Türkiye devreye girdi, açıklama metni değişti: Savaşın esas sorumlusu İsrail
Türkiye, sağduyulu ve soğukkanlı İran politikasını son toplantıya da yansıttı. Ankara, 12 Müslüman ülkenin Dışişleri Bakanı'nın Riyad'daki toplantısının sonunda duyurulan ortak açıklamaya, savaşın esas sorumlusunun İsrail olduğunu ekletti.
Türkiye, Azerbaycan, Suriye, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) dışişleri bakanları, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını ele almak üzere Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir istişare toplantısı gerçekleştirdi.

KÖRFEZ ÜLKELERİNE YAPILAN İRAN SALDIRILARINA TEPKİ
Körfez ülkeleri, İran'ın kendilerini hedef alarak ABD'ye karşı şantaj aracı olarak kullanmak istemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Edinilen bilgilere göre, ABD ve İsrail tarafından İran'a yönelik saldırıların ise toplantının konusu olmadığı kaydedildi.
İslam ülkelerinden İran'a "saldırıları durdur" çağrısı
TÜRKİYE DEVREYE GİRDİ, İSRAİL'E TEPKİ AÇIKLAMAYA EKLETİLDİ
Ancak bu noktada Türkiye devreye girdi. Toplantı sonrası yapılan ortak açıklamaya, İsrail'i eleştiren kısmı Ankara ekletti. Türkiye, savaşın gerçek sorumlusu olarak İsrail'in yayılmacı politikalarına işaret edilmesini sağladı.

TÜRKİYE, İRAN KONUSUNDA SOĞUKKANLI VE SAĞDUYULU
Bildiğiniz üzere, Türkiye'nin İran konusunda soğukkanlı ve sağduyulu bir politikası var. İran'dan ateşlenen füzelere rağmen Türkiye soğukkanlılığını şu ana kadar korudu ve İran'ı doğrudan hedef almadı.
Ancak Ankara, İran'ın Körfez ülkelerine yaptığı saldırılardan da rahatsız. Bu saldırıların, bölgedeki gerilimi daha fazla artırdığını ve ekonomik istikrarsızlık başta olmak üzere gelişmelerin dünyayı kötü etkilediğini söylüyor.

