Çocukları domuz gribinden nasıl koruruz
Uzmanların "mevsimsel griple benzerlik gösteren bir hastalık" olarak yorumladığı ve ülkemizde her geçen gün yayılan H1N1 virüsü (Domuz gribi) özellikle çocukları tehdit ediyor. Peki çocuklarımızı bu hastalıktan nasıl koruruz?
Ceyda ERENEOĞLU'nun haberi
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu, “domuz gribinin, mevsimsel griple benzerlik gösteren bir hastalık” olduğunu söyledi.
Prof. Pehlivanoğlu, “Mevsimsel grip, ülkemizin de yer aldığı kuzey yarımkürede bu yıl da hızlı yayılma eğilimi
göstermeye başladı. Bu nedenle enfeksiyonla mücadele ederek direnç kazanamamış küçük çocuklar arasında ve okullarda grip salgınları görülecektir” dedi.
Griple domuz gribinin belirtilerini öğrenin
Prof. Pehlivanoğlu’na göre H1N1 virüsünün neden olduğuhastalığın ana belirtilerini “ateş, boğaz ağrısı, baş ve eklem ağrıları” oluşturuyor. Öksürük, burun akıntısı ve tıkanıklık her tür gripte görüldüğü için domuz gribinde ateş günlerce yüksek devam ediyor. Bu nedenle belirtilere ek olarak 3 günden daha uzun süren ateşli gripte H1N1’den şüphelenilmesi gerekiyor.
Kimler risk altında?
Anne karnındaki bebekler
2 yaşından küçükler
Astım hastaları
Kötü beslenenler
Beyin hastalığı olanlar
Kronik hastalığı bulunanlar
Diyabet, Obezite
Böbrek, karaciğer ve kalp hastalığı olanlar.
Risk grubunda olmayan çocuklar, ilaç almasın
Risk grubunda olmayan çocukların özel ilaç tedavisine ihtiyaç duymadıklarını belirten Prof. Dr. Pehlivanoğlu, virüsün bölünerek çoğalmasını önleyen antiviral ilaçların, çocuklarda çok sayıda yan etkiye yol açabileceğini söylüyor. “Grip tedavisinde doktor kontrolünde verilen iki tür ilacın etkili olduğunu belirten
Pehlivanoğlu’na göre, ağır hastalık geçiren çocuklar ve risk grubunda bulunanlarda
antiviral ilaçlara başlanması gerekiyor.
Annenin öpücüğü mikropları öldürür
Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu, “Anne sütünde bulunan birçok madde ve hücreler, grip virüsünün en etkili ilaçlarıdır” diyor. Bazı durumlarda ise yeni ortaya çıkan virüse karşı tam korunmada anne sütü bile yeterli olmayabiliyor. Burada devreye giren bir gerçek, mucize gibi bir sonuca işaret ediyor. Daha önce enfeksiyon geçirmiş ya da belirtisiz olarak geçirmekte olan anneler, bebeklerini korumak için onlara özel ilaçları kendi vücutları içinde üretiyor. Prof. Dr. Pehlivanoğlu’na göre bu, doğanın annelere ilaç sanayiinden çok daha önce verdiği bir olanak. Çocuğunu öperek onun bedenindeki mikrop ve çevresindeki maddeleri yutan anne, bağırsağında bunları emerek, lenf bezleri sayesinde mikropları ve grip virüsünü öldürmek için gerekli antikorları üretmiş oluyor. Bu sihirli sistemin işleyişi doğa dışında taklit edilemiyor.
-
kursad erkal 17 yıl önce Şikayet EtALLAH akıl fikir versin. BU haberdeği "doğanın annelere ilaç sanayiinden çok daha önce verdiği bir olanak." cümlesini eğer sayın profosör zikrettiyse onun, yok haberi yapan muhabir arkadaş yazdıysa onun aklına yanayım. Yav bu doğa denen şey ne? Şu dağ bayır, yeşilliklerle kaplı araziler, deniz, nehirler, kuşlar, böcekler vs vs vs. bunların toplamı mı doğa? Bunların toplamı olan doğa gerçekten bir yaratım olayını gerçekleştirebilir mi? yok doğa o kasdedilen değilse ALLAH'ın adlarından biri de -haşa- doğamı? ALLAH gerçek ilim versin!Beğen
-
fatih salman 17 yıl önce Şikayet EtProf. Dr.. İlaç sanayi dediğiniz şey içerisinde binlerce laboratuvar, onbinlercede doktor, bilim adamı vs. çalışanı bulunan bir sektör. Doğa eğer ilaç sanayinden daha önce bu özelliği annelere verdiyse doğanın bundan daha büyük ilmi, araştırması, imkanları olması lazım. Bir profesör aklı ve şuuru olmayan doğaya bu ilmi ve kudreti nasıl verebilir. Bu ilme ve kudrete tüm kainatı yaratan kimse o sahiptir. İnsanı yaratıp ona lazım olacak tüm şifalarıda yiyeceği sebze ve meyvelere yerleştiren zat sahiptir. Yani ALLAH C.C.Beğen