ABD'den son dakika UCM kararı! Çok sayıda ülke ayağa kalktı! 'Onları ortadan kaldıracağız'
ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) eski yargıçlarından Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay'ın "2026 Nobel Barış Ödülü"nü kazanmasının ardından UCM'ye yaptırım kararı aldıklarını açıkladı. Karara çok sayıda ülke tepki gösterdi.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, sosyal medya hesabından yaptığı video paylaşımında, Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) yönelik bugün aldıkları yaptırım kararını duyurdu.
ABD'DEN UCM'YE YAPTIRIM
Rubio, "Başkan Trump, Uluslararası Ceza Mahkemesinin Amerikalıları yargılamasına asla izin vermeyecektir. İşte bu nedenle bugün ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesine yaptırım uyguluyor." ifadelerini kullandı.

Mahkemenin üyesi olmadıklarını ve bu mahkemenin Amerikan vatandaşları üzerinde herhangi bir yetkisinin olduğunu kabul etmediklerini vurgulayan Rubio, UCM'nin herhangi bir noktada bu tür bir adım atmasını engellemek için yaptırım kararı aldıklarını belirtti.
'UCM'Yİ ORTADAN KALDIRACAĞIZ'
Rubio, "Ya UCM tehditlerine son verecek ya da biz UCM'yi ortadan kaldıracağız." ifadesine yer verdi.
ABD'li Bakan, "Bunu yapmazlarsa ABD, Amerikalılar artık tehdit altında kalmayana kadar UCM'yi adım adım yıkmaya devam edecektir." ifadesini kullandı.

ABD'nin söz konusu yaptırım kararını, mahkemenin eski yargıçlarından ve kısa süre önce, "İsrail'in Gazze'de soykırım işlediği" sonucuna varan bir Birleşmiş Milletler (BM) raporunun hazırlanmasını yöneten Pillay'ın Nobel Barış Ödülü'nü kazanmasından birkaç saat sonra açıklaması dikkati çekti.
ABD'NİN KARARI SONRASI UCM'DEN TÜM TARAF ÜLKELERE ÇAĞRI
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), ABD'nin mahkemeye kurum olarak yaptırım uygulama kararını "hukukun üstünlüğüne ve uluslararası hukuk düzeninin temellerine yönelik bir saldırı" olarak nitelendirdi ve görevini sürdüreceğini açıklayarak taraf devletleri harekete geçmeye çağırdı.
UCM'den yapılan yazılı açıklamada, ABD'nin bugün mahkemeye kurum olarak yaptırım uyguladığı belirtildi.
Bu "eşi görülmemiş" adımın, mahkemede görev yapan 13 bağımsız yargıç ve savcıya yönelik yaptırım kararlarının ardından geldiği hatırlatılan açıklamada, söz konusu yaptırımların, 125 taraf devletin soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçunu soruşturma yetkisi verdiği ve antlaşmayla kurulmuş bağımsız bir yargı kurumunu hedef aldığı kaydedildi.
Açıklamada, yaptırım kararının "adaletin işleyişini engelleme ve mahkemenin kuruluş amacını yerine getirmesini önleme girişimi" olduğu ifade edilerek, bunun "hiç kimsenin hukukun üstünde olmadığı" ilkesine darbe vurduğu belirtildi.
'TARİH BU ANI YARGILAYACAK'
Ayrıca açıklamada, yaptırımların, mahkemenin faaliyetlerini aksatmayı, mahkeme çalışanları ve mahkemeyle işbirliği yapanları yıldırmayı hedeflediği kaydedildi.
Mahkemenin tek başına ayakta duramayacağı, geleceğinin artık onu kuran devletlerin de elinde olduğu belirtilen açıklamada, devletler somut adım atmaya çağrıldı.
Açıklamada, meselenin yalnızca tek bir kurumu savunmak olmadığı, hukukun üstünlüğüne dayalı uluslararası düzeni korumak olduğu vurgulandı.
