Evde 4 ayda 300 defa çıkan yangının sırrı!

Siirt'te 4 kez ev değiştirmelerine rağmen Toprak ailesinin kullandığı eşyalar, bilinmeyen bir nedenle yanıyor. Ailenin evlerinde 4 ayda 300 defa yangın çıktı. Vali, 'Gerçekten fizik ötesi bir olay' derken, müftü cinleri işaret etti.

Evde 4 ayda 300 defa çıkan yangının sırrı!
Evde 4 ayda 300 defa çıkan yangının sırrı!
GİRİŞ 23.12.2012 13:55 GÜNCELLEME 11.02.2013 22:34

Vali Aydın, 'Gerçekten fizik ötesi bir olay, anlam veremedik. İzah edemediğimiz bir nokta var' derken, Müftü Arvas yaşananlarda cinlerin parmağı olabileceğini belirtiyor.

Siirt'te yaşayan Toprak ailesinin oturduğu evdeki eşyaların 4 ayda yaklaşık 300 defa yandığı iddia edildi. Yaşananlar nedeniyle aile 4 kez ev değiştirmek zorunda kaldı. Kameralar önünde alev alan halı ve evin bir kısmı korkuya neden oldu.

Siirt'in Evren Mahallesi'nde ikamet eden Toprak ailesinin yaşadığı ve görenleri adeta dehşete düşüren olay nedeniyle başta valilik olmak üzere, Siirt Üniversitesi ve İl Müftülüğü de harekete geçti.

'ARTIK KİMSE BİZE EV VERMEK İSTEMİYOR'

Evin sahibi Zeki Toprak, ramazan ayının son 10 gününde evlerindeki eşyaların yanmaya başladığını belirtti. O günden sonra kullandıkları eşyaların sürekli yandığını anlatan Toprak, şunları söyledi:

"Bu olay nedeniyle evimi Cizre'ye götürdüm. Eşyalarımız orada da yandı. Irak 'tan hoca getirdim ancak bir yararı olmadı. Tekrar Siirt'e geri geldik. Burada başka bir eve taşındık. Orada da eşyalarımız yandı. Başka bir eve taşındık, orada da yandı. Bu güne kadar 4 ev değiştirdik. Artık kimse bize ev vermek istemiyor. Şimdi babamın evine sığındık. Buzdolabının içi yanıyor, eşyalarımız yanıyor. Bu güne kadar evimizde 300'den fazla yangın çıktı. Bunlardan dördünü itfaiyenin yardımıyla söndürdük. Bizim olduğumuz vakitte eşyalar yanmıyor. Ancak çıktığımız an eşyalar yanmaya başlıyor. Psikolojimiz bozuldu. Her gün dua ediyoruz."

SINIFTA EŞYALARI YANDI

Öte yandan ailenin 5. sınıfta okuyan kızları Melek'in kullandığı eşyaların da sınıfta yandığı ileri sürüldü. Melek'in şimdiye kadar montu, kitapları ve oturduğu sıranın örtüsü henüz belirlenemeyen bir nedenle tutuştu.

Yaşananlar karşısında çok korktuğunu belirten Melek, "Ben akşam montumu eve götürdüm. Sabah annem 'Montun nerede?' diye sordu. Aradım bulamadım. Okula geldim, arkadaşlarım bana 'montun burada yanmış' dedi. Okulda kitaplarımı masanın altına koyuyorum bir süre sonra yanarken buluyorum" dedi.

Sınıf öğretmeni Erhan Yıldız da, sınıftaki olaylar nedeniyle öğrencilerin psikolojisinin bozulduğunu anlattı. Yaşananlara anlam veremediklerini kaydeden Yıldız, şöyle dedi:

"Bu olay ilk meydana geldiğinde çocuklar sınıfta yangın çıktığını söylediler. Sınıfta çocuklardan biri yaramazlık yapmıştır diye düşündüm. Olay ile ilgili sınıfta genel bir arama yaptık. Fakat sınıfta çocuklar üzerinde herhangi bir yakıcı madde bulunmadı. Daha önce evlerinde benzer şeyler olduğu söylenmişti ama hurafe gibi gelmişti, inanmamıştık. Melek'in velisini çağırdık, görüştük. Velisi evlerinde günde bu olayın 3-4 defa tekrarlandığını söyledi. Okulda da 4-5 defadır yangın çıkıyor."

"İZAH EDEMEDİĞİMİZ BİR NOKTA VAR"

Vali Ahmet Aydın, ailenin durumunu öğrendikten sonra kendilerini hocalarla birlikte ziyaret ettiğini söyledi. Ailenin derdine deva olmaya çalıştıklarını ifade eden Vali Aydın, şöyle konuştu:

"Aileyi ben de ziyaret ettim. İlk önce inanamadım aniden ateş yanıyor, yan tarafta öbür tarafta yangın oluyor. Evine gittiğimde baktığımda bir sürü battaniye ve yatakların yandığını gördüm. Gerçekten fizik ötesi bir olay, anlam veremedik. İzah edemediğimiz bir nokta var. Evde tüp ve ateş yakamadıkları için aileye günde 3 öğün sıcak yemek vermeye başladık. Bu yangın devamlı oluyor. Çocuk okula gidiyor, okul yanıyor. Sınıftaki sırası askıya astığı montu yanıyor. Bu noktada biz de uğraşıyoruz, inşallah dertlerine deva buluruz."

