ABD'li profesör Erdoğan'ı hedef alarak YPG güzellemesi yaptı: Türkiye'yi suçladı!
Türkiye'ye düşmanlığı ile bilinen ABD'li ünlü akademisyen Michael Rubin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alarak ABD'nin YPG ile olan ilişkisini sonlandırmasına tepki gösterdi. Rubin, ABD ile ittifak kurulmasını eleştirdi.
- ABD'li akademisyen Rubin, ABD'nin müttefiklik ilişkilerini "tek gecelik ilişkiler" olarak tanımlayarak, Türkiye'yi hedef alan ağır ithamlarda bulundu.
- Rubin, Türkiye'nin terörle mücadelesini çarpıtarak, YPG'yi "vazgeçilmez ortak" olarak sundu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı asılsız iddialarla suçladı.
- Rubin, ABD ile ittifak kurmanın stratejik bir hata olduğunu belirterek, bu durumun en çok İsrail'i etkileyeceğini savundu.
-
Haber7-ÖZEL
ABD’nin İsrail lobisinin Washington’daki en bilindik aparatlarından akademisyen Dr. Michael Rubin, kaleme aldığı son analizinde yine Türkiye’yi hedef aldı.
Rubin, ABD’nin müttefiklik ilişkilerini "tek gecelik ilişkilere" benzeterek müttefikleri uyardı. Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı asılsız iddialarla hedef alarak, terör örgütü YPG’yi adeta bir "sadakat abidesi" gibi sunma hadsizliğinde bulundu.
Eski Pentagon yetkilisi ve Middle East Forum gibi kuruluşlarda İsrail'deki kritik gelişmeleri yakından takip eden Rubin, ABD’nin güvenilmezliğini müttefiklere “ders” olarak sunarken, asıl amacının Türkiye’nin bölgesel gücünü kırmak ve İsrail’in güvenlik endişelerini Washington’ın ajandasının tepesinde tutmak olduğunu bir kez daha gösterdi.

TÜRKİYE DÜŞMANLIĞI YİNE BAŞROLDE
Dr. Michael Rubin, 19FortyFive sitesindeki yazısında, ABD’nin ortaklarını terk etmesini bir devlet politikası haline getirdiğini savunurken, bu tezini Türkiye’ye yönelik ağır ithamlarla desteklemeye çalıştı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’nin kuzeyindeki terör unsurlarını (YPG) kendi kaderine terk etmesini "utanç verici ihanet" olarak niteleyen Rubin, bölgedeki terör yapılanmasını aklamak için skandal ifadeler kullandı.
Rubin, "YPG, sadece Kobani'nin İslam Devleti kuşatmasını kırmakla kalmadı , aynı zamanda Mesud Barzani'nin ABD destekli peşmergelerinin kaçmasının ardından Irak içindeki birçok Ezidi kız ve kadını da kurtardı." dedi.
Rubin, müttefiklik ilişkilerini çarpıtarak, Türkiye’nin terörle mücadelesini ve bölgedeki stratejik duruşunu doğrudan hedef aldı. Rubin, daha da ileri giderek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın DEAŞ üzerinden kâr elde etmeye çalıştığı iftirasını atarak, "Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın IŞİD'den kâr elde etmeye çalıştığı gibi davranırlardı" dedi.

TERÖR ÖRGÜTÜ YPG GÜZELLEMESİ
Rubin’in analizindeki en çarpıcı çarpıtma ise terör örgütü PKK’nın Suriye kolu olan YPG’yi "vazgeçilmez ortak" olarak sunması oldu.
Amerikalıların ölmemesi için YPG’nin "sahada dövüştüğünü" iddia eden Rubin, 10 binden fazla teröristin ölmesini kutsayarak ABD’nin bu grubu terk etmesini "katliama yeşil ışık yakmak" olarak tanımladı.
Washington’daki İsrail çıkarlarının sadık savunucusu olan Rubin’in, bölgedeki terör koridoruna karşı çıkan Türkiye’yi “bencil” olmakla suçlaması, aslında hangi odaklara hizmet ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

