Fildişi Sahili yeni iç savaşın eşiğinde

Dünya'nın gözü Libya'da ama Fildişi Sahili’nde hayatta kalma mücadelesi verenlerin masum siviller de unutulmamalı!

Fildişi Sahili yeni iç savaşın eşiğinde
Fildişi Sahili yeni iç savaşın eşiğinde
GİRİŞ 02.04.2011 16:50 GÜNCELLEME 02.04.2011 16:50

TASAM Afrika Koordinatörü Ufuk Tepebaş'ın makalesi

Geçtiğimiz Kasım ayının sonunda gerçekleştirilen seçimlerdeki yenilgiyi kabullenmek istemeyen Laurent Gbagbo’nun uygulamakta olduğu şiddete dayalı politikalar sonucu çok sayıda masum sivil yaşamını yitirirken, yüz binlerce insan yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kalmıştır.

Gün geçtikçe artan göç hareketlerinin yanı sıra BM İnsan Hakları Yüksek Komisyonu’nun ki başta olmak üzere hazırlanan çeşitli raporlarda ise bölgede işkence ve cinsel şiddetin yaygınlaştığı, insanların yargısız infaz edildikleri hatta diri diri yakıldıkları bildirilmektedir.

Afrika’nın batısındaki istikrarsızlık, komşu ülkelerden özellikle Liberya ve Gine’yi de ciddi ölçüde tehdit etmekte ve söz konusu ülkelere yönelik büyük çaplı göç hareketleri, az gelişmiş iki ülkedeki koşulları daha da ağırlaştırmaktadır.

Uluslararası Kriz Grubu Başkanı Louise Arbour, Fildişi Sahili’ndeki duruma ilişkin BM Güvenlik Konseyi’ne yazdığı mektupta ülkedeki güvenliğin ve yaşam koşullarının her geçen gün kötüye gittiğini, iç savaşın yeniden canlandığını; bu durum karşısında çatışmaların durdurulması, etnik temizliğin ve kitlesel vahşetin önlenmesi gerektiğini kaydetmiştir.

BM Güvenlik Konseyi’nin ülkedeki çatışmaların sonlandırılmasına ilişkin bu yıl içinde almış olduğu iki karara rağmen ülkedeki katliamın giderek arttığı görülmektedir. Fildişi Sahili’nde BM’nin Barışı Koruma Gücü (UNOCI), dokuz yıldır görev yaparken, ülkedeki koşullardan bihaber dokuz binin üzerinde personel de bu misyonda yer almaktadır.

Günümüzde BM Güvenlik Konseyi’nin tüm ilgisi, büyük oranda Libya üzerinde yoğunlaşmışken, Fildişi Sahili’nde yaşamlarını yitirenlerin ve güç koşullar altında hayatta kalma mücadelesi verenlerin de masum siviller oldukları unutulmamalıdır.

Gbagbo rejimi, başında da ifade edildiği üzere bugün bir bakıma tüm Batı Afrika bölgesindeki barışı, güvenliği ve istikrarı ciddi bir biçimde tehdit etmektedir. Dolayısıyla Batı Afrika Devletleri Ekonomik İşbirliği Örgütü (ECOWAS), Çatışma Önleme Çeçevesi Programı ve imkânları ölçüsünde çaba sarf ederken, Devlet ve Hükümet Başkanları Komisyonu’nun 24 Mart’ta kabul edilen sonuç deklarasyonunda BM Güvenlik Konseyi’nden de çatışmaların durdurulması talebinde bulunmuştur.

Öte yandan Cape Verde Dışişleri eski Bakanı Jose Brito, 26 Mart’ta Afrika Birliği’nin Fildişi Sahili Yüksek Temsilcisi olarak atanmıştır. Ayrıca ECOWAS, Afrika Birliği ve BM Güvenlik Konseyi seçimlerin galibi olarak ilan edilen Alassane Outtara’yı yeni Devlet Başkanı olarak tanımışlardır.

Afrika Birliği’nin ve ECOWAS’ın önceki arabuluculuk girişimleri, beklenen amaca ulaşamamıştır. Buna karşın, yine Afrika Birliği tarafından oluşturulan Yüksek Temsilciler Komitesi’nin 2000 yılından bu yana Devlet Başkanlığı görevini sürdüren Gbagbo’ya çatışmaları sonlandırarak iktidarı devretmesi durumunda finansal ve güvenlik konularında bir takım garantiler verilebileceği konusunda görüş alış verişinde bulunduğu görülmektedir.

Sorunun yakın zamanda çözüme kavuşturularak ülkedeki güvenliğin tesis edilmesi ve Fildişi Sahili’nin Liberya başta olmak üzere üye ülkelerle ilişkilerinin bozulmaması, son dönemde başarılı ekonomik politikaları ile takdir toplayan ECOWAS’ın itibarı açısından da büyük önem arz etmektedir ki söz konusu Topluluğun, soruna ilişkin izlemekte olduğu aktif diplomasiyi de bu çerçevede tanımlamak mümkündür.

(Tasam)

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Aylar öncesine geri dönüş! FED'den umutları kıran açıklama
Lider Başakşehir firesiz devam!