AÇIKLAMA METNİ ŞU ŞEKİLDE:
1. Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı, Suriye Arap Cumhuriyeti, ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İran saldırılarına ilişkin olarak hicri 29 Ramazan 144, miladi 18 Mart 2026 Çarşamba günü Riyad’da istişari bir bakanlar toplantısı gerçekleştirmiştir.
2. Bakanlar, İran'ın Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine, Ürdün Haşimi Krallığı'na, Azerbaycan Cumhuriyeti'ne ve Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik saldırılarını ele almış; balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen ve yerleşim alanlarını, sivil altyapıyı -petrol tesisleri, tuzdan arındırma tesisleri, havalimanları, konut binaları ve diplomatik misyonlar dahil- hedef alan bu kasıtlı İran saldırılarını kınadıklarını ve reddettiklerini teyit etmişlerdir. Bakanlar, bu tür saldırıların hiçbir gerekçeyle veya hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını vurgulamışlardır. Ayrıca devletlerin, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca kendilerini savunma hakkına sahip olduklarını ifade etmişlerdir.
3. Bakanlar, İran'a saldırılarını derhal durdurma çağrısında bulunmuş ve uluslararası hukuk, uluslararası insancıl hukuk ve iyi komşuluk ilkelerine saygı gösterilmesinin, tırmanmanın sona erdirilmesi, bölgenin güvenlik ve istikrarının sağlanması ve krizlerin çözümünde diplomasinin teşvik edilmesi için ilk adım olduğunu vurgulamışlardır. Bakanlar ayrıca İran ile ilişkilerin geleceğinin, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesine, iç işlerine karışılmamasına, egemenliklerinin veya topraklarının herhangi bir şekilde ihlal edilmemesine ve askeri kabiliyetlerin bölge ülkelerini tehdit edecek şekilde kullanılmaması veya geliştirilmemesine bağlı olduğunu belirtmişlerdir.
4. Bakanlar, İran'ın, tüm saldırıların derhal durdurulmasını, komşu devletlere yönelik her türlü provokatif eylem veya tehdidin koşulsuz biçimde sona erdirilmesini ve İran'ın kendi hedeflerine hizmet etmek üzere Arap ülkelerindeki bağlantılı milisleri destekleme, finanse etme ve silahlandırma faaliyetlerini durdurmasını öngören 2817 (2026) sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı'nı uygulama yükümlülüğüne uyması gerektiğini vurgulamışlardır. Ayrıca İran'ın, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz trafiğini kapatmaya veya engellemeye yönelik herhangi bir tedbir veya tehdide başvurmaktan ve Bab el-Mendeb'de deniz güvenliğini tehlikeye atmaktan kaçınması gerektiğini ifade etmişlerdir.
5. Bakanlar, Lübnan'ın güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne desteklerini yinelemiş; Lübnan devletinin egemenliğinin ülkenin tüm topraklarında etkinleştirilmesini ve silahların devletin tekelinde tutulmasına ilişkin Lübnan hükümeti kararını desteklediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırganlığını ve bölgedeki yayılmacı politikasını kınamışlardır.
6. Bakanlar, gelişmeleri izlemek ve ortaya çıkan meseleleri değerlendirmek amacıyla bu konudaki yoğun istişare ve koordinasyonu sürdürme kararlılıklarını teyit etmiş; ortak tutumların oluşturulmasını ve güvenlik, istikrar ve egemenliklerini korumak, İran’ın topraklarına yönelik HAİN saldırılarını durdurmak için gerekli meşru tedbir ve uygulamaların benimsenmesini sağlayacak şekilde çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etmişlerdir."
-
Milletin ferdi 6 gün önce Şikayet EtTürkiye İSLAM Dünyasının TEK itidal ve Teenni İLE siyaset üretebilen ÜLKESİDİR. Bu VATANIN bir ferdi olmaktan ONUR duyuyorum.Beğen Toplam 5 beğeni
-
Ramazan 6 gün önce Şikayet EtHep İran a ayar verme çalışılmış bir kerede ABD ve İsrail’e ayar verin ?saldırıya uğrayan İran canı yanan İran ama komşuları kendi topraklarından İran’a saldırı oluyorsa ne yapacak ?aman kardeşim sen kötülük yap ben susayım mı desin ?iran hem ABD hem İsrail ile uğraşırken Arap kardeşlerimiz ayak ayak üstüne atıp izlemesin ?Beğen Toplam 10 beğeni
-
GOLAN-ŞEBA 6 gün önce Şikayet EtGazzeye Filistine Hamasa kim yardım ettiyse Amerika onu tehdit etti-İsrail bombaladı. Amerika işgal etti-İsrail böldü.Beğen Toplam 8 beğeni
-
mevhibe inal 6 gün önce Şikayet EtAsıl rahatsız olmamız gereken durum....İsrail Müslüman ülkelerde işgal-katliam yaparken Amerikanın Müslüman ülkelerdeki Üslerinden İsraile yardım etmesi.Beğen Toplam 11 beğeni
-
coban 6 gün önce Şikayet Etbuda gösteriyorki ikisidie birbirinin garantisi.. iran olmadan israil olmaz.. israil olmadan iran olmaz.. Müslüman bölgesine bir kanser gibi yerlestirdiler bu iki terörist rejimleri.. ikiside bir iliski icindeler.. birbirlerine karsi nedenler ve sebepler ortaya cikararak ortadoguyu berbat hale getirdiler.. ikisinede acimiyorum.. rejimlere kim destek veriyorsa oda sucludur..Beğen Toplam 6 beğeni