Devlet İhsan Doğramacı'yı uğurladı - Video

95 yaşındayken hayata gözlerini yuman YÖK'ün kurucu başkanı ve Bilkent Üniversitesi kurucusu Prof. Dr. İhsan Doğramacı düzenlenen törenlerle uğurlanıyor. İlk tören YÖK'teydi. Devlet Törenini ise yoğun katılım vardı...

GİRİŞ 28.02.2010 12:35 GÜNCELLEME 28.02.2010 12:35

Perşembe gününün ilk saatlerinde tedavi gördüğü Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nde geçtiğimiz Perşembe günü yaşamını yitiren YÖK'ün kurucu başkanı Prof. Dr. İhsan Doğramacı dün başlayan ve bugün de yapılan törenlerle son yolculuğuna uğurlanıyor.

Doğramacı için bugün ilk tören kurucusu olduğu YÖK'te düzenlendi. İhsan Doğramacı için YÖK'te düzenlenen anma törenine, Doğramacı'nın çocukları Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Doğramacı, Osman Doğramacı ve kızı Şermin Savaşçı ile Mili Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Milli Eğitim Başkanı Nimet Çubukçu, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, YÖK üyeleri, rektörler ve akademisyenler katıldı. 

BAŞBUĞ'UN AĞZI KAPALI SOHBETİ

İhsan Doğramıcı için son uğurlama ise Devlet Töreni ile yapıldı. Doğramacı'nın Ankara Kocatepe Camii'nde kılınan cenaze namazına, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, CHP Lideri Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile birlikte bir çok bakan ve milletvekilinin yanı sıra eski politikacılar da katıldı.

Cenaze namazı öncesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gelmesi beklenirken Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un kendi aralarında konuştuğu, Başbuğ'un ağzını eliye kapadığı görüldü.

Doğramacı’nın naaşı kendsinin yaptırdığı ve babasının adının verildiği Bilkent Dağramacızade Ali Paşa Camisi'nin bahçesinde hazırlanan anıt mezara defnedilecek.

YÖK'TEN DE UĞRULANDI

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, YÖK'ün kurucu başkanı ve Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İhsan Doğramacı'nın, yeri doldurulamayacak bir boşluk bırakarak ayrıldığını belirterek, ''Şimdi bize düşen, onun yenilikçi ve öncü tavrını örnek almak ve devraldığımız bilim mirasına, bilimsel düşünceye sahip çıkarak, daha ileri noktalara taşımaktır'' dedi.

İhsan Doğramacı için YÖK'te düzenlenen anma törenine, Doğramacı'nın çocukları Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Doğramacı, Osman Doğramacı ve kızı Şermin Savaşçı ile Mili Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Milli Eğitim Başkanı Nimet Çubukçu, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, YÖK üyeleri, rektörler ve akademisyenler katıldı. 

Doğramacı'nın Türk bayrağına sarılı naaşı, YÖK bahçesindeki tören alınan getirildi. Doğramacı anısına saygı duruşunda bulunulmasının ardından, öz geçmişi okundu.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu törende yaptığı konuşmada, bütün ömrünü bilime ve ülkesine vakfetmiş değerli bir bilim adamının yitirildiğini söyledi.

Çubukçu, ''Uzun meslek yaşamı boyunca yaptığı çalışmalarla hem tıp, hem de yükseköğretim alanına çok değerli katkılarda bulundu. Çocuk ve halk sağlığı alanında öncü ve yenilikçi çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası bilim çevrelerinde saygınlık kazanmış bir bilim insanı olan merhum İhsan Doğramacı, bu vasıflarını eğitim alanına da taşıyarak ülkemizin ilk vakıf üniversitesinin, köklü devlet üniversitelerinin ve tıp fakültelerinin kurulmasına öncülük etti'' diye konuştu.

Doğramacı'nın ardından yeri doldurulamayacak bir boşluk bırakarak ayrıldığını ifade eden Çubukçu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ama bize, aynı zamanda örnek alınacak bir hayat ve yükseköğretime yaptığı katkılarla da çok değerli bir miras bıraktı. Şimdi bize düşen onun yenilikçi ve öncü tavrını örnek almak ve devraldığımız bilim mirasına bilimsel düşünceye sahip çıkarak, daha ileri noktalara taşımaktır. O'nu her zaman saygıyla ve şükran duygularıyla hatırlayacağız. Değerli ailesinin, tıp ve eğitim camiasının, milletimizin başı sağ olsun.''

YÖK BAŞKANI ÖZCAN

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Özcan da, Doğramacı'nın çok sevdiğini düşündüğü ve öğrencilerinin de ona seslendiği şekliyle ''Hocabey'' diye hitap etmek istediğini söyledi.

Ünlü İngiliz hayırsever ve Parlamenter Charles Buxton'un ''Hiçbir şey ayağınıza gelmez, en azından iyi olan hiçbir şey. Her şeyi gidip almanız gerekir'' sözünü anımsatan Özcan, ''Bugün burada toplanmamıza vesile olan merhum Hocabey'in hayat hikayesini incelediğimiz zaman, hiçbir şeyin ayağına gelmesini beklemeyen, özel olarak çabalayan, ulaşmak istediği bir noktaya ulaşmak için adeta satranç oynarcasına hamleler yapan bir kişi görüyoruz'' dedi.

