Milli Eğitim Bakanı Tekin son dakika duyurdu: Gelecek yıl tüm kademeler değişiyor!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni eğitim yılının başlamasının ardından eğitimdeki dönüşümü anlattı. PISA başarısına dikkat çeken Tekin, gelecek yıl Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne geçilmiş olacağını duyurdu.

GİRİŞ 15.09.2026 11:05 GÜNCELLEME 15.09.2026 12:12

18 milyona yakın öğrenci için ders zili dün çaldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları cevaplıyor.

Bakan Tekin'in açıklamalarından öne çıkanlar:

2026-2027 eğitim öğretim yılı, ülkemiz için çocuklarımız için öğretmenlerimiz için tüm dünya ve insanlık alemi için hayırlı sonuçlar doğuracak bir eğitim yılı olsun. Süreçte bütün yükümüzü çeken öğretmen arkadaşlarımıza teşekkür edip onlara başarı dileklerimi sunuyorum.

PISA’da, bu başarıyı bir yıl iki yıl gibi periyotlarda yapılan çalışmalarla sınırlandırmak bir irrasyonel bir yaklaşım bu bilimsel bir açıklama değil öncelikle şunu görmemiz lazım; bu tür programlarda bu tür uluslararası derecelendirme mekanizmalarında nelerin ölçüldüğü ve Türkiye'deki eğitim öğretim sisteminde nelerin eksik olduğunun bir analizini yapmamız lazım.

'EĞİTİMİ DERSHANE VESAYETİNDEN KURTARDIK'

PISA başarımız dünyada gündem. 2015 sonrası skorlarımız yükseldi. Eğitimi dershane vesayetinden kurtardık ve başarı geldi.

Ne okulları ne öğrencileri tespit ettik. Kendilerinin tespit ettiği steril bir ortamda sınavların uygulanmasıyla ilgili gerekli tedbirleri aldık.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin

'EN FAZLA BÜTÇE EĞİTİME AYRILDI'

Sayın Cumhurbaşkanımızın hem Başbakanlığı hem Cumhurbaşkanlığı döneminde bütün bütçelerde genel bütçeden en çok pay milli eğitime ayrıldı. Yani hep biz birinci sırada yer aldık. Şöyle söyleyeyim, %7'lerden %15'lere çıkardı genel bütçeden ayrılan payı. Bu şimdi önemli bir gösterge bizim açımızdan ve bununla AK Parti iktidarları döneminde bir kere çocuklarımızın okul ihtiyacı yani derslik başına düşen öğrenci sayısı itibariyle okullarımızda sağlıklı bir eğitim, öğretim ortamının inşası için gerekli adımlar atıldı.

'760 BİN YAKIN DERSLİĞİMİZ VAR'

Bakın bu rakamları başka yayınlarda da verdik. 2002 yılında Türkiye'de yaklaşık öğrencilerimiz 357 bin dersimiz var. 357 bin sınıfımız var. Şöyle bakalım. Bu 357 bin Türkiye'ye doğal afetlerin yoğun yaşandığı, özellikle depremin yoğun yaşandığı bir deprem ülkesi. Depremde yıkılanlar okullarımız. Başka doğal felaketlerle kaybettiğimiz dersliklerimiz ve ekonomik ömrünü tamamladığı için yıkıp yeniden yaptığımız derslikler düşündüğümüzde bu 357 bin dersin yaklaşık yarısının bu şekilde kaybolduğunu varsayalım. Elimizde 150-200 bin civarında önceden kalan bir derslik var. Şimdi biraz önce söylediğim parametre doğrultusunda ilk yaptığımız şey derslik sayısını arttırıp çocuklarımızın bir sırada 3 kişi 4 kişinin oturduğu bir sınıf değil. Notunu tutabildiği, öğretmenini dinleyebildiği müreffeh ortamlar şu an 760 bine yakın dersliğimiz var. 200 bine düştüğünü varsaydık biraz önce, 357 bin derslerin. Bugün 760 bine çıkartmışız. Yani yaklaşık 500 bin civarında ilave derslik yapmışız. Bu çok önemli bir şey. Bu önemli bir parametre.

