Yoğurt ilk kez nasıl mayalandı?

Sofralarımızın vazgeçilmezi yoğurdun sütten dönüşmesini sağlayan mayadır. Peki elimizde yoğurt mayalamak için eski yoğurt bulunmuyorsa ne yapmalıyız? Ya da ilk yoğurdun mayası nedir? İşte yoğurdun bilinmeyenleri;

Yoğurt ilk kez nasıl mayalandı?
Yoğurt ilk kez nasıl mayalandı?
GİRİŞ 23.03.2011 15:08 GÜNCELLEME 23.03.2011 15:08
Bu Habere 31 Yorum Yapılmış

Artık dünya internet dünyası, yazdım ve arama motoruna sordum; işte gelen yanıt: "Sütten ürettiğimiz besinlerden biri de yoğurttur. Yoğurt, süt proteinlerinin fermentasyonla çökelmesi sonucu oluşan pıhtıdan ibarettir. Genelikle kaynatılıp ılık hale getirilen süte az miktarda eski yoğurdun eklenmesiyle yapılır. Ilık olan sütün ortasına, daha önceden aynlmış ve suyla karıştırılarak inceltilmiş bir miktar yoğurt yavaş yavaş eklenir. Üzeri kapatılır ve soğumaya alınır.

Burada en önemli girdi, sütün yoğurt haline dönüşmesini sağlayan mayadır. Ve yoğurt yapımında bu görevi eski yoğurt üstlenir. Peki elimizde yoğurt mayalamak için eski yoğurt bulunmuyorsa ne yapmalıyız?

Ya da ilk yoğurdun mayası nedir?

Bu soruların yanıtlan araştmldığmda, "göçebe olarak yaşayan atalarımızın karınca yumurtasından yoğurt yaptığına dair bilgiler edinildi. Bunun üzerine ilk yoğurdun karınca yumurtasından mı, karınca toprağından mı, ya da normal topraktan mı mayalandığını kanıtlamak için araştırmalar yapıldı.

Oktay İnce de çalışmasında, eski yoğurt dışındaki doğal mayaların, sütün yoğurda dönüşmesinde işe yarayıp yaramayacağı ve eğer doğal mayalardan yoğurt olursa, ne kalitede olacağını inceledi. Araştırmasında deneysel olarak süte ev koşullarında değişik oranlarda standart (ticari) yoğurt ve doğal mayalar (normal toprak, karınca yuvası çıkışındaki toprak ve karınca yumurtası) ekleyip, elde edilen yoğurtların ve bunlarla hazırlanan yoğurtların bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerini beş gün süreyle araştırdı. İnce, araştırmasının sonuçlan konusunda şu açıklamayı yapıyor: "Doğal mayalar, içerdikleri çeşitli mikroorganizmalar ve bazı kimyasalların (formik asit vc türevleri vb.) sütü fermente etme özellikleriyle sütün yoğurda dönüşmesini sağlıyor.

Araştırmamızda denenen yoğurtların her bir neslinin, zamana bağlı olarak pH değerinde azalma olduğu saptandı. Doğal mayalarla elde edilen yoğurtların 2, 3 ve 4. nesillerinde ölçülen pH değerinin, standart yoğurt pH'sı ile aynı düzeylerde olduğu saptandı. Yoğurtların fiziksel görüntüsü bakımından doğal mayalarla elde edilen yoğurtların 3. ve 4. nesillerinde hemen hemen lıiç serum ayrılması gözlenmezken, ev yoğurdunda az da olsa serum ayrılması oldu. Duyusal test sonucunda yapı bakımından en iyi yoğurt, karınca toprağıyla mayalanan yoğurt oldu; görünüm olarak karınca toprağı ve karınca yumurtası olumlu sonuçlar verirken, lezzet olarak da en iyi yoğurdu, karınca toprağıyla yapılan mayalamadan elde ettik.

Sonuç olarak, doğal mayalar kullanılarak yoğurt mayalama işlemi sağlandı ve karınca toprağıyla mayalanan yoğurt panelistler ve tüketiciler tarafından en iyi yoğurt seçildi. Eğer bir gün evinizde yoğurt yapmak için maya bulamazsanız, dışarı çıkıp karıncanın oluşturduğu toprak tepecikten biraz almanız yeterli. Unutmayalım ki bu yoğurdu yemek için üç gün beklemek gerekiyor. Çalışmamızın ilerleyen aşamalarında elde edilen yoğurtların mikrobiyolojik analizleri ve besin kalitesini de araştıracağız."

Vallahi isterseniz çıkar karınca yuvası bulur, onun toprağından alır yaparsınız. Ya da ilk yoğurdun bulunması hikâyesini bir de kısacık da olsa benden dinler, hangisinin olup olmayacağına karar verirsiniz.

Geçmiş zamanların birinde hayvancılık yapan bir aile bireyleri otlanmaktan geri dönen ineklerini ya da koyunlarını sağıyorlarmış. Mevsim bahar, yer de bizim Anadolu'ya da onun paralelinde bir ülkeymiş. Hayvanı sağarken zaten kapalı olan havadaki bulutlar öyle bir boşalmış ki, sağmayı yapan kişi kendini korunaklı bir yere zor atmış. Geride kalan süt kabım düşünen kim, kalakalmış ortada.