İSRAİL’İN APARATLIĞI VE "TERK EDİLME" KORKUSU
Yazısının sonunda asıl karın ağrısını ortaya koyan Rubin, ABD’nin müttefiklik doktrininin bir "boşanmışın tek gecelik ilişkilerine" döndüğünü iddia etti.
Bugün İsrail’e destek veren Trump ve benzeri figürlerin, yarın Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan veya Katar Emiri veya Suudi Veliaht Prensi gibi bölgedeki diğer liderlerle yapılacak bir anlaşma karşılığında İsrail’i de satabileceğini iddia ederek, İsrail lobisine "tetikte olun" mesajı verdi.
Rubin yazmış olduğu yazısında konuya ilişkin şunlara değindi;
Durum açık. Küçük bir gücün Amerika Birleşik Devletleri ile ittifak kurması intihar anlamına gelebilir. Hatta köklü müttefikler bile temkinli olmalı. Birçok İsrail destekçisi Trump'ı Yahudi devletine verdiği destekten dolayı alkışlıyor, ancak bugünkü ortaklığın yarın da destek anlamına geleceğinin garantisi yok, özellikle de Erdoğan, Katar Şeyhi Tamim el-Shani veya Veliaht Prens Muhammed Bin Salman için bedel yeterince yüksekse.
İttifaklar, iniş çıkışları olan evlilikler gibidir. Amerika Birleşik Devletleri artık boşanmış bir ülke ve stratejik doktrini tek gecelik ilişkilere dayanıyor. Belki gelecekteki iyilikler için saatlik, günlük veya yıllık ödeme yapabilir, ancak en uygun ortaklar artık Amerika Birleşik Devletleri'ne tiksintiyle bakacaklar . Amerikan müttefikleri yoluna devam etti.

"ABD İLE İTTİFAK KURMAK STRATEJİK APTALLIK"
Rubin’e göre, ABD ile ittifak kurmak artık "stratejik gaflet" ve bu durumdan en çok zarar görecek olanlardan biri de hamiliğini yaptığı İsrail olabileceğini belirterek, "Trump'ın gidişinden sonra bile, geride bırakacağı ders şu olacak: Amerika Birleşik Devletleri ile ittifak kurmak stratejik bir aptallıktır." dedi.
-
Aşağımirahmetli 10 dakika önce Şikayet EtMaalesef evlenecek, yuva kuracak, nüfus artacak, heyhat. Ne Gezer evlenecek kişileri, dünya tersine dönmüş, Allah garibanlara yardım etsinBeğen
-
Das 15 dakika önce Şikayet EtAbd li Profesör önce abd nin irak suriye afganistan japonya Venezuela politikasini elestirsinBeğen
-
Recep 25 dakika önce Şikayet EtHakikaten dünya lideri olmak herkese nasip olmaz Allah liderimizi Sayın cumhurbaşkanımıza uzun ömürler versin Hz Eyüp aleyselam sabrı nasip etsin içimizdekiler yetmiyormuş gibi ta okyanusun ötesinden biri terör örgütlerini övgülerini sunarken ne gereklidir Sayın cumhurbaşkanımıza eleştiri yapıyor güya kendinden söz ettirmek istiyorBeğen
-
Gerçeğin Sesi 25 dakika önce Şikayet EtTürkiye olarak çok acil Uzay ve Havacılık teknolojileri ile NÜKLEER ENERJİ alanındaki çalışmalarımızı bin kat arttırmak zorundayız.Beğen Toplam 1 beğeni
-
Kuyucu Murat 43 dakika önce Şikayet EtFetö tarafından fonlanan alçağın biri bu! Havlamaları gelir olarak kendisine dönüyor.Beğen Toplam 7 beğeni