Bakan Bağış'dan AB'ye 'Fasıl' tepkisi

Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Biz bir fasıl açacağız diye her ülkenin kendi uçuk beklentilerine cevap verecek değiliz. Kıbrıs, Türkiye için milli bir davadır. Türkiye AB için Kıbrıs'tan vazgeçmeyecektir'' dedi.

Bakan Bağış'dan AB'ye 'Fasıl' tepkisi
Bakan Bağış'dan AB'ye 'Fasıl' tepkisi
GİRİŞ 25.05.2010 20:31 GÜNCELLEME 25.05.2010 20:31

 Bağış, Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu 64. Toplantısında, komisyon üyelerinin sorularını yanıtladı.

''Anayasa değişiklik paketine TBMM'den tam destek neden sağlanamadı?'' sorusu üzerine Bağış, Anayasa değişikliği paketini bazılarının reddedeceklerini ilan ettiklerini, bazılarının ön koşul olarak kullanmak istediklerini dile getirerek, ''Demokrasilerde uzlaşmak için elinizden geleni yaparsınız. Sonuçta parlamentolar milli egemenliğin temsil edildiği yerlerdir. Ama uzlaşma noktasında bir yere varamazsanız, o zaman toplumun beklentilerine karşılık vermeye çalışırsınız. Eğer toplumun beklentilerine cevap veremezseniz, toplumun ödülü de cezası da sandıkta olur'' dedi.

Anayasa değişikliğini yapabilmek için halka gitmekte olduklarını, konuyu sandığa götürdüklerini ifade eden Bağış, şöyle devam etti:

''Bunu bile engellemeye çalışanlar var. Vatandaşa sorulmasından korkan siyasi görüşlerin demokrasiyi ne kadar benimseyebildikleri ayrı bir konu. Kendi vatandaşının vereceği karardan korkan zihniyetlerle karşı karşıya kalıyoruz.

Ama uzlaşma konusunda 2007 seçimlerinden bu yana hem Cumhurbaşkanı hem Meclis Başkanı hem Başbakan, Anayasa değişikliğiyle ilgili ayrı bir komisyon kurulması için çaba içine girdiler. Birçok siyasi parti böyle bir komisyona üye vermeyeceklerini beyan etti. Daha sonra Anayasa değişikliği paketiyle ilgili çalışmalarımızı yaptıktan sonra kendilerini tek tek ziyaret edip bilgi vermek istedik. Ben 1,5 yılı aşkın bir süredir Türkiye'nin başmüzakerecisiyim. Göreve atandığım hafta Türkiye'nin ana muhalefet liderinden randevu talep ettim. O gün bugün randevu talebimi çeşitli vesilelerle tekrarladım. Bugüne kadar bana randevu verilmiş değildir.''

Egemen Bağış, uzlaşmak için önce diyalog kurulması gerektiğini vurgulayarak, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın da demokratik açılım çalışmalarıyla ilgili bilgi vermek için ana muhalefet partisi başkanından randevu alamadığını, kendisinden önceki Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan'a da o görevi süresince randevu verilmediğini anlattı.

Bağış, ''Sizinle konuşmayı reddedenlerle hangi konuda anlaşabilirsiniz?'' dedi.

-YÜZDE 10 BARAJI-

Yüzde 10 barajı konusunun niye Anayasa değişikliği paketine konulmadığına ilişkin soru üzerine Bağış, ''Yüzde 10, bizim Seçim Kanunumuzla ilgili bir konudur. Seçim Kanunu ile ilgili yapılacak bir değişikliği Anayasa paketinin içine koymanın bir mantığı yok. Seçim Kanunu ile ilgili bir değişiklik söz konusu olursa o zaman öneriler de değerlendirilebilir'' dedi.

Değişiklik paketinde parti kapatmayla ilgili maddenin neden düşürüldüğüne ilişkin olarak da Bağış, ''Partileri defalarca kapatılmış olanlar, parti kapatılmasını engelleyecek kanuna destek vermediler. Demek bundan bir mağduriyet yaratmak istiyorlar. Demek ki bundan bir çıkar elde edeceklerini düşünüyorlar. Demek ki kendi iç siyasi planlarında istismar malzemesi olarak kullanıyorlar'' diye konuştu.

Anayasa paketinde toplu sözleşme dışında kamu çalışanlarına neden grev hakkı tanınmadığına ilişkin soruya da Bağış, şu yanıtı verdi:

''Hiçbir ülkede olmayan, bizde olan 657 diye bir kanun var. Bir kişi devlet memuru olduğu zaman 30 yıl boyunca maaş garantisi, daha sonra da emeklilik garantisine kavuşur. Türkiye'de kamu çalışanının işine son vermek imkansıza yakındır. Bunun üstüne bir de grev hakkını vermek devletin iflası anlamına gelir. Uzun vadede Avrupa'da olduğu gibi sözleşmeli kamu çalışanı düzenine geçebilirsek, o zaman grev hakkı olmalıdır. Toplu sözleşme hakkı, çalışanlara daha esneklik yaratma konusundaki kararlılığı gösterme açısından çok önemli bir başlangıçtır''.

