LGBT operasyonları Amor'u rahatsız etti

Amor, "Ailem Güvende" soruşturması için Ankara'yı "ahlaki gündem dayatmakla" suçladı. Türkiye'nin aile anlayışını, toplumsal değerlerini ve hukuk düzenini Brüksel'in değil kendi millet iradesi ve hukuk sistemiyle şekillendirdiğini unuttu.

LGBT operasyonları Amor'u rahatsız etti
LGBT operasyonları Amor'u rahatsız etti
GİRİŞ 14.09.2026 13:12 GÜNCELLEME 14.09.2026 16:46

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor’un, Kaos GL yöneticilerinin de aralarında bulunduğu kişilere yönelik operasyonlara ilişkin açıklamaları tepki çekti. Amor’un, soruşturma henüz tamamlanmadan operasyonları “baskının şok edici biçimde tırmanması” olarak nitelendirmesi eleştirildi.

Türkiye’de savcılıkların yürüttüğü soruşturmalar kapsamında dosyaların yeni açıldığı, dijital materyallerin incelenmeye başlandığı ve gözaltına alınan kişilerin ifadelerinin dahi tamamlanmadığı bir süreçte Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor’dan açıklama geldi.

Amor, Kaos GL yöneticilerinin de aralarında bulunduğu kişilere yönelik operasyonları “baskının şok edici biçimde tırmanması” olarak nitelendirdi. Amor, Türkiye’nin temel hakları ve uluslararası taahhütlerini ihlal ettiğini öne sürdü.

SORUŞTURMA TAMAMLANMADAN AVRUPA’DAN DEĞERLENDİRME

Türkiye’de benzer adli süreçlerde Avrupa’dan gelen açıklamaların çoğu zaman soruşturma ve yargılama süreçlerinin tamamlanması beklenmeden yapıldığına dikkat çekildi. Savcılıkların delilleri topladığı, dijital materyalleri incelediği ve şüphelilerin ifadelerinin alındığı aşamada yapılan siyasi değerlendirmelerin, devam eden hukuki sürece ilişkin peşin kanaat oluşturduğu belirtildi.

Bu yaklaşımın yeni olmadığı, geçmiş yıllarda Türkiye’de kamuoyunun yakından takip ettiği çeşitli soruşturma ve davalarda da benzer bir tutum sergilendiği ifade edildi.

GEZİ OLAYLARINDA DA BENZER TUTUM SERGİLENDİ

2013 yılındaki Gezi olayları sırasında Avrupa Parlamentosu, olayların sıcaklığı devam ederken Türkiye hakkında karar aldı. 13 Haziran 2013 tarihli kararda polis müdahalesine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu ve gözaltındaki göstericilerle ilgili çağrılar yapıldı.

O dönemde Gezi olaylarının arka planına ilişkin farklı iddialar ve soruşturmalar henüz Türk yargısının önünde kapsamlı şekilde değerlendirilmemişken Avrupa Parlamentosu'nun siyasi pozisyonunu ortaya koyduğu belirtildi.

15 TEMMUZ SONRASI DA AVRUPA’DAN ELEŞTİRİLER GELDİ

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından Türkiye kapsamlı soruşturmalar yürütürken Avrupa Parlamentosu da Türkiye’ye yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Darbe girişiminde 250’den fazla kişinin hayatını kaybettiği ve 2 binden fazla kişinin yaralandığı süreçte Türkiye’de olağanüstü güvenlik ve hukuk gündemi oluştu. Buna rağmen Avrupa Parlamentosu’nun 27 Ekim 2016 tarihli kararında Türkiye’de gazeteciler, medya kuruluşları ve ifade özgürlüğüne ilişkin değerlendirmeler öne çıktı.

HDP VE KOBANİ DOSYALARINDA DA GÜNDEME GELDİ

Avrupa Parlamentosu, 2021 yılında HDP hakkındaki kapatma davası ile Kobani yargılamasını da gündemine aldı. Türkiye’de devam eden süreçlere ilişkin Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun duruşmaları izlemesi ve kamuoyu açıklamaları yapması yönünde çağrılarda bulunuldu.

KAVALA DOSYASI FARKLI BİR BOYUT TAŞIDI

Osman Kavala davasında ise Avrupa’dan gelen eleştiriler daha da ileri taşındı. Avrupa Parlamentosu, 5 Mayıs 2022 tarihli kararında Kavala hakkındaki suçlamaları siyasi saiklerle ilişkilendirerek serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Kavala dosyasının, Avrupa Parlamentosu’nun siyasi değerlendirmesinin yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2019 tarihli kararı nedeniyle uluslararası hukuk boyutunun da bulunduğu belirtildi.

BELEDİYE BAŞKANLARI SORUŞTURMALARINDA DA AYNI TARTIŞMA YAŞANDI

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’deki adli süreçlere ilişkin tutumu 2025 yılında belediye başkanları hakkındaki soruşturmalarda da yeniden gündeme geldi.

13 Şubat 2025’te Türkiye’de belediye başkanlarının görevden alınması ve tutuklanmasına ilişkin özel bir karar kabul edilirken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın 19 Mart’ta tutuklanması da Avrupa kurumlarının Türkiye’deki hukuk devleti tartışmalarının merkezine taşındı.

 

KAYNAK: DİRİLİŞ POSTASI / ERSOY DEDE
Erkan Talu Haber7.com - Editör
Haber 7 - Erkan Talu

Editör Hakkında

Elazığ'da doğdu; ilk, orta ve lise öğrenimini Ayvalık'ta tamamladı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi "Sanat Tarihi" bölümünden mezun oldu. Üniversite yıllarında gazetecilik üzerine eğitimler aldı. Haberciliğe "muhabir" olarak Kanal 7'de başladı; daha sonra Haber 7'ye geçti. Kariyerine, Haber7'de "editör" olarak devam ediyor.
YORUMLAR 53
  • Selim 1 hafta önce Şikayet Et
    Herkes paşa paşa kabullenecek herkes kendi ülkesi ile ilgilensin. Sapkınlığa kimse aşk diyemez
    Cevapla
  • Vatandas. 3 hafta önce Şikayet Et
    Bütun insanlari yeme icme uyusturucu ve seks ile uyusturmak istiyorlar.calişmadan üretmeden yasasin istiyorlar.Türk halkı geleneklerini kültürunu korumali.
    Cevapla
  • Yorumcunun biri 3 hafta önce Şikayet Et
    sapık sancezler bizim umurumuzda bile değil daha hırslı ve azimli bir şekilde devam
    Cevapla
  • Misafir 3 hafta önce Şikayet Et
    Aynen devam
    Cevapla
  • ali aslantürk 3 hafta önce Şikayet Et
    demek ki doğru yoldayız demektir
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Özgür Özel'in ayarları bozuldu: İsim vermeden Tugay'ı hedef aldı: Hain oğlu hain
Yemen ordusu, üç stratejik dağı geri aldı! Kanlı baskın kamerada