İsrail'de alarm! Suudi Arabistan hesabı tutmadı! Dengeleri sarsan hamleler

İsrail’in Suudi Arabistan ile normalleşme hesabı tutmadı. Riyad, Türkiye’nin yanı sıra Pakistan, İran ve Katar ile yakınlaştı. Suudi Arabistan'ın peş peşe dengeleri değiştirecek adımları İsrail'in alarm durumuna geçmesine neden oldu.

GİRİŞ 13.01.2026 07:17 GÜNCELLEME 13.01.2026 08:10
HABERİN ÖZETİ
ÖZETİ DİNLE
  • Suudi Arabistan, İsrail'in saldırgan politikalarına karşı yeni bir bölgesel güvenlik denklemi arayışına girdi.
  • Riyad yönetimi, Filistin Devleti kurulmadıkça İsrail ile normalleşmeyeceğini belirterek, bölgedeki diğer İslam ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmeyi hedefliyor.
  • Suudi Arabistan, İsrail’in bölgedeki nüfuzunu engellemeye yönelik stratejiler geliştiriyor ve Türkiye ile ilişkilerini güçlendirerek bölgesel denge arayışında bulunuyor.

Haydut devlet İsrail'in iki yıldır saldırgan politikalarında zirve yapması ve en son bölgedeki en önemli ABD müttefiklerinden Katar'ı vurmasının ardından Körfez bölgesinin "büyük abisi" Suudi Arabistan'ın, işgalci güce karşı yeni bir bölgesel güvenlik denklemi arayışına girdiği belirtiliyor. 

Terör devletinin normalleşme taleplerine Filistin Devleti kurulmadıkça yanıt vermeyeceğini açıklayan Riyad yönetimi, işgalci gücün Afrika Boynuzu ve Yemen'i istikrarsızlaştırmaya yönelik hamlelerinin ardından yeni bir bölgesel politikalarında yeni bir strateji çizdiği görülüyor.

İSRAİL ALARM DURUMUNA GEÇTİ

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın (MBS) bu çerçevede bölgedeki önemli İslam ülkeleriyle ilişkiyi güçlendirmeyi ve birlikte hareket etmeyi tercih ettiği görülüyor. İsrail medyasında çıkan haberlere göre Riyad'ın, Türkiye, İran, Katar, Mısır ve Pakistan gibi bölgesel ağırlığı yüksek ülkeleri aynı denkleminde buluşturmayı amaçlayan yeni bir eksen oluşturmayı amaçlandığına yönelik işaretler İsrail'de alarma sebep olmuş durumda.

Suriye, Suudi Arabistan

İŞGALCİ GÜCÜN NÜFUZUNU ENGELLEME

Bu çerçevede Suudi Arabistan’ın son dönemde Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yönelik sertleşen tutumu dikkat çekiyor. Riyad yönetimi, BAE’yi yalnızca Yemen, Sudan ve Afrika Boynuzu gibi alanlarda “kontrolsüz maceracılık” yapmakla değil, aynı zamanda İsrail ile Suudi çıkarlarını zedeleyen bir iş birliği geliştirmekle suçluyor. Suudi siyasi ve güvenlik çevrelerinde, Abu Dabi yönetiminin Tel Aviv’le kurduğu derin stratejik bağların, İsrail’in bölgedeki nüfuzunu genişleten bir “taşıyıcı kolon” işlevi gördüğü değerlendirmesi öne çıkıyor.

Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Başkan Erdoğan

YEMEN, SOMALİ VE SURİYE ADIMLARI

Foreign Policy'de yayınlanan bir analizde de, Suudi Arabistan’ın BAE’ye karşı hamleleri yalnızca söz konusu ülkeyi dizginleme amacı taşımıyor aynı zamanda giderek daha öngörülemez ve tehditkâr görülen haydut İsrail’e karşı bir denge oluşturma arayışının parçası olarak okunuyor. Riyad, İsrail’in Gazze'deki soykırım sonrası agresifleşen askeri ve siyasi çizgisinin, bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiği kanaatinde. Bu nedenle Suudi yönetimi, İsrail’le açıktan normalleşme sürecini askıya alırken, dolaylı bir çevreleme stratejisini devreye sokuyor. Riyad'ın son bir ayda Yemen'de ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi'ni bertaraf eden askeri girişimi, Suriye'de Şam yönetimine güçlü siyasi ve ekonomik destek ile geçen hafta Somali'nin başkenti Mogadişu'ya doğrudan sivil uçuşlara başlama kararının, İsrail'in hareket alanını kısıtlamaya dönük politikanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

BÖLGE ÜLKELERİYLE GÜÇLÜ DURUŞ

Bu stratejinin önemli ayaklarından birinin ise Türkiye ile ilişkilerin üst seviyeye çıkarılması olduğu değerlendiriliyor. Riyad'ın, Ankara’yı hem diplomatik hem de güvenlik düzleminde vazgeçilmez bir aktör olarak görüyor. Afrika’da Türk çıkarlarıyla örtüşen politikalar izlenmesi, Sudan ve Somali gibi dosyalarda koordinasyon arayışları bu yaklaşımın somut göstergeleri arasında yer alıyor. Benzer şekilde Katar’la ilişkilerin normalleştirilmesi, Pakistan ile Eylül ayında imzalanan savunma iş birliği anlaşması ve İran’la başlatılan diyalog süreci, Suudi Arabistan’ın bölge ülkeleriyle güçlü ilişki arayışını ortaya koyuyor. Suudi Arabistan'ın haydut devlet İsrail'in dikte etmeye çalıştığı kaotik düzene karşı çok katmanlı bir dengeleme politikası geliştirdiği söylenebilir. Bu süreç, hem İsrail’in hareket alanını sınırlamayı hem de Suudi Arabistan’ı bölgesel oyunun kurucu aktörlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.
 

KAYNAK: YENİ ŞAFAK
Mehmet Küçükkahveci . Haber7.com - Güncel / Siyaset Sorumlu Editör
Haber 7 - Mehmet Küçükkahveci  .

Editör Hakkında

Orta ve lise eğitimini Kayseri'de tamamladı. Üniversite öğrenimini İstanbul Üniversitesi Coğrafya bölümünde tamamladı. 2008 yılında Haber7.com'da gazetecilik mesleğine ilk adımını attı. 15 yıllık profesyonel editörlük kariyerinde tüm kategorilerde görev yaptı. Meslek hayatına Haber7.com'da 'Güncel/Siyaset Sorumlu Editörü' olarak devam etmektedir.
YORUMLAR 22
  • Muratty55 25 dakika önce Şikayet Et
    Çok geç kalınmış stratejik duruş. Umalimki bundan sonra Türk savunma sanayisine mali güç aktarır. Türkiye Pakistan Suud Mısır askeri ve ekonomik olarak pakt olsalar hiç bir güç bölgede at oynatamaz. Güven vermesede kulağa hoş geliyor. Muslumanlar birlik olmalı artık yeter.
    Cevapla
  • Misafir 25 dakika önce Şikayet Et
    Suud a pek güvenesim yok ṣu an,
    Cevapla
  • Milliyetçi 38 dakika önce Şikayet Et
    Suudi Arabistan paralarını Amerika ya yedireceğine türkiye ye para yardım etse orta Doğu'nun aslan ı olur valla kimse buralara yaklaşamaz
    Cevapla
  • misafir53 44 dakika önce Şikayet Et
    Suudlara pek güvenilmez ama neyse, inşaallah diyelim
    Cevapla
  • Ersever 57 dakika önce Şikayet Et
    Geç kalınmış bir uyanış.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
13 Ocak Salı 2026 Gazete Manşetleri
NATO Genel Sekreteri Rutte'den Bayraktar TB2 övgüsü: Teknolojinizden çok etkilendim