Hanefi Avcı: Herkes Başbakan'ın yanında olmalı

Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, gündeme dair çok önemli açıklamalarda bulundu.

Hanefi Avcı: Herkes Başbakan'ın yanında olmalı
Hanefi Avcı: Herkes Başbakan'ın yanında olmalı
GİRİŞ 26.01.2014 09:07 GÜNCELLEME 26.01.2014 12:02
Bu Habere 10 Yorum Yapılmış

Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Sabah'tan Sevilay Yükselir, Abdurrahman Şimşek ve Yahya Bostan'a konuştu. Paralel yapıyla herkesin mücadele etmesi gerektiğini söyleyen Avcı: "İktidarı, muhalefeti, Türk'ü, Kürt'ü, dindarı, dinsizi ve vatanını seven herkes Başbakan'ın yanında tavır almalı" dedi.

"CEMAATÇİLERE BEN SAHİP ÇIKTIM"

Bugün tartışılan devlet içindeki paralel yapıyı siz 3 yıl önce yazdığınız kitabınızda ele almıştınız. Belli ki bu insanları çok yakından tanıyordunuz...

Avcı: Eskiden biliyorsunuz insanlar 'dindar, İslamcı, Cemaatçi' diye fişlenir emniyet kadrolarında üst görevlere getirilmezdi. Ben geçmişte de hep karşı çıktım. Önemli olan liyakat sahibi olmasıydı. Bu yüzden o dönemde cemaatçi olduğu söylenen insanlara da sahip çıktım. Liyakat sahibi olanlara kritik görevlerde yer açtım. "Bu ülkenin geleceği için güzel insanlar yetişiyor" derdim.

Bir şeylerin yanlış gittiğini ne zaman fark ettiniz?

- Taşkınlıklarına mani olmaya çalışanları tasfiye etmeye başlamaları üzerine farkına vardım.

"SABRİ UZUN GİBİ BİR İSTİHBARATÇIYI HARCADILAR"

Nasıl oldu bu?

- Örneğin Emin Aslan... Celal Uzunkaya, Mustafa Gülcü ve Sabri Uzun gibi isimleri emniyette kurmaya çalıştıkları yapılanmaya engel olacaklarını düşündükleri için ekarte ettiler. Çok ilginçtir... 28 Şubat döneminde Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral'ın "Fethullahçılar raporu" hazırlandığında Emin Bey askere gidip rapora itirazını dile getirmişti. Askeri doğru bilgiler olmadığına ikna etmeye çalışmıştı. Sonra Emin bey Yüksek Şura'da bunların olmaması gereken atama, terfilerine, yanlışlarına karşı çıkınca sahte isimle dinlediler ve mesleğiyle oynadılar. Bir başka mağdur çok iyi bir polis olan Mustafa Gülcü'ydü. Ergenekon Davası başladıktan sonra savcılar emniyetin hazırladığı Ergenekonvari bir yapılanma olduğunu kabul etmesi için baskı yapmışlar. Kabul etmeyince hedef oldu. Bir polis muhbirinin ihbarıyla disiplin soruşturması geçirip pasifize edildi. Emin Aslan'ı yine bir polis muhbirinin ihbarıyla "uyuşturucu kaçakçısı ile ilişkisi var" deyip hapse attılar. Sabri Uzun gibi bir istihbaratçıyı isimsiz ihbar mektupları, sahte kararlarla dinleyip pasif göreve çektiler oradan da müfettiş görevlendirilerek soruşturma açıp 'haksız mal varlığı edindi' diyerek sicilini lekelediler. Bu yaşananlar olan bitenin farkına varmamı sağladı.

"BAŞBAKAN'A HANEFİ AVCI EŞİNİZİ DİNLİYOR DEMİŞLER"

Siz bunu yetkililere anlatmayı denediniz mi?

- Birçok görüşmem oldu. O zaman İçişleri Bakanı Beşir Atalay'dı. Beni samimiyetle dinledi. Ama Başbakan'ın ikna olmadığını sanıyorum. Çünkü paralel yapının bu kadarını yapabileceğine inanmadı. Benim kısa bir süre önceki halim gibiydi durumu yani. Bana da başka biri gelip bu şekilde anlatsaydı, görmeseydim, şahit olmasaydım inanmazdım. Başbakan ve çevresini benden soğutmak için de yanlış bilgiler yaydıklarını düşünüyorum. Örneğin KOM Başkanıyken KOM'un İstanbul'da dinlediği bir yeri Başbakan'ın eşi Emine Hanım aramış. O telefon tapelerini Başbakan'a götürüp "Hanefi Avcı eşinizi dinliyor" demişler. Sonradan gerçeğin bilindiğini, böyle bir dinleme yapmadığımızın anlaşıldığını öğrendim. Ancak benimle ilgili Başbakan'a başka neler söylendi onu bilmiyorum.

"ALLAH ŞAŞIRTTI BAŞBAKAN'A ÇOK ERKEN SALDIRDILAR"

Yani siz derdinizi kimseye anlatamadığınız için yazdınız 'Haliç'te Yaşayan Simonlar'ı...

- Kayıtlara düşmek ve sonrasına ışık tutmak, kamuoyuna aktarmak için yazdım. Zaman beni haklı çıkardı. Hani derler ya; Olaylar yeniyken müdahale ederseniz çabuk önlem alırsınız. Öyle olmalıydı ama olmadı ve o olaylar büyüdü, büyüdü ve şimdi hükümetin karşısına büyük bir kaos olarak çıktı. Ama şükrediyorum ki iyi ki şimdi oldu. İllaki olacaktı sonunda ama Allah şaşırttı ve Başbakan'a çok erken saldırdılar. Bir anormallik vardı ve çok şükür en azından bu hükümet erkenden farkına vardı bu anormalliğin.

"17 ARALIK YOLSUZLUK OPERASYONU DEĞİL"

O zaman siz 17 Aralık operasyonuna sadece yolsuzluk perspektifiyle bakmıyorsunuz.

- Başıma onca işi gelmişken bu yapının yaptığı hiçbir şeye inanmam. Hem böyle yolsuzluk operasyonu mu yapılır? Soruşturmanın nereye gideceğini bilmiyorsunuz ama herkesten saklıyorsunuz. Neden? Çünkü en başından beri niyetiniz belli!

"17 ARALIK USULE UYGUN DEĞİL"

Usule aykırı mı demek istiyorsunuz?

- Evet. Ben de görevdeyken bazı yolsuzluk operasyonları yaptım. Ama yaparken üstlerimi bilgilendirdim. Mesela Enerji Bakanlığı'nda ihalelere fesat karıştırma soruşturması vardı. Bizzat gidip hem Enerji Bakanı'na hem de İçişleri Bakanı'na bilgi verdim. Kim olduklarını, kimlerin adının geçtiğini olayın ne olduğunu anlatmadım ama o bakanlıkta tahkikatlar yaptığımızdan haberdar ettim. Ha yolsuzluk yapan bakanın oğludur, kardeşidir ayrı. Oğlun kardeşin yolsuzluk yapmış demezsin ama bakanlığıyla ilgili bir soruşturma yaptığının bilgisini hem bakanlığına hem de amirlerine haber vermek zorundasın. Validen, Başsavcıdan ya da Adalet Bakanı'ndan niye saklıyorsun? Burada bakıyorsunuz vali şehri yönettiğini sanıyor ama yönetmiyor. Emniyet Müdürü emniyeti yönettiğini sanıyor ama yönetemiyor. İçişleri Bakanı bakanlık yaptığını sanıyor ama gereken bilgiyi alamıyor. Başsavcı da habersiz. Hiçbir amirin haberi olmadan yapılan bir soruşturma var. Böyle bir devlet anlayışı olabilir mi? Bediüzzaman der ki; Hakimiyetin şenni müdahaleyi reddeder. Yani bir yerde bir tek iktidar olur. Çift başlı iktidar olmaz!

"SORUN YALNIZ HÜKÜMETİN DEĞİL HERKESİN"

Mücadele için geç mi kalındı?

- Geç kalındı ama yine de Türkiye bir şans yakaladı. İyi değerlendirmek lazım. Hükümet kararlı ve cesur olmalı. Ancak bu bir yılda iki yılda bertaraf edilebilecek bir yapı değil. Bu sadece polis ya da kriminal hamlelerle de çözülemez. Mücadele uzun bir zaman alacak. Devletin kilit noktalarına yerleşmeleri bu hükümet döneminde oldu. Başbakan kendileri gibi geçmişte dışlanmış bu insanları sahiplendi. Devletin kritik noktalarında görev almalarına hep olumlu baktılar.

Peki bu yapıyla mücadeleden başarıyla çıkılabilecek mi?

- Çıkmak zorundayız. Bir de bu sadece iktidarın sorunu değil. Hepimizin sorunu. Bütün Türkiye'nin. Bugün AK Parti yarın CHP, öbür gün MHP! Kim gelirse gelsin bunlarla mücadele etmek zorunda zaten. O nedenle bu ülkeye aidiyet hisseden herkes, iktidarı muhalefeti, Türk'ü Kürt'ü, dindarı ve dinsizi herkes Başbakan'ın yanında tavır almalı. Bu bir fırsattır, değerlendirilmelidir. Bakın. Bunlara ön ayak olduğu için kızılabilir hükümete. Eleştirilebilir ama hükümet zayıf düşsün Erdoğan iktidardan gitsin diye gidip öbür tarafa destek verilemez. Ben bir mağdur olarak, bunların iftiralarıyla, sahte belge ve komplolarıyla hapse düşmüş hayatı karartılmış bir kişi olarak söylüyorum bunu. Ben de çok kırgınım hükümete. Herkesten daha çok kırgınım çünkü bunların başıma ördüğü çorabı göremediler ve önlem almadılar vaktinde diye. O zaman bana kulak verip bunlara tavır alsalardı ben şimdi görevimin başında bunlarla mücadelede en ön saftaydım.