Neyse bahar yağmuru bu, geldiği gibi de gitmiş. Ancak hava da karardığı için kişi gidip süt kabını almayı unutmuş. Ertesi sabah yine iş güç hayvanları otlatmaya göndermek gerektiği sıra aklına dün akşamki süt kabı gelmiş. İşlerin sonunda gitmiş süt kabını bulmuş ve yerden almış. Ama o da ne? Sallanınca dökülmesi gereken süt taş gibi duruyor. Şaşmış kalmış elbette. Alışılagelmişin dışında bir süt olmuş. Merakla bir parmak daldırmış. A o da ne? Süt kabının içinde olan, öyle beyaz süt gibi ama, daha yoğun bir şey. Merak bu ya elbet o parmak ağza da gitmiş. Aman ne güzel de bir tat! Ve işte yoğurt böyle doğmuş.

Olur mu olmaz mı? Deneyin bakalım nasıl olacak görün. Bu bilgiyi, internetteki sitemden ve hava raporlarımdan beni takip eden bir gıda uzmanı profesör hocam yazmıştı. Sayın hocamız bir Doğu Anadolu gezisinde sütün yağmur suyuyla mayalandığını kendi gözleriyle şaşırarak gördüğünü, tattığını; ancak böyle bir şeyi kendisine birinin aktarma yapması halinde kesinlikle inanmayacağını da yazarak iletmişti. Konu üzerinde dünya literatürüne geçmiş çeşitli efsa-neler de vardır. En yaygın efsaneyse incir yaprağından süzülen yağmur suyunun bakire kız tarafından süte ilavesiyle yoğurt yapmasıdır. Tabi bu efsanelere yapılan yorumlar hemen peşi sıra gelmekte.

Efsanenin yorumu şöyle olmakta:

"Efsane ile bilimi ayırmak zorundayız. Efsanelerdeki gerçeklik ise ayrıca soruşturulabilir. İncir kullanyaprağındaki enzimler sütü pıhtılaş- tınr ama bu, yoğurt değildir."

İşte bu yorumlan yapan kişiler yağmur suyunda her türlü bakteri ve mantarın bol bol olduğunu, zamanla da zenginleştiğini, ayrıca her çeşit aminoasitlerin de olduğunu bilselerdi emin olun ki başka konuşurlardı.

Dedim ya, bu kısacık bir bölümdü. Ancak yine demiştim bu kitap suyun romanı, yağmur suyunun Sahra çöl tozlarıyla bulut içerisinde yaşadığı güneş ışığıyla tetiklenen, bazen de yıldırımlarla alevlenen aşklarının serüveni. Bu serüven her bir bölümünde bilim dünyasına yepyeni ufuklar açmayı da hedefliyor. Hem yağmurun serüvenini inceliyoruz, hem de onun geleceğe tutacağı ışığın daha iyi araştırılması için gençlerimize yepyeni fikirler sunuyoruz. Elbette, kullanmasını bilene, düşünenlere, akıl eden kimselere, öğüt alan kimselere.

Cemal Saydam'ın "Havadan Tozdan" kitabından alıntılanmıştır... Kitapla ilgili teknik bilgileri görmek için TIKLAYINIZ...

YORUMLAR 31
  • 5415617784 2 yıl önce Şikayet Et
    Kıymetli okurlar...Miladi takvime göre 14 Nisan veya sonrasında yağacak ilk yağmur nisan yağmurudur.Rumi takvime göre 1 Nisan olmaktadır.Tamamen ilaçtır...Yağacak ilk yağmur suyu ile tatlımsı bir yoğurt tutar.Aynı gün içinde bile yağsa sonraki yağmurlarla yoğurt tutmaz.Ve daha bir çok özellliği vardır o ilk yağmur suyunun özellikle çocuğu olman insanlar için şiddetle tavsiye edilir.Allaha emanet olun...
    Cevapla
  • ¥¥¥ 2 yıl önce Şikayet Et
    bu tamamen yanlış bence
    Cevapla
  • yusuf eren 3 yıl önce Şikayet Et
    ilk yoğurt yoğurtsuz olmalı yazık ya
    Cevapla
  • SITKI KAYAOĞLU 4 yıl önce Şikayet Et
    1- Bir bardak nohut ilik suda 2 gün bekletilir. suyu ilik süte maya olarak katılır sarılır. şayet yoğurt tutmamışsa mayalı süt biraz ısıtılır tekrar sarılır yoğurt mutlaka tutar. nohut suyu hamur mayası olarakta kullanılabilir. 2- Çayır üzerine yağan çığ kaplara alınarak maya olarak kullanıldığını duydum denemedim.
    Cevapla
  • Nadia Comenachee 8 yıl önce Şikayet Et
    Mesele. herşeyi bilen yorumculara bir sualimiz var. Kefir helal midir? Konuyla alakasız gibi ama bir cevap veriniz.
    Cevapla
  • Kazancıbaşı 2 hafta önce Şikayet Et
    Kefir, gazoz, şeker, sigara ve bilimum güzel şeyler haramdır ve sağlığa zararlıdır.
    Cevapla
  • Acaibamca 2 yıl önce Şikayet Et
    Çok elzem değilse içme. İçinde bir miktar hoşluk veren maddelerden bulunduruyor. Şüpheli şeylerden uzak durmak iyidir. İçmezsek ölmeyiz.
    Cevapla
  • nisan 2 yıl önce Şikayet Et
    Kefir.yiyen agza gore deyisir
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Mac Pro şaşkınlık verici fiyatı ile satışa çıktı
Son dakika: Borsa İstanbul 110 bin puanın üzerine çıktı