İsrail basınından tarihi itiraf: Onları durduramayız

İsrail basınındaki analizlerde, Orta Doğu'da Türkiye'nin askeri kapasitesi, diplomatik hamleleri ve uzun vadeli etki stratejisiyle öne çıktığı belirtildi. Uzmanlar, 'Güçleri anlaşıldığında durdurmak bazen çok zordur.' ifadesinde bulundu.

İsrail basınından tarihi itiraf: Onları durduramayız
İsrail basınından tarihi itiraf: Onları durduramayız
GİRİŞ 12.02.2026 00:44 GÜNCELLEME 12.02.2026 02:13

İsrail basını, Orta Doğu'daki değişen güç dengelerini ve bu tabloda Türkiye'nin artan rolünü mercek altına aldı.

Maariv gazetesine konuşan Hayfa Üniversitesi Strateji ve Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Amatzia Baram, İran, Lübnan ve ABD-İran hattındaki gelişmelerin İsrail'i karmaşık bir stratejik denklemle karşı karşıya bıraktığını söyledi.

"AMERİKAN ASKERİ MÜDAHALESİ İHTİMALİ YÜZDE 50'NİN BİRAZ ÜZERİNDE"

Maariv'e göre Baram, Washington ile Tahran arasında yeniden gündeme gelen nükleer anlaşma girişimlerinin yalnızca İran'ın nükleer kapasitesini değil, bölgedeki genel tehdit dengesini de doğrudan etkilediğini belirtti.

ABD'nin bu süreçte askeri hesapların yanı sıra siyasi imaj kaygılarıyla da hareket ettiğini ifade eden Baram, Başkan Donald Trump'ın güçlü ve somut bir nükleer başarı elde etmek isteyeceğini savundu.

Baram, ABD'nin askeri seçeneği tamamen masadan kaldırmadığını da dile getirerek, sınırlı bir Amerikan askeri müdahalesi ihtimalini "yüzde 50'nin biraz üzerinde" gördüğünü söyledi. İran'ın doğrudan ve hızlı müzakerelere yanaşmaması halinde baskının artacağını belirten İsrailli uzman, Amerikan askeri tehdidinin Tahran'ı tavize zorlamaya dönük bir baskı aracı olduğunu kaydetti.

"İSRAİL, İÇİNDE TÜRKİYE'NİN DE YER ALDIĞI BİR 'ATEŞKES KUŞAĞI' İÇERİSİNDE YER ALABİLİR"

Baram'a göre etkili bir nükleer anlaşma sağlansa bile İsrail açısından tehdit tamamen ortadan kalkmayacak. Varoluşsal riskin azalabileceğini ancak füze kapasitesi ve İran bağlantılı vekil unsurların oluşturduğu tehdidin süreceğini ifade eden Baram, bu durumda İsrail ve ABD'nin füze savunma sistemlerine daha fazla yatırım yapması gerekeceğini vurguladı.

Maariv'in aktardığına göre Baram, ABD'nin İran'ın belirli bir nükleer kapasitesini kabul etmesi halinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington ile ek güvenlik düzenlemelerini masaya yatırması gerektiğini söyledi. İsrail'in, içinde Türkiye'nin de yer aldığı bir "ateş kuşağı" ile karşı karşıya kalabileceğini belirten Baram, bu tablo karşısında daha güçlü Amerikan desteğine ihtiyaç duyulacağını savundu.

LÜBNAN UYARISI

Baram, Lübnan'daki gelişmelere de dikkat çekti. Ülkede Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını isteyen geniş bir siyasi çoğunluk bulunduğunu ancak uluslararası baskının yetersiz kaldığını belirten Baram, bunun İsrail açısından önemli bir stratejik fırsat olduğunu ifade etti. Bu fırsatın değerlendirilmemesi halinde uzun vadeli ve ciddi sonuçlar doğabileceği uyarısında bulundu.

"İSRAİL, ANKARA'NIN STRATEJİK CİDDİYETİNİ HENÜZ TAM KAVRAYAMADI"

Maariv'e konuşan Baram, uzun vadede dikkat edilmesi gereken bir diğer başlığın ise Türkiye'nin artan bölgesel etkisi olduğunu söyledi. Türkiye'nin askeri kapasite açısından İran'dan daha güçlü olduğunu, NATO üyeliği ve Körfez ülkeleriyle ilişkileri sayesinde geniş bir hareket alanına sahip bulunduğunu belirten Baram, İsrail'in Ankara'nın stratejik ciddiyetini henüz tam olarak kavrayamadığını öne sürdü.

Türkiye'nin bölgesel stratejisinin doğrudan askeri işgalden ziyade siyasi, ekonomik ve ideolojik etki ağları kurmaya dayandığını savunan Baram, bunun zamanla bağımlılık üreten bir model olduğunu ifade etti.

"TÜRKİYE LİDERLİĞİNDE BLOK" İDDİASI

Baram, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan arasında şekillenebilecek olası bir yakınlaşmanın ileride Orta Doğu'da önemli bir güç çarpanı oluşturabileceğini söyledi. Bunun kısa vadede acil bir tehdit anlamına gelmediğini ancak uzun vadede bölgesel güç dengesini değiştirebileceğini belirtti.

"TÜRKLERİ DURDURAMAYIZ" İTİRAFI

İsrailli uzman asıl riskin, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik etkisinin zamana yayılarak artması olduğunu vurgulayarak "Bölgesel süreçler bir günde gerçekleşmez, kademeli olarak inşa edilir. Güçleri anlaşıldığında, onları durdurmak bazen çok zordur" dedi.

Son olarak İsrail'in yalnızca mevcut tehditlere değil, gelecekte ortaya çıkabilecek yeni güç dengelerine de hazırlanması gerektiğini dile getiren Baram, bölgesel süreçlerin kademeli ilerlediğini ve geç fark edilen eğilimlerin durdurulmasının zorlaştığını ifade etti.

 

KAYNAK: STAR
Muhammet Binici Haber7.com - Editör
Haber 7 - Muhammet Binici

Editör Hakkında

İstanbul Şişli'de doğan Muhammet Binici, Anadolu Üniversitesi Radyo Televizyon Programcılığı ve Spor Yönetimi bölümlerini bitirdi. Eğitimine, İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümünde devam etmektedir. Gazeteciliğe 2012 yılında yerel haber siteleri ve yerel gazetelerde başladı. Gündem, Magazin alanlarında editör-muhabirlik yaptı. 2016 yılında Yeni Akit Gazetesi'nde bir yıl muhabirlik yaptıktan sonra, 2020 Eylül itibariyle Haber7'de 'Gündem Editörü' olarak görevine devam etmektedir.
YORUMLAR 1
  • Memti 3 saat önce Şikayet Et
    Türkiye ile ciddi ve dönülemez, yani sonuna kadar ölümüne girilecek bir savaşta sonuçlar çok farklı olur. Çünkü Türkiye nin topyekün bir savaşa girmesinin sonuçları kestirilemez eğer Türkiye, israilin topraklarına 100 bin civarında asker indirebilirse ki bunu başarır bu, israilin işgali yani ele geçirilmesi feth edilmesi demektir. Böyle bir durumda içeriden chp yede cephe açmak lazım.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Ercan Havalimanı'ndaki hareketliliğin perde arkası: CIA değil rutin ziyaret
İstanbul'da en çok suç işlenen ilçeler açıklandı! Yaşadığınız ilçede kaç suç işlendi?