Eğitime erişim konusunda sorun yaşanıyor. O tarihler için söylüyorum. Çocuklarımızın ilkokulu bitirdikten sonra ortaokula devam edebilecekleri bir mekanizma yok.

Köyünden ilçe merkezine gelemiyor veyahut da benzeri problemler yaşanıyor. Şimdi eğitime erişimle ilgili sorunları aşabilmek için adımlar atıldı.

Ne yaptık? Taşımalı sistem getirdik. Yani eğitimine devam etmek isteyen ama ulaşım problemleri yaş ayan öğrencilerimiz için taşımalı sistemi koyduk okullarımızın pansiyon kapasitesini arttırdık dolayısıyla eğitime erişimi bu anlamda Türkiye'yi uluslararası göstergeler açısından.

Bakın şu anda yani 2002 yılında orta öğretime devam oranı yaklaşık %50'lerde iken şu an %90'ların üzerinde.

Okul öncesi eğitime, erişim, 2002 yılında %11 iken bugün %80'in üzerinde. Bunlar çok önemli parametreler. Eğitim erişimi açısından da bu konuyu ciddi şekilde çözdük. Bir başka önemli konu, eğitimin niteliği açısından öğretmen sayısı önemli.

'1 MİLYON 260 BİN ÖĞRETMENİMİZ VAR'

Yani bir öğretmenin, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı eğer 30-40'lı rakamlarla ifade ediliyorsa eğer o öğretmen arkadaşımızın o sınıfta öğrencilerle o ilişkiyi kurma ihtimali yok.

Dolayısıyla ne yaptık? Yaklaşık şu an sistemde kayıtta olan öğretmen arkadaşlarımızın yüzde sekseni AK Parti iktidarları döneminde atandı.

O gün 500 bin civarında öğretmenimiz varken, 540 bin öğretmenimiz varken 2002 yılında bugün 1 milyon 260 bin özel okuldaki öğretmenlerle beraber öğretmenimiz var. Bu rakamlar çok önemli rakamlar. Yani öğretmen sayısı arttı. Altyapı düzeldi ve bu PISA skorlarına olumlu yansıdı.

sadece bunlar değil, bunlar devam ediyorum birkaç şey daha. Bu soruyu biraz uzun geçelim. Müsaade ederseniz eğer. Çünkü burası önemli yani şöyle bir megalomani içerisinde değilim. Yani biz bunu son bir yılda iki yılda düzelttik vesaire şey in içerisinde değilim. 2001'den itibaren atılan bu adımlar, bakın başka ne yaptık?

Öğretmen nitelikleriyle ilgili olarak, 2014-2015 yılında öğretmen yeterlilikleriyle ilgili çok kapsamlı bir çalışma yaptık. Uluslararası göstergelerle uyumlu bir biçimde. Bu da çok önemli. Bir başka önemli husus. Şimdi eğitimin ana felsefesi itibariyle okulda ne yapıyoruz biz? Ne yapmamız gerekiyor? 1980'li 1990'lı yıllarda Sizin yaşınız genç hatırlamazsınız. Okuldan başka, ders kitabından başka bilgiye erişim mekanizmamız yok. Yani internet, televizyon, cep telefonu bu tür şeyler yok.

Günümüzde de sınıfta cep telefonu kullanımını biraz abartan öğretmenlerimiz vardı. Öğretmen arkadaşlarımıza derste cep telefonu kullanmama konusunda uyarıda bulunduk.

"KILIK KIYAFET KONUSUNDA ÖZEN İSTİYORUZ"

Ve bizim öğretmen kitlemizin tamamına yakını öğretmen itibarına yakışır, öğretmenin saygınlığına yakışır şekilde zaten giyiniyor.

Ancak arada bu tür kötü örnekler bütün öğretmen arkadaşlarımızı da zan altında bırakıyor. Bütün öğretmen arkadaşlarımızın emeğinin çalınması sonucunu doğuruyor.