"Kimse adalete hizmet ettiği için cezalandırılmamalı" denilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Tarih bu anı yargılayacak. Gelecek nesiller ve her şeyden önce toplu vahşetlerin mağdurları, onları korumak için kurulan bir kurum saldırıya uğradığında nasıl karşılık verdiğimizi soracak. Mahkemenin dimdik durup durmadığını, uluslararası toplumun ilan ettiği ilkeleri savunup savunmadığını ya da baskı karşısında bu ilkelerin terk edilmesine göz yumup yummadığını soracaklar."
UCM Başkanı Tomoko Akane, açıklamada yer alan değerlendirmesinde, "Mahkeme, en ağır suçların sayısız mağduru adına, bağımsızlık ve tarafsızlık içinde, yalnızca hukuk ve delillere dayanarak görevini eksiksiz yerine getirmeye devam edecektir." ifadesini kullandı.

ÇOK SAYIDA ÜLKE ABD'YE TEPKİ GÖSTERDİ
Avrupa Birliği (AB), ABD'nin Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) yaptırım uygulama kararını açıklamasından "derin üzüntü" duyduğunu bildirdi.
AB Komisyonundan yapılan yazılı açıklamada, Birliğin UCM'yi sürekli desteklediği vurgulanarak, Mahkemenin etkin şekilde faaliyet göstermeyi sürdürmesi için yakın işbirliği yapılacağı belirtildi.
Avrupa Birliği'nin ABD'nin UCM'ye yaptırım uygulama niyetini açıklamasından "derin üzüntü" duyduğu aktarılan açıklamada, UCM'nin bağımsızlığının korunması ve buna saygı gösterilmesi amacıyla Roma Statüsü'ne taraf 125 devletin tamamıyla çalışma kararlılığı ifade edildi.
Açıklamada, tedbirlerin uygulanmasına kadar 6 aylık süre bulunduğuna işaret edilerek, bu sürenin diyaloğa imkan tanıdığı kaydedildi.
AB'nin, Mahkemenin savaş suçları ve insanlığa karşı suçları soruşturma ve kovuşturma çalışmalarını sürdürebilmesi için gerekli önlemleri almaya hazır olduğu belirtilen açıklamada, AB tek pazarında faaliyet gösteren işletmelerin çıkarlarının da korunacağının altı çizildi.
8 ÜLKE ORTAK AÇIKLAMA YAPTI
İngiltere, Almanya ve Fransa'nın da aralarında yer aldığı 8 ülkenin dışişleri bakanları, ABD'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) yaptırım uygulama kararına güçlü şekilde karşı çıktıklarını bildirdi.
UCM'nin kurucu sözleşmesi Roma Statüsü'ne taraf olan İngiltere, Kanada, Danimarka, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya ve Hollanda dışişleri bakanları, ABD'nin UCM'ye yaptırım uygulama kararına ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, söz konusu ülkelerin, UCM'nin bağımsızlığına, tarafsızlığına ve bütünlüğüne yönelik süregelen ve sarsılmaz desteği yeniden teyit ettiğinin altı çizilerek, şunlar kaydedildi:
"UCM'nin kararlı destekçileri olarak, ABD tarafından mahkemeye uygulanacağı açıklanan yaptırımlardan üzüntü duyuyor ve bunlara güçlü şekilde karşı çıkıyoruz. Mahkemenin, Roma Statüsü kapsamındaki görevini yerine getirmeye devam edebilmesi için bu tür tedbirlere karşı hazırlık amacıyla yürüttüğü çalışmaları takdirle not ediyor ve mahkemenin bunu yapabilmesini sağlama konusundaki sarsılmaz desteğimizin altını çiziyoruz."
Açıklamada, bu yaptırımların yürürlüğe konulması halinde, mahkemenin çalışmaları, kendini işine adamış personeli ve onların aileleri üzerinde önemli etki yaratacağına işaret edildi.
Açıklamada, bu kişilerin, en ciddi uluslararası suçlarla itham edilenleri adalet önüne çıkarmak ve mağdurları desteklemek için her gün çalıştığı ifade edildi.
