'Türkiye Doğu'ya bakarsa AB'ye de girer'
Kazakistan'ın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Serik Cumagül "Türkiye Doğuya ne kadar yakın olursa Avrupa Birliği'ne girişi de o kadar güçlü olacaktır" dedi.
Kazakistan'ın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Serik Cumagül, Türk cumhuriyetleri arasındaki birlikteliğin yılardır konuşulmasına rağmen son yıllarda önemli bir ivme kazandığını, devlet adamlarının karşılıklı ziyaretlerinin daha önce sözde kalan birlikteliğin yaşama geçirilmesini sağladığını belirterek, "Türk cumhuriyetlerinin birlikteliğini sağlamak gelecek nesillere karşı görevimizdir" dedi.
Cumagül, Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi (TÜRKSOY) ve Mersin'in Erdemli ilçe belediyesi işbirliğiyle bu yıl ilki düzenlenen "Büyük Türk Buluşması"na katılmak üzere geldiği Erdemli'de AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923 yılından beri, Kazakistan Cumhuriyeti'nin de 1991 yılından beri hür ve müstakil iki devlet olarak yaşadığını hatırlattı.
Cumagül, bu iki devletten Türkiye Cumhuriyeti'nin mirasçısı olduğu Osmanlı İmparatorluğunun 13'ncü asırdan beri Anadolu topraklarında, Kazakistan Cumhuriyetinin mirasçısı olduğu Kazak İmparatorluğunun ise 15'nci asırdan itibaren Orta Asya topraklarında hüküm sürdüğünü belirterek, "Bu manada Kazakistan-Türkiye ilişkilerinden söz ederken 15. asra kadar inmek mümkün. Daha ötelere gidildiğinde ise zaten bir ilişkiden değil, ancak bir birliktelikten söz edilebilir" dedi.
Türk cumhuriyetlerinin geçmişten gelen bağları nedeniyle bugün de birlikteliklerinin büyük önem taşıdığını ifade eden Cumagül, "Bugüne kadar konuşulmasına rağmen sözde kalan birliktelikler, son yıllarda büyük bir ivme kazandı. Devlet adamlarının ziyaretleri de bunun en somut örneği. Son olarak, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ün Kazakistan'a yaptığı ziyaret de ayrı bir önem arz ediyor. Biz şuna inanıyoruz ki; Türk cumhuriyetlerinin birlikteliğini sağlamak gelecek nesillere karşı görevimizdir" diye konuştu.
Cumagül, Türk cumhuriyetlerinin artık uluslararası bütün örgütlere üye olduğuna dikkati çekerek şunları söyledi:
"Bütün bunlara rağmen bir şey eksikti. Türk dünyası varsa, Türk cumhuriyetleri varsa Türk cumhuriyetleriyle ilgili örgüt olmalıydı. 2006'daki Antalya zirvesinde Kazakistan Cumhurbaşkanımız bu birlikteliğin öneminin mesajlarını verdi. Bugün 7 devlet varız, kaç tanesi olursa olsun bu birliktelik olmalı. Son Türk konseyi anlaşmasına tüm Türk cumhuriyetleri imza atmadı, Özbekistan ve Türkmenistan bunun dışında kaldı. Bu görüş farklılıkları devam ediyor. Biz bu organı bugün için değil yarın için kurduk. Türk cumhuriyetleri birliği, ekonomik açıdan, sosyal açıdan ne kazandırır? Bugün bir şey vermeyebilir somut olarak, ancak yarınki nesiller için çok önemli. Biz bugün, yarın için altyapı kuruyoruz. Bu birlikteliğe sadece Kazakistan'ın, Azerbaycan'ın değil, Türkiye'nin de ihtiyacı var. Bizim de çok ihtiyacımız var. Dünya güçleriyle, Çin'le, Rusya'yla stratejik anlaşmalarımız var, ama Türk dünyası bizim için bir maddi ya da ekonomik değil manevi bir güç. Bizce manevi güç, maddi güçten daha önemli. Çünkü bugünkü manevi güç, yarın ekonomik güce dönüşebilir. Çünkü dünya şartları büyük bir hızla değişiyor. Yarınki ekonomik dengelerin nasıl olacağını kimse bilemez."
Cumagül, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik sürecine de dikkati çekerek, "Türkiye Doğu'ya ne kadar yakın olursa Avrupa Birliği'ne girişi de o kadar güçlü olur. Türk Konseyi, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesine engel olmaz, tam tersi destek olabilir. Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu, 'Türkiye'nin şimdiki Avrupa süreci ok gibi' diyor, 'Oku Avrupa yönüne atmak istiyoruz, ama yayı ne kadar doğuya çevirirsek o okumuz o kadar Avrupa'ya hızlı ve nişana doğru gider...' Bu söze yürekten katılıyorum" ifadesini kullandı.
-EKONOMİK İLİŞKİLER-
Cumagül, Kazakistan'ın ekonomik ilişkileri geliştirme planında öncelikli ülkelerin başını Türkiye Cumhuriyeti'nin çektiğini vurgulayarak şöyle devam etti;
"15 milyonu aşkın nüfusu ve yüz ölçümü bakımından dünyanın en büyük dokuzuncu ülkesi Kazakistan'a Türk yatırımcılarını bekliyoruz. Zaten şu anda Kazakistan'da iş yapan yüzlerce Kazak-Türk şirketi var. Biz bunların artarak devam etmesinden yanayız. Türkiye ile Kazakistan arasındaki dış ticaret krizden etkilendi. Daha önce 3 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmi vardı. Kriz nedeniyle bu biraz düştü, ancak hedefimiz ilk etapta dış ticaret hacmini yıllık 5 milyar dolara çıkarmak. Çünkü küresel gelişmelerden dolayı dünya daraldı. Türkiye dünyanın her yerinde olmalı, Kazakistan'da mutlaka olmalı. Avrasya coğrafyası büyük bir coğrafya. Kazakistan'ın Rusya ile gümrük birliği var, bu 300-350 milyon nüfus demek. Yani Kazakistan'da iş yapan Türk firmalarının Rusya ve Çin'e kadar imkanları artacak.
Cumagül, eğitim alanında da önemli birliktelik sağlandığını belirterek, binlerce öğrencinin Türkiye'nin çeşitli eğitim kurumlarında eğitim gördüğünü, günümüzde de yine çok sayıda Kazakistanlı öğrencinin Türkiye'de bulunduğunu kaydetti.
-"BÜYÜK TÜRK BULUŞMASI"-
Cumagül, eşi ve çocuklarının yanı sıra Kazakistan'ın Ankara Büyükelçiliği İkinci Katibi Asem Ungarsynova ve Üçüncü Katip Nişangül Karatayeva ile katıldığı, TÜRKSOY ve Mersin'in Erdemli ilçe Belediyesi işbirliğiyle bu yıl ilki düzenlenen "Büyük Türk Buluşması"na da değinerek, "Bu buluşma çok önemliydi. Bu yüzden ailemin de bu buluşmaya tanık olmasını istediğim için onları da yanımda getirdim" dedi.
Bu tür buluşmaların tüm Türk cumhuriyetlerinde artarak devam etmesinin önemine dikkati çeken Cumagül, etkinliği düzenleyen TÜRKSOY ve Erdemli Belediyesini kutladığını sözlerine ekledi.