Prof. Dr. Sadrettin Pençe: Gezegen sağlığı tıp eğitiminin parçası olmalı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sadrettin Pençe, uluslararası bilim konferansında iklim krizinin sağlık etkilerinin tıp eğitimine mevcut dersler üzerinden bütünleştirilmesi için dört somut öneri sundu.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sadrettin Pençe, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da 13–15 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen ANSO–COMSATS–TWAS “Dünya Üzerindeki Tüm Canlı Türleri İçin Sürdürülebilir Bir Gelecek” uluslararası konferansında tıp eğitiminin geleceğine ilişkin dikkat çekici bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Dr. Pençe, iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin artık yalnızca çevre biliminin değil, tıp eğitimi ve sağlık politikalarının da temel gündemlerinden biri olduğunu vurguladı.
Konferansın son gününde Sağlık Bilimleri Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Halime Hanım Pençe ile birlikte “İnsan Homeostazından Gezegen Homeostazına: Gezegen Sağlığının Tıp Eğitimine Bütünleştirilmesi İçin Bir Fizyoloğun Yaklaşımı” başlıklı çalışmayı sunan Pençe, canlıların yaşamını sürdürebilmek için belirli fizyolojik ve çevresel eşikler içinde kalması gerektiğini anlattı.

“DENGELİ DIŞ ORTAM, İÇ ORTAMIN DA KOŞULU”
Claude Bernard’ın iç ortamın dengesi kavramından yola çıkan Pençe, fizyolojideki homeostaz yaklaşımıyla gezegen sağlığı arasında güçlü bir bağ kurdu. Aşırı sıcaklar, hava kirliliği, kuraklık ve ekosistem bozulmasının insan bedeninin uyum kapasitesini zorladığını; ısı stresi, böbrek hasarı, kardiyovasküler yük ve solunum hastalıklarının bu etkileşimin klinik örnekleri olduğunu belirtti. Mercanların beyazlaması ve çiftlik hayvanlarında sıcak stresine bağlı verim kaybı gibi örneklerle konuyu tüm canlı türleri açısından değerlendirdi.

Konuşmasında “Bugün dengeli bir dış ortam, yeniden iç ortamın koşulu hâline geldi” ifadesini kullanan Pençe, tıp fakültelerinin çevresel riskleri erken tanıyabilen, bilimsel verileri yorumlayabilen ve bunları koruyucu sağlık uygulamalarına dönüştürebilen hekimler yetiştirmesi gerektiğini söyledi.
“YENİ DERS DEĞİL, MEVCUT EĞİTİMİN İÇİNE YERLEŞEN BİR YAKLAŞIM”
Tıp programlarının yoğunluğuna dikkat çeken Pençe, gezegen sağlığının yalnızca ayrı bir ders olarak ele alınmasını yeterli görmediğini vurguladı. İklim ve sağlık konularının kardiyovasküler fizyoloji, solunum sistemi, böbrek fizyolojisi, termoregülasyon ve üreme sağlığı gibi mevcut organ-sistem bloklarına ölçülebilir öğrenim hedefleriyle eklenmesini önerdi.
Bu kapsamda öğrencilerin sıcak çarpmasını tanıma ve hızlı soğutma gibi klinik becerilerle değerlendirilmesini, öğretim üyelerine yönelik eğitimlerin güçlendirilmesini ve sağlık hizmetlerinin çevresel etkilerinin de müfredatta ele alınmasını savundu. Türkiye’deki UÇEP-2026 güncelleme sürecini bir fırsat olarak değerlendiren Pençe, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesinin bu yaklaşımın pilot uygulamalarına katkı sunabileceğini ifade etti.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ İÇİN DÖRT ÖNERİ
Pençe, konferansta dört başlıkta somut bir yol haritası sundu: Tıp fakültelerinde her organ-sistem bloğuna en az bir iklim-sağlık öğrenim hedefi eklenmesi; sıcak hava dalgalarına yönelik sağlık eylem planlarında yerel veriye dayalı uyarı eşikleri ve klinik sorumlular belirlenmesi; fizyologlar ile tıp eğitimcilerini buluşturan Güney–Güney bilimsel iş birliği ağı kurulması; farklı dillere uyarlanabilecek ücretsiz ve açık erişimli bir eğitim paketi geliştirilmesi.
“Tıp fakülteleri eşik çevirmenleri yetiştirmeli” mesajını veren Pençe, bilimsel bulguların yalnızca akademik yayınlarda kalmaması, toplum sağlığını koruyan uygulanabilir planlara dönüşmesi gerektiğini vurguladı.

TÜRKİYE’NİN AKADEMİK KATKISI ULUSLARARASI PLATFORMDA
COMSATS tarafından organize edilen konferans, ANSO’nun desteği ve UNESCO-TWAS’ın katkısıyla, İtalya’daki Trieste Üniversitesinin ortaklığında düzenlendi. UNESCO öncülüğündeki 2024–2033 Sürdürülebilir Kalkınma için Bilimler Uluslararası On Yılı’nın resmî etkinliği olarak kabul edilen buluşmaya Afrika, Asya ve Avrupa’dan yaklaşık 100 bilim insanı, araştırmacı, politika yapıcı ve kurum temsilcisi katıldı.

İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik, gıda ve su güvenliği, sürdürülebilir teknoloji ve bilim-politika diyaloğunun ele alındığı konferansta, Türkiye’den sunulan gezegen sağlığı ve tıp eğitimi yaklaşımı da sonuç raporunda bilimsel katkılar arasında ayrıntılı biçimde yer aldı.