Söz konusu ülkelerin, UCM'ye destek konusunda birlik içinde olmayı ve Aralık 2026'da Taraf Devletler Meclisi'ne hazırlanırken taraf olmayan devletlerle yapıcı ve kapsayıcı diyaloğa bağlı kalmayı sürdürdüğü kaydedilen açıklamada, "Mahkemenin hayati çalışmalarını desteklemek, kurallara dayalı uluslararası sistemi savunmak ve hesap verebilirliği ilerletmek için birlikte çalışmaya devam edeceğiz." denildi.

ALMANYA: KARANLIK BİR GÜN
Almanya Adalet Bakanı Stefanie Hubig, ABD'nin UCM'ye yönelik yaptırım kararı almasının ardından yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin gerilimi bir adım daha tırmandırdığını ifade etti.
Hubig, "Bugün, uluslararası hukuk ve kurallara dayalı bir dünya düzeni fikri için karanlık bir gün." dedi.
Yaptırımların Mahkemenin eski yargıcına Nobel Barış Ödülü'nün verildiği gün uygulanmasının "acı bir ironi" oluşturduğunu söyleyen Hubig, UCM'nin barış ve adalet açısından taşıdığı öneme işaret etti.
Alman Adalet Bakanı, "Uluslararası Ceza Mahkemesi bir barış projesiydi ve hala da öyle. Çünkü barış, adaletle sağlanır. Adalet ise en ağır haksızlıkların da cezalandırılmasını gerektirir." ifadelerini kullandı.
Uluslararası ceza hukukunun gelişiminde ABD'nin tarihsel rolüne işaret eden Hubig, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Nazi rejiminin başlıca sorumlularının Nürnberg’de yargılanması için çaba gösteren ülkenin ABD olduğunu söyledi.
Hubig, ABD'nin geçmişte uluslararası ceza hukukunun hayata geçirilmesine katkı sağlarken bugün bu anlayışı ortadan kaldırmaya yönelmesinin "akıl almaz" bir durum olduğunu dile getirdi.
Almanya'nın kuruluşundan bu yana UCM'yi desteklediğini vurgulayan Hubig, ülkesinin Mahkemeye desteğini sürdürmesi gerektiğinin altını çizdi.
Hubig, uluslararası ceza hukuku ve UCM’nin taşıdığı önemin bu mekanizmalardan vazgeçilemeyecek kadar büyük olduğunu kaydetti.
JAPONYA
Japonya Dışişleri Bakanlığı, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) eski yargıçlarından Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay'ın "2026 Nobel Barış Ödülü"nü kazanmasının ardından UCM'ye yaptırım kararı aldıklarını açıklaması üzerine konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Japonya'nın hukukun üstünlüğünün korunmasına büyük önem verdiği ve uluslararası mahkemeler ile yargı organlarını desteklediği vurgulanarak, "Söz konusu tedbirler, Japonya'nın tutarlı tutumuyla bağdaşmamaktadır ve Japonya bu konuda derin endişe duymaktadır." ifadeleri kullanıldı.
Kuruluşunda öngörülen görev ve işlevlerini yerine getirebilmesi ve uluslararası toplumun güvenini kazanabilmesi için UCM'nin karşı karşıya bulunduğu sorunların çözülmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, mahkemenin uygun şekilde yönetilmesinin önemi vurgulandı.
Açıklamada, Japonya'nın UCM'ye taraf devlet olarak bu konudaki görüşmelere katılmayı ve üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeyi sürdüreceği belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu'nun yaptırımlar konusunda görüş alışverişinde bulundukları aktarılan açıklamada, iki ülkenin yakın iletişimi sürdürme konusunda mutabık kaldığı ifade edildi.
Açıklamada, Japonya'nın uluslararası toplumda hukukun üstünlüğünü güçlendirmeye yönelik çabalarını sürdüreceği kaydedildi.