-HEYBELİADA RUHBAN OKULU-

Bağış, Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılması konusunda adım atılıyor mu?'' sorusu üzerine de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Atina'da bu soruya cevap verdiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

''Ruhban Okulu konusuna biz sıcak bakıyoruz. Bu konuda birtakım adımların atılması için ben de Milli Eğitim Bakanımız da ilgili tüm bakanlıklarımız da çalışıyor. Heybeliada, hükümetimiz tarafından kapatılmış bir eğitim kurumu değil. Herhangi bir hükümet tarafından kapatılmış eğitim kurumu da değil. Bir yargı kararı nedeniyle mahkemelerimizce kapatılmış bir kurum. O kararın alındığı günden bu güne geçen 40 yıllık süre içinde değişen kanunlarımızı, Anayasamızı, yönetmeliklerimizi gözden geçiriyoruz ve bu kurumun yeniden açılabilmesi, eğitime başlayabilmesi için herhangi bir yasal değişikliğe ihtiyaç olup olmadığını şu anda değerlendiriyoruz. Kurumlarımızın şu anda görüşlerini topluyoruz. Ama biz bunu bir yandan yaparken, Batı Trakya'da yaşayan Türk ve Müslüman azınlığın yaşadığı sıkıntıları bizim medya kuruluşlarımız, sivil toplum örgütleri ve muhalefet de haklı olarak dile getiriyor. Biz inanıyoruz ki bunlar eş zamanlı iyi niyet adımlarının atılabileceği konulardır. Zannediyorum bu konuda çalışmalarımız bittiği zaman Yunanistan'ın da üzerine düşen sorumlulukları konusunda birtakım adımları atıp atamayacağı belli olacaktır. Bu konuları, bu iki ülkenin liderinin çözebileceğine inanıyorum.''

''Türkiye'deki namus cinayetleri konusunda gerekli yasal düzenlemeler yapıldı, bunlar uygulanıyor mu?'' sorusu üzerine Bağış, namus cinayetleri konusunda gerekli yasal değişikliklerin yapıldığını, hiçbir insanın hiçbir gerekçeyle başka bir insanı öldürmeye hakkı olamayacağını vurguladı.

Eskiden olan birtakım esneklikleri ortadan kaldıran yasal düzenlemelerin uygulamalarını da bizzat takip ettiklerini vurgulayan Bağış, bu amaçla Reform İzleme Grubu toplantılarını Türkiye'nin farklı illerinde yaptıklarını belirtti.

-AÇILAMAYAN FASILLAR-

Bir üyenin, ''İspanya'nın dönem başkanlığında 4 faslın açılması için İspanyolların çok çaba gösterdiği'' şeklindeki sözleri üzerine Bağış, şunları kaydetti:

''4 faslın ikisi, bir üye ülkenin, bir devletin maalesef kaprisleri nedeniyle açılamamaktadır. İspanya dönem başkanı, o ülkenin yöneticilerini ikna edebileceği konusunda çok umutluydu. Şu ana kadar herhangi bir gelişme kaydedilememiştir. Diğer kalan 2 faslın evet Mecliste yasamalarla ilgili boyutu vardır. Gıda güvenliği konusunu TBMM yarın konuşmaya başlayacak. Ümit ediyorum ki bu hafta yasalaşır, sorun çıkmadan o faslı açabiliriz. Sosyal politikalar ve istihdam faslı, rekabet faslı konuşuluyordu, ama onunla ilgili kanun değişikliği yapmaya maalesef Meclis'in takvimi yetmedi. Araya Anayasa değişikliği girdi. Ama şu da bir gerçek. Bugüne kadar askeri bir Anayasa ile AB'ye üye olabilen hiçbir ülke olmadığı gibi bizim de bu konuda süratimizi kesen Türkiye'nin anayasal sınırlamalarıydı. Şimdi bu Anayasa değişikliği paketi 12 Eylülde halkımız tarafından kabul edildikten sonra Türkiye'nin AB sürecinde diğer ülkelerin başından geçtiği gibi ülkemizde de bütün bu sürecin hızlanacağına olan inancımı paylaşmak istiyorum.

Enerji başlığının açılmamasıyla ilgili 'Türkiye neden denizle ilgili bazı anlaşmaları imzalamıyor' deniyor. Türkiye de ulusal çıkarlarını tabii ki gözetecektir. Biz bir fasıl açacağız diye her ülkenin kendi uçuk beklentilerine cevap verecek değiliz. Kıbrıs Türkiye için milli bir davadır. Türkiye, AB için Kıbrıs'tan vazgeçmeyecektir, Kıbrıs için de AB'den vazgeçmeyecektir. Aklın yolu ne ise mantık yoluyla bu sorunlara çare bulunmaya çalışılacaktır. AB sürecinde Kıbrıs'ın da bir çözüme kavuşması, iki taraflı siyasi eşitliğe dayalı çözüme kavuşması bizim de arzu ettiğimiz bir neticedir. Ama eğer adanın güneyinde yaşayanların yüzde 76'sı barışa, birlikte yaşamaya 'hayır' demişse, o zaman onlara fikirlerini gözden geçirmeleri için zaman vermek gerekir. Türkiye ve KKTC kendi mesuliyetlerini yerine getirmişler ve özveride bulunmuşlardır. Eğer Kıbrıs sorunu AB için bu kadar önemliyse niye Kıbrıs üye yapıldı. Kıbrıs'ın üyeliği için engel teşkil etmeyen Kıbrıs sorunu niye Türkiye'nin üyeliği için sorunmuş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bunu hiçbir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kabul etmemekte ve anlamamaktadır.''

KAYNAK: AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
ABD, İran bayraklı tankeri vurdu
Maaşı transferi çıkmaza soktu: Ünlü menajer, Ederson ve F.Bahçe için harekete geçti