MUHALEFETİN TAVRINA İÇERDEKİLER KIZIYOR

Sizce operasyonu yapanlar istedikleri algıyı toplum nezdinde yaratabildiler mi?

- Tam tersi oldu. Dışarının nabzını bilemiyorum. Ama bizim mahallede (gülerek cezaevi ortamını kastediyor) algı oldukça farklı. Balyoz ve Ergenekon davalarından yargılananlar şu anda hükümetin yanında tavır alınması gerektiğine inanıyor, muhalefetin tavrına kızıyorlar.

ETİKETLER
Başbakan Erdoğan
YAZDIR
YORUMLAR 10
  • yorumsuz 4 yıl önce Şikayet Et
    yorumsuz... bu dönemde kesin su haklıdır demek yanlıs olacaktır lakin işin içinde o toplulugun oldugu asıkardır bunu anlamak ıcın sadece yayın gruplarını ızlemenız yada varsa tanıdıgınız bıldıgınız o topluluga mensup bırılerı onları dınlemenız kafı gelecektır. ve her ıkı tarafında haklı ayrıca haksız oldukları noktalar vardır. secımde kendı cıkarlarını dusunup akp'ye ol vermeyeceklerı kesındır. kımı desteklerler bılınmez ama bbp on plandadır. Allah ısın sonunu hayr etsın
    Cevapla
  • burak altin 4 yıl önce Şikayet Et
    hanefi avci. dune kadar bu adam icin ne dediniz o size ne dedi simdi bu nasil bi sulh yaa ulan icerde olan adami kim dinler kargalar dinler...
    Cevapla
  • HalitBinVelit 4 yıl önce Şikayet Et
    AK partiyi hiç bir güç indiremez! diyelim indirdiler Mehdi Aleyhiselam gelecek O getirilecek cunta veya Keferenin desteklediği iktidarı indirecek!...Mehdi istanbuldan cihat verecek!..Dünyadaki Kur-an Hz.peygamber düşmanları temizlenecek!... ...Müslüman Türk Milletinin gücüne kimsenin gücü yetmez!! bu uğurda baş koyduk kellemizi koyduk! Çaresi yok! AK parti ile 2023 ,lü yıllara gideceğiz? ölümüne gideceğiz!? Çünkü ahir zaman süreci başladı ALLAH,ın programı artık devrede AK parti yok ise Mehdi gelecek çaresi yok gelecek!! İslam düşmanlarının,.ABD,nin,AB,nin ,BM,nin,Dünyadaki inanç düşmanlarına balyoz gibi inecek,israil haritadan silinecek!!! Keferelerle ile işbirliği yapan Muhalefet yok edilecek!!!!!..çaresi yok ALLAH deyin? imana gelin?..Huzur için Mehdi Aleyhisselamın geleceği gün için Tek yol AK partidir...
    Cevapla
  • Haydar Kolcu 4 yıl önce Şikayet Et
    ERAY YÜKSEL KARDEŞİM ?. 10 liranız noksan olsa imtihana giremessin,iz ben bu87nu yaşadım.istersen adres bile veririm.yanlış olan senin bildiğin 5 parmak beşi birbirine benzermi hepsi farklı ama gerçek nedeni olayın duygusal olması kusura bakma sen iyi araştır. ((( duygusal = para para )
    Cevapla
  • serdar onurlu 4 yıl önce Şikayet Et
    BU YAPI DEVLETİN TAMAMINI DİNLİYOR DESELER ŞAŞIRMAM. bir operasyonun nereye gideceği kimlere ulaşacağı biliniyorsa bu daha önceden dinlemelerin yapıldığını ve planın hazırlandığını göstermez mi..o plana göre haberdar olması gereken ve kararları çıkartan savcısından hakiminden polisine kadar hepsi bu gizliliğe uyacaklardan seçilmesi gerekiyordu..kimseden habersiz yapılamaz yapılırsa da daha büyük bir organizasyona işaret etmez mi bu? istanbuldan kalkıyor kaç şehirde arama yapıyorsunuz..bu kararları kimlerden nasıl alıyorsunuz..her ilin hakimi bilgi almadan önüne gelene imza mı atıyor diyeceksiniz.eğer tek hakimden o illeri kapsayan karar çıkıyorsa bu daha büyük saçmalık değil mi
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Sözcü Gazetesin'den atanamayan öğretmen skandalı!
Elektrikli yerli otomobil görücüye çıktı! Fiyatı..