''Hocabey''in 1915'te Erbil'de doğduğunu ve o dönemin savaşlar, ekonomik buhran, gibi pek çok sıkıntıya sahne olduğunu anlatan Özcan, şunları kaydetti:

''Kanımca kendisinden bahsedilirken asıl değinilmesi gereken konu, Hocabey'in hayallerini gerçekleştirirken izlediği güzergah ve herkese örnek olması gereken girişimci ve inşacı zihniyeti olmalıdır. En azından şu anda bu törenin yapıldığı nokta, yani Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının bulunduğu bölgenin 1970'li yıllardaki halini bilenler ne demek istediğimi anlayacaklardır. Ankara'nın kırsalı konumundaki bu topraklar, Hocabey'in yıllar öncesinden yapmış olduğu planlarla şekillenmiştir. Türkiye'de üstlendiği, Ankara ve Hacettepe Üniversitesi Rektörlükleri, ODTÜ Mütevelli Heyet Başkanlığı gibi görevlerin yanı sıra dünyada da yükseköğretim alanında söz sahibi bir çok kuruluşta görev alan Hocabey, bir yandan da hayallerini kurduğu projeleri adım adım hayata geçirmiştir.''

Yusuf Ziya Özcan, Doğramacı'nın Türkiye'de ve dünyada yükseköğretimde olduğu gibi sağlık hizmetleri alanında da en çok tanınan kişilerden biri olduğunu vurgulayarak, İhsan Doğramacı'nın bu alandaki başarılarını sıraladı.

''BİLGİ BİRİKİMİNDEN ETKİLENDİK''

Prof. Dr. Özcan, ''Bugün YÖK Başkanı olarak ben ve kurul üyelerimizin Türk yükseköğretimini geliştirmek adına yapmak istediklerimiz, Hocabey'in 1970'li yıllarda dünya yükseköğretim sistemlerini inceleyerek oluşturduğu bilgi birikiminden etkilenmiştir'' diye konuştu.

Doğramacı'nın Türk yükseköğretiminin sorunlarını çözümlerken aldığı bazı kararlarla bugün kendilerinin işini kolaylaştırdığını kaydeden Özcan, YÖK'ün kurulmasıyla birlikte öğrenci, araştırma ve yayın sayılarında büyük artış olduğunu ifade etti.

Merhum Doğramacı'nın vizyoner kişiliğinin en önemli göstergelerinden birinin de vakıf üniversitelerinin kurulmasında oynadığı rol olduğunu kaydeden Özcan, ''Daha önceleri, akamete uğramış vakıf üniversitesi kültürü tekrar Türkiye gündemine getirilmeseydi, bugün yükseköğretimdeki tek tipçilik sürüyor olacaktı'' dedi.

Özcan, Doğramacı'nın YÖK'ü, ulusal bir mütevelli heyeti gibi düşündüğünü ve üniversite yönetimini bütün topluma mal etmeye çalıştığını dile getirerek, merhumun düşüncelerinden bazılarının ve YÖK'ün acımasızca eleştirildiğini, ancak Hocabey'in hiçbir yılgınlık göstermeden projelerini üretmeye devam ettiğini söyledi.

Yusuf Ziya Özcan, YÖK Başkanlığı görevine geldiğinden bu yana Doğramacı ile çeşitli ortamlarda bir araya geldiğini ve kendisine projelerini anlattığını belirterek, Doğramacı'nın ilerleyen yaşına rağmen genç bir öğrenci gibi hayata dair düşünceler geliştirmesinden çok etkilendiğini kaydetti.

Fizikçi Albert Einstein'ın ''Karşılaştığınız problemleri onu yaratan düşünce tarzıyla çözemezsiniz'' sözlerini anımsatan Özcan, Doğramacı'nın üzerinde çalıştığı her konuya ilişkin düşünce tarzını sorguladığını ve onu büyük ölçüde değiştirmeyi başardığını anlattı.

YÖK Başkanı Özcan, şunları söyledi: ''O'nu Hakk'ın rahmetine uğurladıktan sonda bize düşen görev, Hocabey'in vakıf, eğitim ve sosyal hizmetler alanlarında bıraktığı mirası yaşatmak olmalıdır. Onun ülkemize yaptığı hizmetleri, ismini yaşatarak ve hayallerini gerçekleştirerek devam ettirmeliyiz. Hocabey'in hatırasını yaşatmak amacıyla adına yarışmalar düzenlemek, ödüller vermek, belgeseller çekmek ve kuruluşuna öncülük ettiği nadide kurumları geliştirmek görevlerimiz arasında olmalıdır. YÖK bu konuda üzerine düşeni yapacaktır.''

Konuşmaların ardından Doğramacı'nın naaşı, askerler tarafından omuzlarda taşınarak cenaze aracına konuldu.

KAYNAK: HABER 7 - AJANSLAR
YORUMLAR 2
  • halil kurban 15 yıl önce Şikayet Et
    İLKER BAŞBUG. sayın paşaların paşasın borucu paşa cenazede şapkasını kafasından çıkarırsa laikliğimiz elimizden gidermi?
    Cevapla
  • çoban çeşmesi 15 yıl önce Şikayet Et
    28 Şubat Tesadüf müdür. Türban isminin mucidi DOĞRAMACInın 28 Şubatla başlayan başörtülü/Türbanlı kıyımının yıldönümünde toprağa verilmesini nasıl görelim. Acaba İLAHî adalet dersek bazıları ne der? 28 Şubatta toprağa yollanan Doğramacının hayatından ders alalım mı? Yoksa 28 Şubatçıların baskın çıkıp Allahın EN İYİ HESAP GÖRÜCÜ OLDUĞUNU unutturmalarına göz mü yumalım?
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Etiyopya'da iki Türk iş adamı öldürülmüştü: En kritik detaya ulaşıldı
Devlerin transfer listesi ortaya çıktı: Bu hafta Süper Lig'e yıldız yağacak