Ankara Hükümeti adına heyet gönderilmesi ve heyetin Meclis üyelerinden oluşması kararlaştırıldı. 6 Şubatta Bekir Sami Bey başkanlığındaki heyet, Ankara'dan hareket etti. 21 Şubatta konferans başladı ve 12 Martta son buldu.

TBMM hükümeti ile Rusya arasında 16 Martta Moskova Anlaşması imzalandı. Masa üzerindeki zaferleri, meydanlardaki zaferler izliyordu. 1 Nisanda 2. İnönü Zaferi kazanıldı. 5 Ağustos; Mustafa Kemal'e geniş yetkilerle ve 3 ay süreyle Başkumandanlık tevcih eden kanun TBMM'de kabul edilirken, 23 Ağustos 1920 günü Yunan ordusu taarruza geçti ve Sakarya Meydan Muharebesi başladı. 26 Ağustosta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın şu emri geldi:

''Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz''...

26 Ağustosta saat 05.30'da topçu ateşiyle Kocatepe'den Büyük Türk Taarruzu başladı. Türk süvarileri, 9 Eylülde İzmir'e girdi ve Kadifekale'ye Türk bayrağı çekildi.

13 Eylülde Sakarya Meydan Muharebesi sona ermiş, düşmanın Sakarya Nehri'nin doğusunda imha edilmesiyle zafer kazanılmıştı. Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle 14 Eylülde genel seferberlik ilan edildi. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 19 Eylülde ''Gazi'' unvanı ve mareşal rütbesini aldı.

Yeni yılın başlangıcında Mersin ve Adana düşman işgalinden kurtulmuştu. Dört bir bucak Türk topraklarının düşman çizmesi altındaki esareti birer birer sona eriyordu.

Kendisi de cepheye hareket eden Mustafa Kemal, saatler ilerleyip sonuç alınınca 31 Ağustos sabahı savaş meydanını dolaştı. Mustafa Kemal, gördüğü manzarayı törende aktarırken, ordunun zaferinin büyüklüğünü, buna karşılık ''hasım ordunun'' uğratıldığı felaketin dehşetini ve savaş meydanından toplanan ölülerin, esir kafilelerinin oluşturduğu görünümün ''bir mahşeri'' andırdığından özenle kurduğu cümlelerle söz etti.

Mustafa Kemal Atatürk, anıtın, ''Türk vatanına göz dikeceklere Türk'ün 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, hücumunu, kudret ve iradesindeki şiddeti hatırlatacağı''nı da kaydetti.

-ATATÜRK, ''30 AĞUSTOS''U ANLATIYOR-

Büyük Taarruz'un mimarı Atatürk, Büyük Nutku'nda 30 Ağustos'u şöyle anlattı:

''...Efendiler, 26/27 Ağustos günlerinde, yani iki gün içinde, düşmanın Karahisar'ın güneyinde 50 ve doğusunda 20,30 kilometre uzunluğundaki müstahkem cephelerini düşürdük. Yenilen düşman ordusunun bütün kuvvetlerini, 30 Ağustos'a kadar Aslıhanlar yöresinde kuşattık. 30 Ağustosta yaptığımız savaş sonunda düşmanın ana kuvvetlerini yok ettik ve esir aldık. Düşman ordusunun başkomutanlığını yapan General Trikopis de esirler arasına girdi. Demek ki, tasarladığımız kesin sonuç, beş günde alınmış oldu. 31 Ağustos 1922 günü ordularımız ana kuvvetleriyle İzmir'e doğru yol alırken diğer birlikleriyle de düşmanın Eskişehir'in kuzeyinde bulunan kuvvetlerini yenmek üzere ilerliyorlardı.

Doğrudan doğruya bana gönderilen bir telsiz telgrafta da İzmir'deki İtilaf Devletleri konsoloslarına benimle görüşmelerde bulunma yetkisinin verildiği bildirilerek, onlarla hangi gün ve nerede buluşabileceğim soruluyordu. Buna verdiğim cevapta da 9 Eylül 1922'de Kemalpaşa'da görüşebileceğimizi bildirmiştim. Gerçekten de söz verdiğim gün, ben Kemalpaşa'da bulundum. Fakat görüşme isteyenler orada değildi. Çünkü ordularımız, İzmir Rıhtımında ilk verdiğim hedefe, Akdeniz'e ulaşmış bulunuyorlardı

Saygıdeğer efendiler,

Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Muharebesini ve ondan sonra düşman ordusunu tamamiyle yok eden veya esir eden ve kılıç artıklarını Akdeniz'e, Marmara'ya döken harekatımızı açıklayıcı ve vasıflandırıcı söz söylemeyi gereksiz sayarım.

Her safhasıyla düşünülmüş, hazırlanmış, idare edilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu harekat Türk ordusunun, Türk subay ve komuta heyetinin yüksek kudret ve kahramanlığını tarihe bir kere daha geçiren muazzam bir eserdir.

Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal düşüncesinin ölümsüz bir abidesidir. Bu eseri yaratan bir milletin evladı, bir ordunun başkomutanı olduğumdan, mutluluk ve bahtiyarlığım sonsuzdur.''

 (AA)
YORUMLAR 12
  • Mücahit GENÇ 17 yıl önce Şikayet Et
    TÜRKÇE EZAN. İlk Türkçe ezan okunmasının kararını ATATÜRK vermiştir. Ve tam 18 yıl bu ülkede ezan Türkçe okunmuştur. TANRI ULUDUR TANRI ULUDUR. Ayasofya'nın bir kısmını müzeye dönüştüren de ATATÜRK'tür. F.Sultan MEHMED'in bu konuda bedduası vardır. Şimdi ATATÜRK nasıl biridir? Bana kalırsa İSLAM için savaşan MÜCAHİDLERİ kullanmıştır. Ardından gerçek yüzünü göstermiştir.
    Cevapla
  • kaan kaya 17 yıl önce Şikayet Et
    ne diyorsun sen ya?. ee sn metin yazar, "ne yani büyütmemek gerekir" mi demek istiyorsun? he ne demek istiyorsan kendini ifade edememişsin...fransız,ingiliz ve italyana kahbe diyememen senin kişisel sorunun...ama önemli bir sorunun...
    Cevapla
  • Metin Yazar 17 yıl önce Şikayet Et
    Ya ittifak devletleri savaşı kazansaydı?. Osmanlı, Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan ittifakı savaşın galibi olsaydı,işgal edilen İstanbul değil Londra, Paris,Roma, Moskova olacaktı. Oralarda Alman ve Osmanlı askerleri devriye gezecekti. Osmanlılar ve Almanlar diğer şehirlere de asker çıkaracaklar ve onlarda mukavemet teşkilatları kurarak "emperyalist düşman"ı kovmaya çalışacaklardı.. Savaşı bizler kaybettik ve işgal edildik.Bu yüzden kahbe Fransız, İngiliz, İtalyan diyemiyorum. Bu bir savaştır ve savaşlarda işgal de olur müdafaa da.
    Cevapla
  • SERDAR ÇEVİREN 17 yıl önce Şikayet Et
    Zafer bizimdir. Allah gelmiş geçmiş bütün gazi ve şehitlerimizden razı olsun onlara çok şey borçluyuz.
    Cevapla
  • erkan şahin 17 yıl önce Şikayet Et
    çok şühür. Mustafa Kemal Paşa allah senden razı olsun ne mutluki senin gibi bir lideri nasıp etti allah bizlere mekanın cennet olsun
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
"İmamoğlu'nun milletvekilleriyle görüşmesi yasaklandı" iddiasına soruşturma
Trabzonspor yeni transferini açıkladı! 5 yıllık imzayı attı