Bütün öğretmen arkadaşlarımızın itibarlarını zedeleyen bir noktaya geliyor. Bu örneği artırmak mümkün bunları. Dolayısıyla biz 2023’te dedik ki, öğretmen arkadaşlarımızın kılık kıyafetleri konusunda daha özenli olmalarını arzu ediyoruz. 

BEYAZ ÖNLÜK UYGULAMASI

Öğretmenlerimiz Devlet Memurları Kanunu'na tabi, Kılık Kıyafet Yönetmeliğinde öğretmenlerin nasıl giyineceği tanımlanmış.

Kamu kurumu niteliğindeki okullarda mevzuata göre davranılması gerektiğini hatırlatıyorum. Buna karşı çıkanların 'yasakçı' eleştirisi yapmaları tutarsız.

'ÖNÜMÜZDEKİ YIL YENİ SİSTEME GEÇİYORUZ'

Yüzde 30 oranında müfredatımızı hafiflettik. Bu haliyle müfredatımız hala biraz yoğun. Önümüzdeki yıl bütün öğretim kademelerinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne geçmiş olacağız.

Erdoğan'dan eğitimde rekor vurgusu: Başarımızı karalamak istediler!Erdoğan'dan eğitimde rekor vurgusu: Başarımızı karalamak istediler!

KAYNAK: HABER7
Şule Altınel Haber7.com - İnternet Editörü
Haber 7 - Şule Altınel

Editör Hakkında

Sakarya’da doğdu. Marmara Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamlamasının ardından gazetecilik kariyerine başladı. 2016 yılından beri çeşitli medya kuruluşlarında çalıştı. 2025 Haziran ayından itibaren Haber7’de ‘gündem editörü’ olarak kariyerini sürdürmekte.
YORUMLAR 45
  • Bir sorun 8 dakika önce Şikayet Et
    Sayın bakanım yetişkin insan gibi minik yavrular için haftanın beş günü çok uzun eğitim yılı çok uzun haftada 4 gün olmalı cuma günü en azından ilk ve orta okullar tatil olmalı 7 de kalkıp hergün buna minik beden nasıl dayansın
    Cevapla
  • Mehmet 18 dakika önce Şikayet Et
    Okulların başarı durumu sadece öğrenciler ile olmuyor. Öğretmen acaba ne kadar anlatabiliyor. Bildiğini öğrenciye geçirebiliyormu. Bence her okulun ÖSYM sınavında yaptığı dereceye göre öğretmen kadrosu gözden geçirilmeli. Bazı öğretmenler var 25-30 senedir aynı okulda. Ama başarı yok. Derhal merkeze masa başı işi veya performansı na göre taşra vs. gönderilmeli.
    Cevapla
  • Misafir 24 dakika önce Şikayet Et
    Eğitim sistemimizde öncelikli olarak milli manevi değerlere dayalı müfredat olmak zorunda aksi takdirde sadece madde perest bir nesil yetişir...
    Cevapla
  • izmirli 32 dakika önce Şikayet Et
    lise hocaları çok yetersiz. öğrenicleri bırakmışlar kendi haline... özellikle eml. bu göstergelere özellikle çocuklar gidiyor. yks ve diğer sınavlarda ne oldukları ortada
    Cevapla
  • Vatansever 36 dakika önce Şikayet Et
    Eğitim fakültesini bitiren öğretmen adaylarının,devlet okullarında yerleştirme olmayacaksa ! Neden üniversitelerde eğitim fakültesini kontenjanı açıyorsunuz? Bu gençlerin yaşları 25 olmuş, işleri yok , hükümet olarak nüfusun artmasını istiyorsunuz işi olmayana kız verilirmi ? Aşk karın doyurmuyor. dershanenin vermiş olduğu öğretmen adayına ücret 9 000 TL bu parayla nüfus mu artacak....
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Seferihisar Belediyesine 'rüşvet' soruşturması: 47 şüpheli adliyeye sevk edildi
Özel vatandaşın sözleri Erdoğan'ı duygulandırdı: 'Allah'a bunun hesabını nasıl veririm?'