Siirt Üniversitesi (SÜ) Rektörü Prof. Dr. Murat Erman da olayın çok yönlü araştırılması gerektiğini belirterek, "Bir vatandaşımızın evinde 300'ün üzerinde yangın veya yanma hadisesi meydana geldiğinden haberdarız. Bu olayın çok yönlü olarak araştırılması gerekmektedir. Arkadaşlarımız bu konu ile ilgili çeşitli bilim dallarından akademisyenleri görevlendirmek suretiyle konunun bilimsel yönünü araştırmak üzere harekete geçmiş bulunmaktadırlar" dedi.

MÜFTÜ: CİNLER OLABİLİR

Müftü Faruk Arvas ise kendilerine de intikal eden olayın mahiyetini tam olarak bilmediklerini kaydederek, şöyle dedi:

"Ben aileye şunu ifade ettim. İnancımıza göre, cin diye bir varlığın olduğundan haberdarız. Zariyat Suresi 56'ıncı ayeti kerimede 'Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk yapsınlar diye yarattım' denilmektedir. Ayrıca Cin Suresi'nde başlı başına Allah'u teala hazretleri cinlerin varlığından bahsetmektedir. Yine Felak Suresi'nde, 'Yarattığının şerrinden sana sığınırım' yani demek ki bu cin dediğimiz varlıkların bir kısmının iyi varlıklar olduğunu aynı zamanda onların kötülerinin de olabileceğini öğrenmekteyiz. Etrafına fayda sağlayan olduğu gibi zarar verenin de olduğunu görmekteyiz. Bu hadiseyi gerçekleştirenler onlar mı değil mi bilemeyiz ancak bunun onlar tarafından yapılmış olabileceğini aileye aktardım."

Öte yandan aile fertlerinin cep telefonuyla evden görüntü aldığı sırada halı ve evin bir kısmının kendiliğinden alev aldığı görülüyor.

KAYNAK: AA
YORUMLAR 19
  • ahmet çakır 10 yıl önce Şikayet Et
    rabbim o insanlara korusun ve yardımcısı olsun
    Cevapla
  • ahmet ilhan 13 yıl önce Şikayet Et
    rabbimize iltica ve namaza devam. başlarına gelen felaket için tüm müminler o aileye dua etmelidirler. o musibet hepimize de gelebilirdi. kulluğumuzda eksiklikler varmı? namaz, oruç, zekat, fitre ve öşür borçlarımız varmı? hepimiz kendi hesabımıza düşünmeliyiz. mazlumlara ne kadar destek çıkıyoruz. din dışı cereyanlarla hususan kemalizmden ne kadar uzak duruyoruz. rabbimizin bizlere mesajı ''ey kullarım o musibeti istersem sizlerede verebilirim. kulluğunuzda tenbellik etmeyiniz.'' olarak okumalıyız. rabbimiz bizleri hertürlü dünyevi ve uhrevi belalardan koru. amin amin
    Cevapla
  • ozge izdal 13 yıl önce Şikayet Et
    aile üyelerine psikolojik değerlendirme. merhaba..bir bilim insanı ve psikolog olarak şunu söylemeliyim ki yangınları çıkaranın doğaüstü güçler olmayacağına göre büyük ihtimalle çocuklardan biri olduğunu,okulda montu yanan kız çocuğunun araştırılması gereken ilk kişi olduğunu. kız çocuğunda bir takım kişilik bozukluğu ( anti-sosyal, borderline olası) ya da ailede yaşanan ciddi travmatik yaşantılar sonucu zarar verme davranışları sergilemekte ve bu nedenle evi yakma denemelerinde bulunduğunu tahmin ediyorum..ailenin kameralarda önce, başta çocuklar olmak üzere aile fertlerini pskologların incelemesi kanaatindeyim.
    Cevapla
  • Erhan ACUN 13 yıl önce Şikayet Et
    yapılacak tek şey.... bu aile fertleri kendilerine ait herhangi bir eşya almadan korunaklı bir siteye taşınsınlar bakalım yangın buraya da sıçrayacak mı? eğer yangın burada da devam ederse aile bireyleri gruplara ayrılarak ayrı ayrı evlerde ikamet etmeye başlasınlar. yangın halen devam ederse de ALLAH yardımcıları olsun. ne diyelim?
    Cevapla
  • levonter petrosyan 13 yıl önce Şikayet Et
    kamera koysunlar. bak o zaman nasıl çıkacak işin gerçeği ortaya
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Netanyahu'dan Venezuela iddiası: Geri dönüyorlar
Yunanistan'dan 'yapay zekalı' skandal provokasyon: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldılar!