ABD ve İsrail'i eleştiren Alman Cumhurbaşkanı için kamu yayıncısı harekete geçti

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD - İsrail koalisyonunun İran'a karşı yürüttüğü işgal savaşını "feci bir hata" olarak tanımlamıştı.

GİRİŞ 26.03.2026 15:40 GÜNCELLEME 26.03.2026 17:47
HABERİN ÖZETİ
ÖZETİ DİNLE
  • Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik savaşını “uluslararası hukuka aykırı” ve “feci bir hata” olarak nitelendirdi.
  • Bu açıklamalar Almanya’nın kamu yayıncısı Deutsche Welle tarafından paylaşılırken, Steinmeier’in rolünün büyük ölçüde “sembolik” olduğu ve hükümeti temsil etmediği notu eklendi.
  • Açıklamalar hem uluslararası alanda dikkat çekerken hem de bazı kesimlerden destek ve eleştiri aldı.

              
HABER7

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yeniden faaliyete geçen Alman Dışişleri Bakanlığı'nın 75. yıl dönümü etkinliklerinde, İran'da devam eden işgal savaşına ilişkin 25 Mart Salı günü görüş bildirdi.

Steinmeier’e göre, uluslararası hukukun ihlal edildiği bir durumda bu durumu açıkça “ihlal” olarak tanımlamamak, dış politikayı daha ikna edici kılmaz.

"Bununla Gazze Savaşı sırasında da uğraşmak zorunda kalmıştık ve İran Savaşı'nda da başa çıkmak zorundayız" diyor ve ekliyor: "Zira bu savaş, bana göre uluslararası hukuka aykırıdır."

Steinmeier, Tahran'la 2015'te yapılan nükleer anlaşmaya atıfta bulunup, ABD Başkanı Donald Trump'ın ilk döneminde "masayı devirdiğini", ikinci döneminde ise, İran'la savaş halinde olduğunu vurguladı.

"GÖZLERİME İNANAMIYORUM"

Avrupa Birliği'nin (AB) hukuk ve kurallar üzerine kurulduğunun altını çizen Steinmeier, "kaba güce dayalı bir anlayışın benimsenmesi halinde bu yapının kendi içinde çökeceğini" söyledi.

"Klasik diplomasiyi, askeri güce dayalı cesur bir dış ve güvenlik politikasının zayıf kolu olarak gören medya yorumlarını okuduğumda gözlerime inanamıyorum."

Frank-Walter Steinmeier, Berlin (25 Mart 2026)


Steinmeier, küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini vurguladı.

Almanya'da cumhurbaşkanlarının 5 yıllık görev süresi bulunuyor. Şubat 2022'de ikinci dönemi için seçilen Steinmeier, Ocak 2027'de makamından ayrılacak.

Dünyanın farklı bölgelerindeki bu ülkelerle ilişkilerin hem stratejik hem de karşılıklı fayda açısından büyük önem taşıdığını belirten Steinmeier, bu kapsamda Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) bölgesi, Körfez ülkeleri ve Türkiye’nin yanı sıra Kenya, Güney Afrika, Şili ve Brezilya’ya ziyaretler gerçekleştirdiğini hatırlattı.

KAMU YAYINCISI "SEMBOLİK" DEDİ

Steinmeier'in bu açıklamaları, Almanya'nın kamu yayıncısı Deutsche Welle'de (DW) yayınlandı.

Kurum, ABD menşeli sosyal medya platformu X üzerinden Steinmeier'in bir videosunu paylaşırken, bir de tepki çeken not düştü.

Bilgi notunda, Steinmeier'in Alman Cumhurbaşkanı olarak rolünün daha çok "sembolik" kaldığı, hükümetin pozisyonunu temsil etmediği belirtildi.

DW Politics'in bilgi notu: “Almanya Cumhurbaşkanı'nın rolü büyük ölçüde semboliktir ve hükümetin pozisyonunu temsil etmez.”

Alman medya kuruluşu Spiegel, Cumhurbaşkanı Steinmeier'in İran ve aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinden "övgü" aldığını aktardı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, X'te yayınladığı gönderide, "Uluslararası hukuk pratikte öldü. (...) Yine de İranlılara yönelik ihlalleri kınadığı için Cumhurbaşkanı Steinmeier'e hakkını vermek gerekir" ifadelerini kullandı.

Steinmeier'i genel olarak eleştiren AfD partisi ise, "bu kez" haklı bulduklarını açıkladı.

Partinin eş başkanı Tino Chrupalla, "Bu kez haklı. (…) Ukrayna saldırısı uluslararası hukukun ihlaliydi. İran'a saldırı da öyle" dedi.

KOALİSYON HÜKÜMETİNDEN "SORUMLULUK" TEPKİSİ

Almanya'daki koalisyon hükümetinin büyük ortağı olan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri ise, Steinmeier'i "temkinli olmaya" çağırdı.

Parlamentodaki CDU/CSU'nun grup başkanlığını yürüten Jens Spahn, "Uluslararası hukuk konusundaki değerlendirmeler federal hükümetin sorumluluğundadır. Almanya Federal Cumhuriyeti'nin makam ve unvan sahiplerinden bu değerlendirmeyi beklemelerini ve saygı duymalarını beklerim" diye konuştu.

Savaş, 26 Mart Perşembe günü itibarıyla 27. güne girdi.

İran Sağlık Bakanlığı, 28 Şubat'tan bu yana 1.300'den fazla insanın hayatını kaybettiğini bildirdi.

Ölenler arasında İran Dini Lideri Ali Hamaney, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani dahil Tahran'daki liderliğin üst düzey figürleri de vardı.

Bu kayıplara karşılık ABD, 7 askerinin öldüğünü duyurdu.

KAYNAK: HABER7
Ramazan Dengiz Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ramazan Dengiz
YORUMLAR 21
  • Trabzonlu 16 dakika önce Şikayet Et
    Bir an aklıma eski Türkiye geldi, medyanın hükümete rota çizmeye kalktığı ve devlet başkanının sembolik işlemler yaptığı. Çok şükür reisle bu saçmalıktan kurtulduk. Alman devlet başkanının açıklamaları doğru ama medya ayağıyla ayar verilmeye çalışıldığını görüyoruz yerini bil haddini bil sen semboliksin diyerek.
    Cevapla
  • Selami 25 dakika önce Şikayet Et
    Reisten önce Türkiye Cumhurbaşkalığı da böyleydi. Sembolik ama işlerine gelen anlaşma ve kararnameleri onaylıyorsa iyiydi yoksa kötü. İki başlılık böyledir işte. Siyonizmin uydurması bu parlementer demokrasi tam da yahudinin işine yarıyordu.
    Cevapla
  • Hamza28 41 dakika önce Şikayet Et
    Aynı işi Christian Wulf a yaptılar. Wulf da karizmatik bir başkandı ve yahudileri savunmazdı.
    Cevapla
  • bilgehan 44 dakika önce Şikayet Et
    vıyy !! ulan madem sembolik nediye herife maaş ödüyosunuz ?
    Cevapla
  • Misafir 50 dakika önce Şikayet Et
    aklı selim insanın düşüncesine bile saygı göstermeyenlere örnek olsun
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
1900 gemi mahsur: 190 milyon varil petrol 'Boğaz'a takıldı
Dünya Kupası play-off turuna Türkiye damgası! En değerli 3 oyuncudan 2'si Türk