MİT, Y. Bülent Bakiler'i nasıl fişledi?

Ünlü yazar Yavuz Bülent Bakiler, kendisi hakkında rus ve Türk istihbaratlarının tuttuğu fiş kayıtlarını açıkladı. Bakın her iki gizli örgüt de Bakileri nasıl fişlemişler.

MİT, Y. Bülent Bakiler'i nasıl fişledi?
MİT, Y. Bülent Bakiler'i nasıl fişledi?
GİRİŞ 13.12.2005 07:33 GÜNCELLEME 13.12.2005 07:33
Yavuz Bülent Bakiler Rus istihbaratı ve MİT'in kendisini 'Irkçı-Turancı yazar' ibaresi ile fişlediğini açıkladı. Yazar, söz konusu fişlemeyi bugün Tercüman gazetesinde yayınlanan köşe yazısında deşifre etti ve şunları yazdı:

Moskova'daki ve MİT'teki dosyalarım


DÜNKÜ Tercüman'ın birinci sayfasında, kocaman bir başlık vardı: İzinsiz fişlemeye hapis. Bu başlığın altında da bir açıklama: Vatandaşı izinsiz fişleyene 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Fişleyen kamu görevlisi olursa, ceza 4.5 yıla çıkıyor.
Haberin gerisini okuyunca kendi kendime peh diye söylenip durdum. Atı alan Üsküdar'ı geçtikten sonra dizimize vuranlardanız. Benim billurlaşan inancıma göre, medeni devlet, akıllı devlet, toprağa sağlam basmak isteyen devlet, istihbarata çok önem veren, çok doğru araştırma, öğrenme, önleme gayreti içinde olan devlettir. Bir devletin fert başına düşen milli geliri, 20 bin dolar, 30 bin dolar, 50 bin dolar olabilir. Eğer o devletin sağlam bir haber alma teşkilatı yoksa, bu zenginlik bir mana ifade etmez. Hatta o devletin, o milletin felaketi bile olabilir. Bir devlet evvel emirde, kendisine kayıtsız şartsız bağlı olanlarla, düşman olanları çok iyi bilmelidir ve çok yanlış bir denge siyaseti saçmalığıyla bu iki grubu, bir terazinin aynı kefesine koymamalıdır ve ciddi bir devlet, istihbarat işlerinde, okumayan, bilmeyen, okuduğunu, duyduğunu anlamayan diplomalı cahilleri kat'iyyen çalıştırmamalıdır. Siyasi kanaatlerine göre davranan hasta kafaları istihbarat işlerinden mutlaka uzak tutmalıdır. Şimdi ne demek istediğimi daha iyi anlatabilmek için, bizzat kendimden bir örnek vermek istiyorum.
Antisovyettir suçlaması
BENİM, istihbarat teşkilatları tarafından düzenlenmiş iki dosyam var. Birinci dosyam, MİT mensuplarınca hazırlanmıştır, Ankara'dadır. İkinci dosyam KGB tarafından düzenlenmiştir ki Moskova'dadır. Ankara'daki MİT raporunu iki defa okuma fırsatı buldum. Birincisini tek başıma, ikincisini eski Milli Birlik Komitesi üyelerinden merhum Muzaffer Özdağ ile birlikte gözden geçirdim. Moskova'daki dosyamdan ise Bakü'de haberdar oldum. Bilgileri bana milletvekili Prof. Dr. Bahtiyar Vahabzade verdi. Ona da KGB'nin Bakü bölümünde çalışan bir akrabası anlatmış. Benim dedelerim Azerbaycan'ın Karabağ Bölgesi'nin Ağdam Köyünden Türkiye'ye göçmüşler. Azerbaycan, benim yüreğimde bir şahdamardır. Ben kendimi bildim bileli, anlatılmaz bir Azerbaycan sevdasıyla yaşayan bir adamım. Bu bakımdan 1980 yılında resmi bir vazifeyle Bakü'ye gittiğimde, oradan Karabağ'a geçmek istedim. Ruslar izin vermediler. 1982 yılında, Azerbaycan'a ikinci bir defa, sırf Karabağ'ı görebilmek için tekrar gittim: Moskova yine yolumu bağlayarak karşıma dikildi. Araya çok hatırlı nüfuzlu kimseleri koydum. Moskova eski kararından vazgeçmedi. Bahtiyar Vahapzade beni Hazar'ın kıyısına alıp götürdü. Orada bana dedi ki: Senin yüzüne bakamayacak kadar utanıyoruz. Çünkü Karabağ'a gitmene KGB'nin Bakü bölümü izin veriyor, amma Moskova şiddetle karşı çıkıyor. Bu teşkilatta çalışan bir akrabam bana söyledi. Senin Moskova'da dosyan varmış. Ruslar senin için Antisovyet'tir. Türkçü ve Turancı bir şairdir. Karabağ asıllıdır diye dosya tutmuşlar. Bırakmamaları bundandır.
'Irkçıdır, Turancı'dır'
ŞİMDİ bir de MİT tarafından tutulan dosyamdaki iddialara bakın. Deniliyor ki:
Yapılan araştırmalara göre, Yavuz Bülent Bakiler'in ülkücü görüşe sahip olduğu anlaşılmıştır. Irkçıdır ve Turancıdır. Azerbaycan'dan Bahtiyar Vahapzade ile mektuplaşmaktadır. Türkiye'ye Karabağ'dan gelmiştir. Bahtiyar Vahapzade'ye yazdığı mektuplarda Özbekistan seyahatini, İstanbul'da münteşir Türk Edebiyatı Dergisi'nde tefrika ettiğini, yazılarının ilgiyle okunduğunu, bunları Türkistan Türkistan isimli bir kitapta toplayacağını, daha sonra Azerbaycan intibalarını yazacağını ifade etmiştir.
12 Eylül Harekatı'ndan sonra MHP tandanslı bir partiyi ve ülkü ocaklarını Türkiye çapında yeni baştan kurabilmek için, eski MBK üyelerinden Muzaffer Özdağ'ın yazıhanesindeki gizli toplantılara katılmıştır. Keza, bu maksatla, Emine Işınsu Öksüz'ün evindeki gizli toplantılara katılmıştır. Bakanlıkta yapmış olduğu bir konuşmada bütün ülkücü kadroların, 12 Eylül'den sonra, bakanlıktan tasfiye edileceğini iddia etmiştir. Atatürk ilke ve inkılaplarına karşı kayıtsız ve ilgisiz olduğu anlaşılmıştır. İstanbul'da yapılan Yahya Kemal Günü'ne Ankara'dan katılarak bir konuşma yapmıştır.
Bu muhteşem rapor üzerine başıma neler geldiğini haftaya yazacağım. Ve hüküm vermeyi vicdanlarınıza bırakacağım.

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Sosyal medyada kimlik doğrulaması nasıl yapılacak? Tüm detaylar belli oldu! Token sistemi
Kamuoyundan gizlenmiş! Suudi Arabistan, Katar ve BAE'ye sürpriz ziyaret!