HOLLANDA
Hollanda Başbakanı Rob Jetten, ABD'nin Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) yönelik yaptırımlarının 6 ay sonra yürürlüğe girecek olmasının diplomatik çözüm için fırsat sunduğunu belirterek, bu sürenin sonunda gerekmesi halinde Mahkemenin çalışmalarını sürdürebilmesi için ortaklarıyla gerekli önlemleri almaya hazır olduklarını bildirdi.
Jetten ve Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Hollanda'da düzenledikleri ortak basın toplantısında, ABD'nin UCM'ye yönelik yaptırımlarına ilişkin soruları yanıtladı.
UCM'ye ev sahipliği yapan Hollanda'nın yaptırımlara nasıl karşılık vereceği ve gerilimin daha fazla tırmanmasının önlenip önlenemeyeceğine ilişkin soruya Jetten, Mahkemenin uluslararası hukuk düzeninin önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak yanıt verdi.
Jetten, yaptırımların hemen yürürlüğe girmeyecek olmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirerek, bunun ABD ve ilgili diğer taraflarla çözüm arayışlarını sürdürmek için zaman sağlayacağını belirtti.
Önlerindeki 6 aylık süreçte ABD ve diğer taraflarla birlikte çalışabileceklerini ifade eden Jetten, bu dönemde UCM'nin işleyişinin modernize edilmesi ve iyileştirilmesine yönelik imkanların değerlendirilebileceğini söyledi.
Jetten, "Ancak 6 ayın sonunda gerekli olması halinde, bu hakimlerin önemli çalışmalarını sürdürebilmelerini sağlamak için ortaklarımızla birlikte gerekli önlemleri almaya da hazırız." dedi.
COSTA: ULUSLARARASI ADALET, İNTİKAMIN TEK ALTERNATİFİDİR
AB Konseyi Başkanı Costa da uluslararası adaletin uluslararası hukukun korunması açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, "Uluslararası adalet, intikamın tek alternatifidir. Hesap verebilirlik olmadan kalıcı barış olmaz." ifadesini kullandı.
AB liderlerinin mart ve haziran aylarında düzenlenen AB zirvelerinde uluslararası hukuku koruyan kurumlara ve UCM'ye desteklerini vurguladıklarını hatırlatan Costa, ABD'nin yaptırım kararından derin üzüntü duyduklarını dile getirdi.
Costa, ABD'ye gelecek 6 aylık süreçte sorunun aşılması için diyaloğa girme çağrısında bulunarak, AB'nin UCM'ye desteğinin süreceğinin altını çizdi.
Başkan Costa, "UCM'yi destekleme ve desteklemeyi sürdürme, uluslararası adaletin bağımsızlığını koruma, Mahkeme üyelerini ve çalışanlarını güvence altına alma konusunda tam kararlılığa sahibiz." diye konuştu.
Mahkeme, Kasım 2024'te Gazze'deki soykırımı nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmış, ABD ise söz konusu karara şiddetle itiraz etmiş ve kararı tanımadığını dile getirmişti.
Washington yönetimi, ağustos ayında mahkeme Başkanı Tomoko Akane de dahil olmak üzere UCM yargıçlarına ve savcılarına yaptırım uygulamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Rubio'nun Mahkemeye karşı yürüttüğü kampanyanın kendisini değil İsrail Başbakanı Netanyahu'yu korumak amacıyla yürütüldüğünü belirtmişti.
-
Ülkücü 7 dakika önce Şikayet Etİşte ABD demokrasisi. Demokrasi adı altında herşeyi yapabileceklerini sanıyorlar. Siyonizmin korku duvarı yıkılmaya başladı artık. Dünya beşten büyüktür değildir sözündeki beş, artık ABD için 1 olmuş. Yani beşin dördü gitmiş. Geri kalan bir’in yani ABD’nin yıkılması yakındır artık. İnşaallah en kısa sürede yıkılacak ve dünya daha huzurlu olacak. Zor bi doğum olacak ama OLACAK!!!Beğen
-
Cebbar 7 dakika önce Şikayet EtAmerika ve israilin artık ortadan kalkma vakti geldi biiznillahi nur c.c.Beğen